9. Ceza Dairesi 2024/8154 E. , 2025/235 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/59 E., 2016/77 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : Beraat İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 04.06.2024 tarihli ve 2021/14483 Esas, 2024/5522 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve 14-2016/161955 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme netice
**9. Ceza Dairesi 2024/8154 E. , 2025/235 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/59 E., 2016/77 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : Beraat İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 04.06.2024 tarihli ve 2021/14483 Esas, 2024/5522 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve 14-2016/161955 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 30/1. maddesinde belirtilen kanuni süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçu sübut bulduğundan onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 04.06.2024 tarihli ve 2021/14483 Esas, 2024/5522 Karar sayılı onama ilamı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ sayın üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğu ile REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 04.06.2024 tarihli ve 2021/14483 Esas, 2024/5522 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanığın mağdurenin amcası olduğu, arada bir Nevşehir'e geldiği ve bu sırada da mağdurenin evlerinde kaldığı, olay tarihinde de Kurban bayramı olması sebebiyle sanığın mağdurenin evinde bulunduğu, sanığın, mağdurenin ikametinde kendisinden bir ay büyük halası tanık... ile yatmakta olduğu odaya gece 01.00 sıralarında alkollü vaziyette geldiği, sanığın alkollü olduğunun, mağdurenin sanığın ağzının alkol koktuğuna ve sanığın da alkollü olduğunu ancak sarhoş olmadığını beyan etmeleri nedeniyle sabit olduğu, sanığın mağdurenin yattığı çekyata oturup eli ile mağdurenin kot pantolonunu üzerinden dokunup fermuarını açmaya çalıştığı sırada mağdure fark ederek uyanıp kalktığı ve salonda dolaştığı, tekrar odasına geri döndüğü ve yatağına yatarak uyuyormuş gibi yaptığı,bunun üzerine sanığın tekrar pantolonunun içine elini sokmaya çalıştığı, dudağından öpüp sarılarak üzerine çıktığı,mağdure "ne yapıyorsun sabah kalktığında pişman olacağın şeyler yapma" şeklinde tepki vermesi üzerine bu kez yanına yattığı ve battaniyeyi üzerine çekerek bu olanların ikisi arasında kalacağını belirtip,mağdure tekrar yapmaması çok korktuğunu belirtmesi üzerine sakin olmasını söylediği, bu sesler üzerine tanık...'ın uyandığı ve uyarı mahiyetinde yastığa ayağı ile vurması üzerine mağdure sanığa tanığın uyandığını söyleyerek ağlamaya başladığı, sanığın eylemlerine benzer şekilde devam etmesi üzerine tanık... kalkıp abisi olan sanığa ne yaptığını, pişman olacağı şeyler yapmamasını,bir daha mağdureye dokunması halinde kendisine abi demeyeceği ve yüzüne bakmayacağı şeklinde tepki gösterip mağdureyi alarak başka odaya götürdüğü,mağdure o geceyi gittiği odada uyuyarak geçirdiği şeklinde iddia edilen olayda; 1. Mağdure yaklaşık 2 ay sonra şikayete yönelmekle alınan ilk ifadesinde, tanık .... tutarlı iddialarla şikayetçi olduğu, şikayetindeki bu gecikmeyi korkması nedeniyle söyleyemediğini, anne ve babasının bu olayı öğrenmesi üzerine köyde laf söz olacağından bahisle jandarmayı aratmadığını, olaydan sonra intihara teşebbüs ettiğini ancak o olaya ilişkin ifadede anne babasının bu olaydan bahsetmemesini ve sevgilisi yüzünden intihara teşebbüs ettiğini söylemesini istediğini,uzun zamandır bu olayı ihbar etmek istediği ancak psikolojik sıkıntılar yaşadığı ve tedavi olduğu, olayı bildirdiği tarihte ise jandarma ile telefonla görüşürken diğer amcası...'ın telefonunu alıp kırdığını beyan ettiği, bu hususların dosya içerisinde bulunan soruşturma evraklarıyla sabit olduğu, 2. Mağdurenin yaşadığı cinsel istismar olayını telefonla kolluk kuvvetlerine ihbar etmek istediği sırada amcası Yasin'in telefonunu alıp kırdığı ve tanık...'ın da aynı olayda mağdure ile benzer beyanlarla bulunduğu ve mağdurenin 156 ihbar hattından yaptığı görüşmede de telefonda tartışma seslerinin duyulduğu, mağdurenin "Yasin bak, ver şu telefonu, telefon açık şuan bizi dinliyor abiler, buraya gelecekler" dediğinin duyulduğu, sonrasında ise bir erkek şahsın "Bak Kiraz acımayacağım" dediği, bir süre anlaşılmaz tartışma seslerinin geldiği ve sonrasında telefonun kesildiği şeklindeki 08.01.2016 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağı ile olayın savcılığa intikal ettiği, 3. Şikayetçi ...'in kollukta alınan ilk ifadesinde, mağdurenin yaşadığı olayları 1 ay kadar önce öğrendiği ancak inanamadığı, mağdurenin 5 yada 6 ay kadar öncesinde davranışlarının değişmeye başladığı, tanık...'ın durumu anlatması üzerine kızındaki değişikliklerin sebebini anlayabildiği, psikolojik durumunun düzelmesi için doktoralara götürdükleri ancak fayda sağlamadığı şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklana nedenlerle mağdure ve tanık...'ın beyanları değişmiş ise de sanık tutuklandıktan sonra savcılıkta verdikleri ifade ile beyanlarından döndüklerinin anlaşıldığı, mağdurenin ilk ifadesinde belirttiği korkuları gözetildiğinde olayın aile içinde kalıp kapanması için korumaya matuf olduğu ve vekili huzurundaki ilk beyanların sıhhatli olduğu değerlendirilip, tanığın da aynı şekilde abisi olan sanığa karşı tutuklama tedbiri sonrası koruma içgüdüsü ile beyanından döndüğü, mağdurenin iffet ve namus hususunda amcasına bu derece ciddi suç atması için hiçbir nedeni olmayışı ve tanık ...'ın tutarlı ilk beyanları, sanığın olay anında mağdurenin odasında oluşu yönünde çekişme de bulunmadığından ve mezkur konuşmayı gecenin o saatinde yapması hayatın olağan akışına da uygun görülmediğinden savunmasının ve mağdure ile tanık...'ın sonradan değişen beyanlarının sanığı suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirildiğinde, beraat hükmünün onanması yönündeki çoğunluğun görüşü yerinde olmayıp Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen beraat kararının bozularak sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan itirazın reddine yönelik sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum.