Genel kurulun, özellikle; Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.
davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkette 600/9000 pay sahibi olan müvekkilinin vekilinin katıldığı 15.03.2019 tarihinde yapılan 2017-2018 yıllarına ilişkin olağan ortaklar kurulu toplantısında alınan 2.,3.,4.,5.,6.,7. Ve 8. Maddelerinde alınan kararlara muhalefet edildiğini, söz konusu genel kurul toplantısının şirket müdürünün ibrasına ilişkin 5. Maddesindeki kararın, kendi ibrasında oy kullanması mümkün olmadığı halde oy kullanmak suretiyle kanuna aykırı şekilde karar alındığını, yine TTK'nın 626. Maddesi uyarınca şirket müdürüne izin verilmesine ilişkin yapılan oylamada şirket müdürünün kanuna aykırı bir şekilde oylamaya katılarak kendi lehine karar aldığını, dolayısıyla 6. Maddede alınan kararın da yasaya aykırı olduğunu, bu kararın oy birliğiyle alınması gerektiğini, genel kurul toplantısının 3. ve 4. maddelerinde faaliyet raporları ile bilanço ve gelir gider tablolarının oy çokluğu ile kabulüne karar verildiğini, oysa bilançonun T.T.K. uyarınca taşıması gereken zorunlu bilgileri içermediğini, şirket müdürünün bilanço ile raporunu genel kurul toplantısından en az 15 gün önce ortakların incelemesine arz etmekle yükümlü olduğunu, faaliyet raporunun açıklayıcı olması gerektiğini, aksi takdirde gerek ibra, gerekse de bilançonun onaylanması gibi diğer maddelerin iptal edilmesinin zorunlu olduğunu, bilanço ve gelir tablosunda açıklama ve dipnotların bulunmadığını, davalı şirket müdürü tarafından şirketin tek faaliyet konusu olan işletme ruhsatının ...'a hibe edildiğini, bu şekilde haksız menfaat sağladığını, bilanço ve faaliyet raporlarında menkul ve gayrimenkul malların ne olduğu ayrıca işletme ruhsatının kime hangi bedelle satıldığı ve niçin satıldığı belli olmadığı için kabulünün mümkün olmadığını, bilançoya ve faaliyet raporunun kabulüne ilişkin kararın iptali gerektiğini, gündemin 2. maddesi uyarınca özel denetçi tayini talebinin haksız ve dürüstlük kurallarına aykırı bir şekilde reddedildiğini, bu kapsamda mahkeme tarafından en az 3 bağımsız denetçinin davalı şirkete özel denetçi olarak atanmasına karar verilmesini, genel kurul toplantısının 7. ve 8. maddelerinde şirketin faaliyetsiz kaldığı için tasfiyeye girmesine ve tasfiye memuru olarak da şirket müdürünün atanmasına oy çokluğu ile karar verildiğini, oysa davalı şirketin işletme ruhsatının muvazaalı olarak eski ortağa devredildiğini, bu konuda yasal süreç başlatıldığını, şirketin faaliyete devam edebileceğini, tasfiye kararının amacının, haksız şekilde içi boşaltılan şirketin davalara maruz kalmasını engellemek amacıyla kötü niyetle alındığını, ayrıca şirket müdürünün halen rekabet ve bağlılık yasağına aykırı şekilde davrandığını, bu durumda tasfiye memuru olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle de iptali gerektiğini ileri sürerek davalı şirketin 15.03.2019 tarihli olağan ortaklar kurulu toplantısında alınan 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 no.lu maddelerinin iptaline, davalı şirkete en az 3 kişiden oluşan özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.