4. Hukuk Dairesi 2021/17153 E. , 2024/7931 K. MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2019/198 Değişik İş, 2021/387 Karar DAVA TARİHİ: 19.02.2016- 07.04.2016 TARİH : 24.10.2018 HÜKÜM/KARAR: Asıl ve birleşen davanın reddi- İstinaf talebinin esastan reddi Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle asıl davada maddi ve manevi tazminat; birleşen davada manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen dav…
**4. Hukuk Dairesi 2021/17153 E. , 2024/7931 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2019/198 Değişik İş, 2021/387 Karar DAVA TARİHİ: 19.02.2016- 07.04.2016 TARİH : 24.10.2018 HÜKÜM/KARAR: Asıl ve birleşen davanın reddi- İstinaf talebinin esastan reddi Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle asıl davada maddi ve manevi tazminat; birleşen davada manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin petrol ve doğal gazın aranması, araştırılması, işletilmesi ve satışı konusunda faaliyet gösteren bir devlet şirketi olduğunu, davalılar ile şirket çalışanı Qiymet Mehdiyev arasında dava dışı bir Azerbaycan vatandaşının inşaat işlerinin yürütülmesi için sözleşme yapıldığını ve akabinde aralarındaki ticari ilişkinin bozulmasına bağlı husumet oluştuğunu, davalılar ile müvekkili şirket arasında yapılan bir eser sözleşmesi bulunmamasına karşın davalıların hukuka aykırı olarak müvekkili şirket hakkında Azarbeycan medyasında haberler yapılması için bilgiler paylaştıklarını, yapılan haber ve yayınlarla müvekkili şirketin güvenilirliğinin ve ticari itibarının sarsıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 1.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile beraber davalılardan tahsili isteminde bulunmuştur. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin Azerbaycan Respublıkası Dövlet Neft Şirketi bünyesinde görev yaptığını, davalıların haksız isnatları nedeniyle Azarbeycan medyasında yolsuzluk yaptığı, eşi adına villalar aldığı yönünde haksız ve hukuka aykırı haberler yapıldığını, bu haberler ile ilgili bilgilerin davalılar tarafından medya ile paylaşıldığını, müvekkilinin bu haberler nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket tarafından ülkeye giriş yapabilmeleri için bir çok kez davet mektubu gönderildiğini, hak edişlerin davacı şirket tarafından onaylandığını, davacı şirketin yapılan eser sözleşmesi ile bir ilgisinin olmadığı yönündeki iddialarının bu nedenle gerçeği yansıtmadığını, alacaklarının halen ödenmediğini, Azerbaycan medyası ile bu konuda bilgi paylaşımı veya haber yapılması yönünde bir girişimlerinin olmadığını, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin şirketi temsil yetkisinin olmadığını, ortağı olduğu şirket ile davacı şirket arasında alacak borç ilişkisi olduğunu ancak bu konuda hiçbir belgenin medya ile paylaşılmadığını, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket hakkında Azerbaycan'da yapılan haber ve yayınların davalılar tarafından ya da aracılıkları ile yapıldığına dair dosya kapsamında bir delil olmadığı, davalıların hukuka aykırı bir eylemlerinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalıların Qiymet Mehdiyev'den haksız kazanç elde etmek, şirketteki pozisyonundan yararlanmak için asılsız haberler yapılmasını sağladıklarını, yayınlanan karikatürler ve haberler ile müvekkillerinin ticari itibarının ve kişilik haklarının saldırıya uğradığını, davalılar müvekkili şirketten ödeme aldıklarını savunmuşlarsa da buna dair delil sunamadıklarını, tanık Vüqur Eyvazov'un ifadesi ile iddialarının ispatlandığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında oluşan husumet sonrası Azerbaycan medyasında çıkan haberlere ait bilgilerin davalılar tarafından paylaşıldığına dair somut delil olmadığı, davalıların davacılara yönelik haksız eyleminin ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalıların Qiymet Mehdiyev'den haksız kazanç elde etmek, davacı şirketteki pozisyonundan yararlanmak için asılsız haberler yapılmasını sağladıklarını, yayınlanan karikatürler ve haberler ile müvekkillerinin ticari itibarının ve kişilik haklarının saldırıya uğradığını, özelikle de davacı şirketin güvenirliğinin zedelendiğini, Qiymet Mehdiyev ile aralarındaki husumet nedeniyle davacı şirket ile ilgisi olmayan bilgi ve belgelerin medya ile paylaşıldığını, davalılar müvekkili şirketten ödeme aldıklarını savunmuşlarsa da buna dair delil sunamadıklarını, tanık Vüqur Eyvazov'un ifadesi ile iddialarının ispatlandığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; haksız eylem nedeniyle asıl davada maddi ve manevi tazminat; birleşen davada manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1. Birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Birleşen davada davacı tarafından kişilik haklarına saldırı iddiası ile davalılardan 50.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Birleşen davada davacı tarafından temyize konu edilen miktar 50.000,00 TL olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince karar tarihi itibarıyla Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, birleşen davada davacı Qiymet Mehdiyev ile davalılar arasındaki alacak meselesinden doğan husumet nedeniyle Azerbaycan medyasında davacılar hakkında kişilik haklarına saldırı teşkil eden haberler yaptırıldığı, haberlere konu belgelerin medya ile paylaşıldığı iddiası ile eldeki maddi ve manevi tazminat davasının açıldığı ancak dava konusu haberlerin davalılar tarafından yaptırıldığına, bu konuda medya ile bilgi ve belgelerin paylaşıldığına dair somut bir delil olmadığı, ayrıca yayınlar hakkında da hukuka aykırılığının tespitine dair bir mahkeme kararı bulunmadığı, bu anlamda davanın ispatlanmadığının anlaşılmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asıl davada davacı vekilinin temyizi yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden asıl davada davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.