11. Ceza Dairesi 2021/21161 E. , 2025/4197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Serbest meslek sahibi kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarının vb. tüzel kişiliklerini araç olarak kullanması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilm
**11. Ceza Dairesi 2021/21161 E. , 2025/4197 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Serbest meslek sahibi kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarının vb. tüzel kişiliklerini araç olarak kullanması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın, beyaz eşya ve motorsiklet satışının yapıldığı iki ayrı mağazası olan ... Konfeksiyon, ..., LPG Tüp Gaz Dayanıklı Tüketim Malları, Av Malzemeleri Ticaret ve San. Ltd. Şti. nin sahibi olduğu, 2012 yılı Ağustos ayı içerisinde katılan ...'nın sanığın motosiklet mağazasından 4 taksitte ödenmek üzere toplam 1784,16 TL bedelle sanıktan bir adet motorsiklet alıp karşılığında 1.775,00 TL bedelli, katılan ...'in borçlu olarak imzaladığı, diğer kısımları sanığın düzenlediği bono ve bir adet taksit kartı tanzim edildiği, bu alışverişten bir süre sonra katılan ...'in sanığa ait beyaz eşya mağazasına giderek burada çalışan ve sanığın yeğeni olan tanık ...'ye 600,00 TL karşılığında bir adet çamaşır makinesi alıp senetle ödeme yapmak istediğini söylediği, geçmiş dönemlerde Bozkaya soy isimli şahıslarla yapılan alışverişlerde sıkıntı yaşadıklarını beyan eden tanık ...'un talebini değerlendirmesi amacıyla katılanı diğer mağazada bulunan sanığın yanına gönderdiği, bir süre sonra sanığın, tanık ...'u arayarak "... amcanızın işini yapın, senede imzasını alın" demesi üzerine tanığın 600,00 TL bedelli, ödeyecek kısmında ... ismi yazılı bulunan senedi tanzim edip katılanın imzalarını aldığı, yapılan bu iki alışverişin ardından katılanın iki taksit halinde 575,00 TL ödeme yaptığı, ancak sonrasında ödeme yapmaması üzerine sanığın yaşlılık aylığı alan katılandan alacağını tahsil edemeyeceği düşüncesiyle, ilk aldığı 1.775,00 TL olan bedel kısmı yazılı ödeyecek kısmı boş olan bonoya, halen sigortalı olarak çalışan ve katılan ...'in oğlu olan katılan ...'nın bilgilerini yazıp vekili aracılığı ile katılan ... aleyhine icra takibi başlattığı, katılan ...'ın maaşına haciz konulması ile takip dosyasından haberdar olduğu, uzmanlık raporuna göre, bono üzerinde "... adına atfen atılı bulunan söz konusu imzaların ... eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğunun belirlendiği, bu suretle sanığın serbest meslek sahibi kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarının vb. tüzel kişiliklerini araç olarak kullanması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, sanığın savunmalarında katılan ...'nın kendisini ... olarak tanıttığını, isminin ... olduğunu bilmediğini iddia etse de tanık ... ...'nün 25.09.2013 tarihli beyanında sanığın kendisini arayarak "... amcanın işini yapın, senede imzasını alın" dediğini beyan etmesi, hatta "telefon görüşmesi sırasında amcanın ... ismini telaffuz ettiğinden eminim" şeklindeki kısmen çelişkili mahkeme beyanına itibar edilerek sanığın katılan ...'yı başından beri tanıdığı, ancak senedin doldurularak icraya verme aşamasında katılan ...'in yaşlılık aylığı alması nedeniyle alacağını alamayacağı düşüncesiyle katılan ...'in oğlu olan katılan ...'ın sabit geliri olduğundan tahsilde sorun yaşamayacağı düşüncesiyle 1775 TL'lik senedin ödeyecek kısmındaki boşluğa ...'nın ismini yazdığı, imzaların ise katılan ...'e ait olduğu kabul edilerek sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine dair hüküm kurularak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği halde, sanığın alacağını tahsil amacıyla eylemi gerçekleştirdiğinden dolandırıcılık kastı bulunmaması sebebiyle sanığın beraatine karar verildiği, ancak sanığın alacağının katılan ...'dan olduğu halde katılan ...'ya yönelik icra takibi yapıldığı anlaşıldığından sanığın, 5237 sayılı TCK'nin 158/1-d maddesine göre cezalandırılması gerekir iken yanılgılı değerlendirme ile beraatine karar verilmesi, Kabule göre de, sanığın 5237 sayılı TCK'nin 159. maddesinde düzenlenen "Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık" suçundan sorumlu tutulması gerektiği halde dolandırıcılık kastı olmadığından beraatine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.