2. Hukuk Dairesi 2025/4752 E. , 2025/10740 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2024/409 E., 2024/896 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı kadın vekili tarafından tazminat ve nafakaların miktarları, nafakaların başlangıç tarihleri, usul yönünden eksik inceleme ve ıslah talebin…
2. Hukuk Dairesi 2025/4752 E. , 2025/10740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2024/409 E., 2024/896 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı kadın vekili tarafından tazminat ve nafakaların miktarları, nafakaların başlangıç tarihleri, usul yönünden eksik inceleme ve ıslah talebinin reddi yönünden; davalı- karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, kadın ve çocuk yararına kabul edilen nafakalar ile miktarları, kabul edilen tazminatlar ile reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Taraflar arasındaki boşanma davasında İlk Derece Mahkemesince tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine hükmedilmiş, karar taraflarca istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemiz 18.04.2024 tarihli ilamı ile kadın lehine hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakası ile tazminatların az olduğundan bahisle hükmün bozulmasına, sair temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin onanmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası davacı-davalı kadın tarafından 06.11.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile nafaka ve tazminat taleplerinin arttırılması talep edilmiş, İlk Derece Mahkemesi 26.12.2024 tarihli duruşmada verdiği ara kararla "Yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve maddi ve manevi tazminatlar niteliği itibari ile bölünebilir bir alacak olmadığından bu sebeple ıslah yolu ile arttırılamayacağından hukuk genel kurulunun 2018/3-564 esas nolu 2019/1150 Karar nolu ilamı da göz önünde bulundurularak ıslah ile arttırılan miktara yönelik sosyal ve ekonomik durum araştırmasına dair delillerin toplanılması talebinin reddine karar verildi." denilmekle ıslah dilekçesini dikkate alınamayacağını belirterek, ıslah dilekçesinde talep edilen miktarlar dikkate alınmaksızın bozma ilamına uyulmakla karar verilmiştir. Oysa 6100 sayılı Kanun'un 176 ve devamı maddelerine göre, bozma sonrası yapılan yargılamada bozma ilamına uyulması ve duruşma yapılması suretiyle de tahkikat işlemi yapıldığına göre taraflarca ıslah talebinde bulunulması mümkündür. Hal böyle iken İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar manevî tazminat ıslah ile artırılamayacak nitelikte ise de maddî tazminat ve nafakalar ıslah ile artırılabileceğinden usulüne uygun şekilde yapılan ıslah talebinin dikkate alınarak maddî tazminat talebi ve nafakalar yönünden değerlendirme yapılarak uygun bir miktar takdir edilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde ıslahın dikkate alınamayacağı belirtilerek karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 2.Yukarıda 1. maddede açıklandığı üzere Dairemiz 06.11.2024 tarihli bozma ilamı ile bozma kapsamı dışında kalan tüm hususlarda tarafların itirazlarının reddi ile hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin onanmasına karar verilmiştir. Buna göre taraflar lehine "vekalet ücreti" yönünden verilen hüküm de onanarak kesinleşmiş olup, bozma sonrasında bu nedenle davacı-davalı kadın lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 3.Kabule göre de; Mahkemece verilen hükmün 2 ve 3 numaralı bentlerinde, iştirak ve yoksulluk nafakalarının başlangıcının “kararın kesinleştiği tarihten itibaren” olduğu belirtilmiş ise de; anılan nafakaların boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren hüküm ifade edeceği gözetilerek bu şekilde hüküm kurulması; yine hükmün 4 numaralı bendinde tazminatlara kararın kesinleştiği tarihten itibaren yasal faiz işletildiği yazılmış ise de tazminatlara boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Bu hususlar dikkate alınmaksızın, nafakaların başlangıç tarihi ile tazminatların faiz başlangıç tarihi yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.