Başvuru, akciğer tüberkülozu hastası olunmasına karşın hastane yerine ceza infaz kurumunda tedavi işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve bulaşıcı hastalık dolayısıyla tek kişilik odaya alınma sebepleriyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, akciğer tüberkülozu hastası olunmasına karşın hastane yerine ceza infaz kurumunda tedavi işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve bulaşıcı hastalık dolayısıyla tek kişilik odaya alınma sebepleriyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, 16/10/2018 tarihinde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında gözaltına alınarak 19/10/2018 tarihinde tutuklanmış ve İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) yerleştirilmiştir. Başvurucunun İzmir Ağır Ceza Mahkemesince 22/3/2019 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Başvurucunun Ceza İnfaz Kurumunda 4/2/2019 tarihinde yapılan tüberküloz taramasında kültür sonucu pozitif çıktığından 21/3/2019 tarihinde İzmir Çiğli Verem Savaş Dispanserine sevki gerçekleştirilmiş ve tetkikleri yapılmıştır. Başvurucunun tetkik işlemleri kapsamında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi Tüberküloz Polikliniğinde 29/3/2019 tarihinde yapılan muayenesi sonucunda tüm tetkikler tamamlanıncaya kadar izole edilmesi gerektiğine ilişkin rapor düzenlenmiştir. Başvurucu, anılan rapor üzerine Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun aynı gün verdiği karar ile izole edilerek tek kişilik odaya yerleştirilmiştir. Başvurucu 8/4/2019 tarihinde, tutukluluk hâlinin devamına ilişkin 22/3/2019 tarihli karara akciğer tüberkülozu şüphesi bulunduğu gerekçesiyle İzmir Ağır Ceza Mahkemesinde itiraz etmiştir. 18/4/2019 tarihinde itirazın reddine karar verilmiştir. Hastanenin 18/4/2019 tarihli raporunda tetkik amaçlı bronkoskopi yapıldığı, sonucu çıkıncaya kadar izole odada kalmasının uygun olacağı belirtilmiştir. Hastanenin 30/4/2019 tarihli raporunda bronskopik kültürün 45 gün sonra çıkacağı, takibinin gerektiği, mahkûm servisinde yer olmadığı, tedavisine ceza infaz kurumunda başlanmasının önerildiği, yer açıldığında naklinin yapılabileceği, tedavinin Ceza İnfaz Kurumu ve verem savaş dispanseri denetiminde sürdürülebileceği, izole edilerek 1 ay sonra kontrole gelmesi gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, tahliye talebinin İzmir Ağır Ceza Mahkemesince 18/4/2019 tarihinde reddi üzerine 7/5/2019 tarihinde sağlık durumunun özel olarak müşahede altına alınmasını gerektirdiğini, Ceza İnfaz Kurumunda kilo kaybı yaşadığını belirterek tedbiren tahliye talepli olarak bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm tarafından 20/5/2019 tarihli tedbir talebi hakkında ara kararı ile tedbir talebinin kabulüne, başvurucunun tedavisine başlanması için gerekli tedbirlerin derhâl alınmasına karar verilmiştir. Kararda başvurucunun tedavisinin yapılmamasının veya gecikmesinin yaşamı ile maddi ve manevi bütünlüğü üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 17/7/2019 tarihli kararıyla başvurucu hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemi esastan reddedilmiş ve başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Başsavcılık tarafından 15/11/2019 tarihli yazı ile Hastanece 8/11/2019 tarihinde yapılan muayenede başvurucunun tedavi sürecinde altıncı ayını doldurmuş olması sebebiyle uygulanan tedavi sonucu ilaçlarının kesilmesi yönünde rapor düzenlendiği ve tedavisinin tamamlandığı bildirilmiştir. Adli yardım talebinin kabulüne Komisyonca karar verilmiştir.