1. Hukuk Dairesi 2007/1571 E. , 2007/3374 K. "" MAHKEMESİ : ADANA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2006 Taraflar arasında görülen davada;-- Davacı, miras bırakanı H..C. maliki olduğu .parsel sayılı taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla davalıya satış suretiyle muvazaalı temlik ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve mirasçılar adına tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, iddiaların yersiz olduğunu,bedelini ödeyerek taşınmazı edindiğini bildirip davanın reddini savun…
**1. Hukuk Dairesi 2007/1571 E. , 2007/3374 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ADANA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2006 Taraflar arasında görülen davada;-- Davacı, miras bırakanı H..C. maliki olduğu .parsel sayılı taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla davalıya satış suretiyle muvazaalı temlik ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve mirasçılar adına tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, iddiaların yersiz olduğunu,bedelini ödeyerek taşınmazı edindiğini bildirip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,temliki işlemin mal kaçırma ve muvazaalı olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, tereke temsilcisi tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden,toplanan delillerden,kayden davacının miras bırakanı H. C.. maliki olduğu üzerinde .. katlı bina bulunan .parsel sayılı taşınmazını 24.12.1998 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır. Davacı,yapılan bu temlikin terekeden mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. .Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.