3. Hukuk Dairesi 2024/3366 E. , 2025/3383 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/43 E., 2024/443 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl d…
**3. Hukuk Dairesi 2024/3366 E. , 2025/3383 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/43 E., 2024/443 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl davada; savcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında davacıya ait eczanenin arandığını, hak sahipleri tarafından eczanede unutulan sağlık karnelerinin zapt edildiğini ve davalı Kuruma bildirildiğini, davalı Kurumun hiçbir yazılı ve sözlü uyarıda bulunmadan alacaklarının ödenmesini durdurduğunu ve aralarında imzalanan sözlemeyi 2 ay süre ile feshettiğini ileri sürerek, söz konusu işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen 2004/298 E. sayılı davada; Kurum baş müfettişi tarafından düzenlenen soruşturma raporuna dayanılarak taraflar arasındaki sözleşmenin (7/i) maddesi uyarınca sözleşmenin 7 yıl süreli feshedildiğini, feshin hukuka aykırı olduğunu, 2 ay süreli fesih işlemiyle bu işlemin dayanağı olan olayın aynı olduğunu, aynı olaya dayalı olarak birden fazla kez cezalandırma yapılamayacağını ileri sürerek; sözleşmenin 7 yıl süreyle feshine dair Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davacı vekili birleşen 2004/209 E. sayılı davada; aynı olaya dayalı olarak hakkında ceza davası açıldığını, Kurum tarafından daha önce de cezai işlem düzenlenmesine rağmen bu kez sözleşmenin süresiz feshine yönelik işlem yapıldığını, işlemin sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin süresiz feshine dair kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davada; savcılık tarafından davacıya ait eczanede 7 adet sağlık karnesi bulunduğundan 2002 yılı Tip Sözleşmesinin (5/c) maddesi uyarınca davacı ile olan sözleşmenin 2ay süreyle iptal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen 2004/298 E. sayılı davada; müfettiş raporu doğrultusunda yapılan işlemin hukuka ve sözleşmeye uygun olduğunu, davacı ile hastanenin başhekiminin birlikte hareket ettiğini, sağlık karnelerine hastalar olmaksızın işlem yapıldığını ve reçete düzenlendiğini, bunlar karşılığında eczanede çok sayıda kesilmiş kupür bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı vekili birleşen 2004/209 E. sayılı davada; davacının kasten kurumu zarara uğrattığını ve bu nedenle cezai işlem düzenlendiğini, işlemin hukuka ve müfettiş raporlarına uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.07.2014 tarihli kararıyla; davacının resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediğine dair mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi ve protokol hükümlerine aykırı hareket etmesine bağlı olarak kurum işlemlerinin yerinde olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davalıarın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 17.01.2018 tarihli ilamıyla; ceza yargılaması sonucunda verilen, davacının davalı Kurum ile olan sözleşmeye aykırı olarak ve Kurum aleyhine memurun resmi evrakta sahteciliği suçundan azmettiren olarak cezalandırılmasına dair kararın kesinleştiği, bununla birlikte taraflar arasında 2012-2013 yıllarında da protokoller imzalandığı, Mahkemece 2012-2013 yılı protokolleri değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerektiğinden bahisle, Mahkeme kararı bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 19.09.2019 tarihli kararla; davacı aleyhine sahte ilaç, sahte ilaç fiyat küpürü, sahte karekod, sahte reçete veya sahte rapor fatura ettiği yönünde kanaat verici herhangi bir delilin veya tespitin mevcut olmadığı, 2013 yılı ek Protokolünün (5.3.10) maddesi hükmü gereğince Kurumun kasten zarara uğratıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin dosya içinde mevcut olmadığı, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Değişik 2012/1 Ek protokol hükümleri gereği birleşen davaların ise konusuz kaldığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile kurum işleminin iptaline, konusu kalmayan birleşen davalarda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir. 3. Dairenin 22.06.2020 tarihli ilamıyla; asıl davaya yönelik hükmün onanmasına karar verildikten sonra, birleşen davalar yönünden bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği, söz konusu işlemler davalı Kurumca kaldırılmış olmadığı gibi davacının ceza yargılaması sonucunda davalı Kurum aleyhine sözleşmeye aykırı olarak memurun resmi evrakta sahteciliği suçundan azmettiren olarak cezalandırılmasına dair kesinleşen mahkumiyet hükmünün Mahkemeyi bağlayıcı olduğu, mahkumiyet kararı da dikkate alınarak birleşen davalara konu işlemler bakımından taraflar arasında imzalanmış olan 2012-2013 yılı protokolleri doğrultusunda değerlendirme yapılmak üzere alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. 4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda alınan kök ve ek raporla sonraki protokoller ile davacı hakkında sözleşmenin süresiz olarak feshi işlemine dayanak yapılan önceki protokolün (5-j) maddesinin karşılığının 2012- 2013 yıllarına ilişkin protokollerde yer almadığı, dolayısıyla 2012-2013 yılı protokollerinin (6.12) maddesi uyarınca söz konusu işlemin uygulanma imkanı kalmadığı, sözleşmenin 7 yıl süreli olarak feshine dair (5-i) maddesinin 2012-2013 yılı protokollerinin (5.3.10) maddesinde düzenlendiği ve reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart ile uyarı işlemi uygulanmasının öngörüldüğü gerekçesiyle; birleşen davaların ayrı ayrı kabulü ile davalı Kurum tarafından davacı hakkında uygulanan sözleşmenin süresiz feshi ile sözleşmenin 7 yıl süreli olarak feshine dair kurum işlemlerinin iptaline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının fiillerinin ceza yargılaması sonucunda kesinleştiğini, 2013 yılı Protokolünün (5.3.10) maddesinde“5.3.10. Eczacı ya da eczane çalışanlarınca Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak Kuruma sahte ilaç fiyat kupürü/sahte karekod, sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı uyarılır. Tekrarı halinde reçete bedelinin 20 (yirmi) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 (bir) yıl süreyle sözleşme yapılmaz." hükmüne yer verildiğini, bilirkişi raporlarının bozma ilamına uygun olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, birleşen davalarda davalı Kurumun sözleşmesinin feshine dair tesis ettiği işlemlerin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın; uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumunu oluşturan kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılmayacağı birleşen davalara konu sözleşmenin 7 yıl süreli feshi ile süresiz feshine ilişkin işlemler yönünden davacı ile davalı arasında 2012 ve 2013 yıllarında imzalanan sözleşme ve protokol hükümleri dikkate alınarak karar verildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.