6. Hukuk Dairesi 2023/4245 E. , 2025/772 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1052 E., 2023/818 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/706 E., 2021/830 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Te
**6. Hukuk Dairesi 2023/4245 E. , 2025/772 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1052 E., 2023/818 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/706 E., 2021/830 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı iş sahibi idare İSKİ'den ihale ile “Avrupa yakası 2006 yılı 2. Kısım atık su kanalı, yağmur suyu kanalı ve dere ıslahı işi“ nin 14.09.2006 tarihinde yapımını üstlendiğini, işin içinde bulunan... ile deniz arasında ...Bölgesinde bulunan dere ve üzerindeki eski köprülerin yetersiz oluşu nedeni ile 13-14 Ekim 2007 tarihinde yağışlarda oluşan sel baskınında taşkın meydana geldiğini, iş programına göre de Ekim 2007 sonu itibarı ile işin %98 oranında yapıldığını, taşkına sebebiye veren bütün bu köprülerin yıkımı ve yenilenmesi proje ve kararlarının idare İSKİ'nin sorumluluğu olduğunu, yerinde yapılan tespitler ile alınan bilirkişi raporları ile kendilerinin kusursuz olduğunu, olayla kendilerine illiyet bağı kurulamadığını ve İSKİ'nin açtığı davaların reddedildiğini, ancak davalı İSKİ'nin davacı sıfatı ile açtığı davalarda İSKİ'nin %80 oranında kusurlu, yüklenici Kalyon İnşaat Firmasının da %20 oranında kusurlu olduğuna dair kararlar aldırarak, İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün 2013/18920 no.lu dosyasında toplam 243.129,56 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek müvekkilinin kusurlu olmadığı halde yapmış olduğu bu ödemenin kendilerine en yüksek banka avans faizi ile birlikte geri ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yüklenici ile imzalanan Avrupa Yakası 2006 yılı 2. Kısım atık su kanalı, yağmur suyu kanalı ve dere ıslahı işi “ sözleşmesinin ilgili maddelerine göre işin başından sonuna kadar işlerin yapılması sırasında meydana gelebilecek hasar kayıp ve zararlardan mali, hukuki ve cezai sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu, ayrıca davacının işi uzman sıfatı ile aldığı ve yapım esnasındaki özen borcunu yerine getirmediğini, yeterince özenli ve basiretli davranmadığını, sözleşmesine göre yer tesliminden sonra uygulama projelerinin yüklenici tarafından hazırlanıp imza için idareye sunulması gerektiğini, bahsi geçen ... sok, ...ve... Köprüsünün dışında kısmen dere ıslahı projelerinin sunulduğunu ve kendilerinin de onaylayarak imalata başlandığını, daha sonra da bu köprülerin onaylarının (UTK kararları) yapıldığını ve köprülerin yıkılarak yenilendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki olan yapım işleri genel şartnamesinde iş ve işyerinin korunması, sigortalanması, yükleniciye ait olduğunu, işyeri ve çevresindeki bölgede yeterli güvenlik önleminin alınmamasından doğacak zarar ve ziyanlardan da yüklenicinin sorumlu olduğunu, yine sözleşmenin 27. maddesinde de olağanüstü haller ve doğal afetlerde meydana gelen hasar ve zararların All risk sigorta kapsamında olduğundan yüklenicinin bu zararlar için idareden hiçbir bedel isteyemeyeceğini, sadece ek süre verilebileceğini, yine idari şartnamenin 59. maddesinde kesin kabul tarihine kadar geçecek sürede deprem, sel, su baskını, yangın v.s.. afetlerde meydana gelebilecek riskler için de All risk yapılmasının yüklenicinin sorumluluğunda olduğunu, ve All risk sigortayı yaptırmak zorunda olduğunu, yine madde 77'de All risk sigortayı genel şartnamenin 9. maddesinde belirtildiği şekilde yaptırmak zorunda olduğunu ve bu kapsamda yükleniciye herhangi bir bedelin ödenmeyeceğinin bağıtlandığını, yine bu konuda sözleşmenin 18. maddesinde işyerinin sigortalanmasının yükleniciye ait olduğunu, müvekkili idareye karşı açılan sigorta rücu davalarında %20 kusurun yüklenicide (sigortacı uhdesinde) olduğunun ve yüklenicinin sorumluluğu olduğunun karara bağlandığını, yüklenicinin fen ve sanat kurallarına uygun davranmadığını, doğru iş yapmanın yapı denetim görevlisi sorumluluğu olduğu kadar yüklenicinin de sorumluluğu olduğunu, davacının sözleşme ile yüklendiği sorumluluklarına aykırı hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bu dosyaya emsal mahiyette olan ve uyuşmazlığın temelini oluşturan İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/428 Esas, 2014/114 Karar sayılı kararını bozan Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2015/5200 Esas, 2016/459 Karar sayılı ilamı sonrasında verilen 2017/503 Esas, 2018/793 Karar sayılı kararı ve bu kararı onayan Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/5412 Esas, 2019/861 Karar sayımı ilamı göz önünde bulundurulduğunda, davaya konu taşkın nedeniyle oluşan zararlardan dolayı davacı yüklenicinin %100 kusurlu olduğu, bu nedenle ödediği bedelden talep edebileceği bir meblağ olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin aynı nitelikte ve aynı taraflar arasında görülen davalardaki ilamları (T. 27.01.2016, E. 2015/2373, K. 2016/458; T. 27.01.2016, E. 2015/2408, K. 2016/457; T. 27.01.2016, E. 2015/5200, K. 2016/459) da göz önüne alınarak taşkın nedeniyle meydana gelen zarardan taraflar arasındaki sözleşme, yapım işleri genel şartnamesi ve idari şartnamenin ilgili maddeleri uyarınca iş sahibi idareyi süresinde uyarmayan ve fen ve sanat kurallarına uygun, özen borcu gereği imalâtı gerçekleştirmekle yükümlü olan yüklenicinin bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirketin fen ve sanat kurallarına uygun imalatlar yaptığını, davaya konu sel nedeniyle yıkılarak zarara sebebiyet veren köprülerin; yıkılıp yerine kazık kirişli köprüler yapılması işinin davaya konu sözleşme kapsamında olmadığını, buna dair itirazları değerlendirilmeden hatalı ve eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkili şirketin selden önce 25.07.2007 tarihinde ARGE çalışması yaparak davacı idareye sunmak suretiyle ihbar ve uyarı yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalı idarenin buna rağmen bir önlem almadığını, doğal afet bölgesi olarak ilan edilmiş olay yerinde kusuru ortadan kaldıran mücbir sebep şartlarının oluştuğunu, olaya ilişkin olarak idare ve üniversiteler tarafından hazırlatılan pek çok raporda müvekkilinin kusursuz bulunduğunu, yine bu olaya ilişkin görülen diğer davalarla ilgili verilen mahkeme kararları, bunların dayanağı bilirkişi raporları ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 26.10.2009 tarihli kararı ile de bu durumun kesinleşmiş olduğunu, İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin 2008/847 Esas sayılı dosyasında da davalı İSKİ'nin "hizmet kusuru" nedeniyle sorumlu bulunduğunu, yine İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin 2008/859 Esas, 2008/539 Karar sayılı kararında da davalı idarenin sorumlu bulunduğunu, meydana gelen zararla müvekkilinin eylemi arasında uygun bir illiyet bağı da bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı yüklenicinin, davalı iş sahibinden ihale ile edimini üstlendiği "dere ıslahı" işi içinde bulunan Tavukçu Deresinde meydana gelen sel taşkını nedeniyle çeşitli mahkemelerde açılan davalar sonucu verilen kararlara dayalı olarak başlatılan icra takibinde toplam 243.129.50 TL ödeme yapılmak zorunda kalındığı, ancak sel taşkınında davacının kusursuz olduğu, tüm kusurun davalı idarede olduğu iddiasıyla, söz konusu ödemenin davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.