4. Hukuk Dairesi 2022/12424 E. , 2024/5454 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/137 E., 2022/1568 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü -İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/796 Esas, 2019/924 Karar Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklı maluliyet nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanı
**4. Hukuk Dairesi 2022/12424 E. , 2024/5454 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/137 E., 2022/1568 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü -İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/796 Esas, 2019/924 Karar Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklı maluliyet nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.07.2016 tarihinde meydana gelen kazada davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu davalı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı dava dışı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile yaptığı kazada müvekkilinin yaralandığı, sakat kaldığını iddia ederek 2.000,00 TL geçici ve sürekli iş gücü kaybı tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talebini 310.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafından davadan önce eksik belge ile davalı şirkete başvuru yapıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinden sorumlu olmadıklarını, maluliyet oranının tespitinde meydana gelen sakatlığın kalıcı ... gelip gelmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, belirlenecek tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasını, davalı şirketin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davalı ... şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan aracın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 28.12.2018 tarihli raporuna göre davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurumu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde özürlülük oranının %40 olduğu, dosya kapsamında bulunan aktüer raporunun dosya ile uyumlu olduğu, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğu, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, davalının sorumluluğunun poliçe üst limiti ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 310.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının emniyet kemeri takmadan yolculuk yaptığı için müterafik kusurlu olduğunu, hatır taşıması nedeniyle belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının 01.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin haksız ve kabul edilemez nitelikte olduğunu, davacının maluliyet raporunda tespit edilen oranın hatalı olduğunu, Hacettepe Üniversitesi 28.12.2018 tarihli Adli Tıp raporunda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik esas alındığında %40 oranında maluliyeti oluştuğu ve 18 ay geçici iş göremezlik, 4 ay bakıcıya ihtiyacı olduğu tespit edilmiş ise de raporlar detaylı incelendiğinde travma sonrası stres bozukluğu bağlamında yapılması lazım olan takip - tetkik ve tedavilere ilişkin raporların eksik olduğunun tespit edildiğini, davacının tedavi evraklarına ilişkin raporların incelemesi yapılmadan maluliyet hususunda tespit yapılmasının hatalı olduğunu, 19.06.2018 tarihli I. raporun 6. sayfasında yer alan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'na ait değerlendirmede özetle ''kazazedenin ve ailesinin aktardığı yakınmaların herhangi bir psikiyatrik hastalık açısından tanı kriterlerini karşılamadığı ve kazazedenin işlevselliğinin iyi olduğu göz önünde bulundurularak kaza sonrasında hastada psikiyatrik hastalık olmadığı kanaatine varıldığı açıkça kaydedildiği halde psikiyatri konusunda uzmanlıkları bulunmayan adli tıp uzmanlarının bu görüşün tam aksi yönde bir karar oluşturmuş olmalarının anlaşılabilir ve kabul edilebilir olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davacının maluliyeti için kesin bir maluliyet oran tespiti yapılabilmesi için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'na yönlendirilmesi gerektiğini, yerel mahkemece eksik inceleme dayalı karar verildiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı hakkında düzenlenen maluliyet raporunun ve dosyada bulunan kusur raporunun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davalıya sigortalı dava dışı araç sürücüsünün davacının dedesi olması nedeniyle hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasına gerek olmadığı" gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması için ileri sürdüğü istinaf sebeplerini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Mahkemece hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. Ancak bahsi geçen rapor düzenlenmeden önce Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'na ait yapılan değerlendirmede özetle ''kazazedenin ve ailesinin aktardığı yakınmaların herhangi bir psikiyatrik hastalık açısından tanı kriterlerini karşılamadığı ve kazazedenin işlevselliğinin iyi olduğu göz önünde bulundurularak kaza sonrasında hastada psikiyatrik hastalık olmadığı kanaatine varıldığı açıkça kaydedildiği halde çökme kırığı sonucu oluşan psişik bozukluklar nedeniyle davacıda maluliyet oluştuğunun tespit edildiği anlaşılmakla, söz konusu hükme esas alınan maluliyet raporunun kendi içinde çelişkili olduğu dikkate alınmaksızın bu rapora itibarla sonuca gidilmesi hatalıdır. Mahkemece yapılması gereken, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, dosya içinde bulunan maluliyet raporunun kendi içinde çelişkili olması da dikkate alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.