2. Hukuk Dairesi 2006/6865 E. , 2006/14451 K. ""Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir. MAHKEMESİ :Kuşadası 2. Asliye Hukuk ( Aile ) Mahkemesi TARİHİ :12.12.2005 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Davalı-davacı kadının temyizinin …
**2. Hukuk Dairesi 2006/6865 E. , 2006/14451 K.** **"İçtihat Metni"**Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir. MAHKEMESİ :Kuşadası 2. Asliye Hukuk ( Aile ) Mahkemesi TARİHİ :12.12.2005 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Davalı-davacı kadının temyizinin harcı ve kaydı bulunmadığından incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacı-davalı kocanın temyizine gelince; A)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre sair temyiz itirazları yersizdir. B)Birleştirilen dava yönünden kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki vardır. Kısa kararda “” birleşen 2002/343 esas sayılı dosyada talepte bulunanın talebinin kabulü ile tarafların tedbiren ayrı yaşamalarına karar verildiği halde; gerekçeli kararda davalı tarafından açılan ve mahkemenin dosyası ile birleşen 2002/343 esas sayılı dosyada talepte bulanın talebinin kabulü ile ….. Abdülkadir Öncel ile aynı yerde nüfusa kayıtlı B. Ö.’in 1 (bir) yıl süreyle ayrı yaşamalarına 11.11.2002 tarihli arar kararı ile hükmedilen aylık 125.00 YTL. tedbir nafakasının ayrılık süresince devamına karar verilmiştir. # Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 38l/2 maddesi uyarınca kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Bu durumda gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlışta olsa, buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen kararla gerekçeli karardaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın 2/B bendinde yazılı nedenle BOZULMASINA, kocanın sair temyizinin 2/A bendinde gösterilen sebeple reddine; kadının temyizinin l. bentte yazılı nedenle incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 30.10.2006 pzt. KARŞI OY YAZISI Kısa karar ile gerekçeli karar arasında \*birleştirilen dava konusunda çelişki yaratıldığına ilişkin değerli çoğunluk ile aramızda “görüş birliği” vardır. Çekişme nedir?; Değerli çoğunluğun kısa karar ile gerekçeli karar “çelişkisine rağmen” işin esasının “diğer yönlerden” incelenebileceğine yönelik düşüncesine katılmıyorum. Dairemin “formüle edilmiş” ilke kararına göre: