9. Ceza Dairesi 2021/5098 E. , 2023/5206 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/92 E., 2014/330 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu…
**9. Ceza Dairesi 2021/5098 E. , 2023/5206 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/92 E., 2014/330 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 09.04.2014 tarihli ve 2014/661 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2014/92 Esas, 2014/330 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.03.2018 tarihli ve 14-2015/154950 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Hükmün bozulması istemine ve sair hususlara ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Müsnet suça ilişkin maddi delil olmadığına, dinlenen tanık beyanları ve dosyaya mağdurun ruhsal yapısına ilişkin sunulan belgelerin dikkate alınmadığına, kabul etmemekle birlikte suça sürüklenen çocuğun eyleminin cinsel fayda sağlamaya yönelik olmadığına, eylemin olsa olsa sarkıntılık olarak kabul edilebileceğine, mağdurun ruhsal sağlığının bozulduğunu tespit eden raporun süresinde olmadığına, suça sürüklenen çocuğa ruh sağlığı ile ilgili artırım maddesinden 5237 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi uyarınca sorumlu olmayacağına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece mağdurun istikrar arz eden ve olayın detaylarını anlatan beyanları, mağdur ile suça sürüklenen çocuk arasında iftira atmayı gerektirir önceye dayalı bir husumetin bulunmayışı, savunma, tanık beyanları, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde katılan mağdurun annesi olan katılan ... ile akrabaları olan suça sürüklenen çocuğun ağabeyinin köy düğününe gittikleri, katılan mağdurun düğünde oynadığı sırada suça sürüklenen çocuğun teklifi üzerine düğün alanına yakın mesafede bulunan tanık ...'ın ahırına gittikleri, burada birlikte hayvanlara yem verdikten sonra çıktıkları, suça sürüklenen çocuğun ahırın hemen yanında bulunan kullanılmayan metruk binaya girdiği ve sonra katılan mağduru da çağırarak "Gel yapalım" dediği, katılan mağdurun ne olduğunu anlamaması üzerine suça sürüklenen çocuğun her ikisinin pantolonunu ve kilodunu aşağı doğru indirdiği, bu sırada katılan mağdurun karşı koyarak eliyle suça sürüklenen çocuğu engellemeye çalıştığı ancak fiziki üstünlüğü karşısında kendisini tutan suça sürüklenen çocuğa engel olamadığı, akabinde suça sürüklenen çocuğun cinsel organını katılan mağdurun bacakları ve kasıkları arasında sürtmeye başladığı ve bu eylem sonucunda boşaldığı, sonrasında kıyafetlerini giyerek dışarı çıktıkları sırada tanık ... ve ... tarafından görüldükleri ve eylemin bu şekilde ortaya çıktığı kabul edilen olayda suça sürüklenen çocuğun çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, katılan mağdur hakkında alınan heyet raporuna göre ruh sağlığının bozulduğu belirtildiğinden lehine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin bozma nedeni dışında usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Adli Tıp Kurumunun bilinen istikrarlı uygulamalarına göre, mağdurun ruh sağlığındaki bozulmanın cezada arttırım nedeni olabilmesi için eylem sonucunda mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin, on sekiz yaş altındaki çocuklarda suç tarihinden itibaren en az 6 ay, erişkinlerde ise en az 12 ay geçtikten sonra Adli Tıp Kurumunun ilgili İhtisas Kurulu ya da bu ölçütlere göre teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alınarak lehe kanun değerlendirmesinin yapılması gerektiği gözetilmeden, olay tarihinden itibaren 6 ay geçmeden düzenlenen rapora dayanılarak zaman bakımından lehe hüküm belirlenmesi hukuka aykırı görülmüştür. 3. Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2014/92 Esas, 2014/330 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur vekilinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde karar verildi.