Başvuru, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle memuriyete başlatılmama işlemine karşı açılan iptal davasında silahların eşitliği ile çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle memuriyete başlatılmama işlemine karşı açılan iptal davasında silahların eşitliği ile çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 11/12/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Bireysel Başvuruya Konu Olaylar Başvurucu, Ölçme, Değerlendirme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı tarafından yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı'na (KPSS) girmiştir. ÖSYM tarafından 1/12/2015 tarihinde ilan edilen Devlet Personel Başkanlığının Bazı Kurum ve Kuruşlarının Kadro ve Pozisyonlarına yerleştirme sonuçlarına göre başvurucunun Millî Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliği nezdinde koruma ve güvenlik görevlisi olarak yerleştirildiği anlaşılmıştır. MGK Genel Sekreterliği tarafından 4/5/2016 tarihinde tesis edilen idari işlemle başvurucunun ataması uygun görülmemiştir. Başvurucu göreve başlatılma talebinin reddedilmesi üzerine işlemin iptali ve özlük haklarının iadesi amacıyla yürütmenin durdurulması istemiyle dava açmıştır. Başvurucunun dava dilekçesinde, göreve başlatılmasının neden uygun görülmediğinin belirtilmediği de ifade edilmiştir. Savunma dilekçesinde, başvurucu hakkında güvenlik soruşturması yapılmasının 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin no.lu alt bendi, (mülga) 8/1/2004 tarihli ve 25340 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Yönetmeliği ile Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Yönergesi'nin maddesine dayandığı belirtilmiştir. Bu kapsamda başvurucu hakkında 12/4/2000 tarihli ve 24018 sayılı Resmî Gazete'de yayımlan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği kapsamında atamasının uygun olmadığı belirtilmiştir. Ankara İdare Mahkemesi, başvurucunun işlem dosyası ile birlikte güvenlik soruşturmasına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine dair 15/7/2016 tarihinde ara karar almıştır. Bu ara karardan sonra yürütmenin durdurulması isteminin incelenmesinin uygun görüldüğü anlaşılmıştır. Davalı idare tarafından sunulan birtakım evrak üzerine yerel mahkeme tarafından 23/8/2016 tarihinde bir ara karar daha alınmıştır. Söz konusu ara kararın ilgili kısmı şu şekildedir:"2016 tarihli E.2016/2368 sayılı Mahkememiz ara kararı ile davacı hakkındaki güvenlik soruşturmasına ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine davalı idarece 2016 tarihinde Mahkememize sunulan ve bu tür bir evrakın muhafaza edileceği kasanın Mahkeme Başkanlığımızda bulunmaması nedeniyle incelendikten sonra 2016 tarihinde iade edilen 'Gizli' ibareli 2016 tarih ve ...6102 sayılı belge ile davacı hakkındaki güvenlik soruşturmasının olumsuzluğuna ilişkin istihbari bilgi bulunmakta ise de, istihbari bilgiyi yansıtan 'olumsuz ifadenin' tek başına soyut kaldığı, bu bilgiyi destekleyici ve somutlaştırıcı kayıt, tespit, bilgi, rapor yahut varsa tanık ifadeleri ile bilgi toplama ifadelerine ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine,Yürütmenin durdurulması isteminin ara kararı yanıtı alındıktan sonra incelenmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun maddesi uyarınca ara kararı gereğinin yerine getirilmesi için bu kararın tebliğinden itibaren (15) gün süre verilmesine, belirlenen süre içerisinde ara kararı gereğinin yerine getirilmemesi halinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceği hususunun davalı Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ile Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı'na bildirilmesine,..." Yürütmenin durdurulması istemi karara bağlanıncaya kadar geçen zaman diliminde, başvurucunun cevaba cevap dilekçesini sunduğu anlaşılmıştır. Başvurucunun yürütmenin durdurulması istemi 22/9/2016 tarihinde reddedilmiştir. Yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararı 20/10/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu vekili 21/10/2016 tarihinde savunma hakkının kısıtlanmaması için 15/7/2016 tarihli ara kararına cevaben sunulan belgeler ile 7/1/2016 tarihli yazı örneği ve dayanak belgelerinin birer örneğinin kendisine tebliğ edilmesini talep etmiştir. Başvurucu vekilinin istemi üzerine sadece 7/1/2016 tarihli istihbari nitelikteki gizlilik derecesindeki yazı içeriğinin incelendiği veya bildirildiği anlaşılmaktadır. Bilgi notu şeklindeki bu yazı ise bir cümledir. Bu yazıda başvurucunun 2015 yılı itibarıyla KONGRA-GEL(PKK)/KCK yanlısı kesimle mahiyeti bilinmeyen ilintisinin bulunduğu ifade edilmektedir. Başvurucu vekili 29/11/2016 tarihinde; istihbari nitelikteki bilgi notlarının hukuken geçerli delil olmadığını soyut ve subjektif değerlendirmeleri içeren bu tarz bilgilerin aksinin ispatını beklemenin de mümkün bulunmadığını ifade etmiştir. Ayrıca ortada geçerli bir delil ve kayıt olmadığını, kayıt içeriğini doğrulayıcı herhangi bir tespit ve delil bulunmadığını ileri sürmüştür. Ankara İdare Mahkemesi 10/3/2017 tarihinde davayı reddetmiştir. Gerekçenin ilgili kısmı aynen şu şekildedir:"Olayda, Mahkememizin 2016 günlü kararına istinaden davalı idare ile Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı'ndan elden getirilen ve bu tür bir evrakın muhafaza edileceği kasanın Mahkememizde bulunmaması nedeniyle incelendikten sonra 2016 tarihinde iade edilen bilgi ve belgelerden; davacıya ait telefon hattının terör örgütü mensubu kişilerce kullanıldığı, ortak rehberde adına kayıtlı olan ...nolu hattın ...tarihlerinde irtibatları arasında ...ile 18 adet, KONGRA-GEL PKK/KCK bünyesinde/paralelinde faaliyet yürüttükleri gerekçesiyle gözaltına alınan şahıslar arasında yer alan ...ile 1 adet, KONGRA-GEL PKK/KCK bünyesinde, ülke genelinde aktif olarak faaliyet gösterdiği tespit edilen şahıslar arasında yer alan ...ile 1 adet KONGRA-GEL PKK/KCK hedeflerinde yönelik olarak ...yılında başlatılan uygulamalarda gözaltına alınan ...ile 1 adet irtibatının tespit edildiği görülmüştür.Bu durumda; her ne kadar davacı hakkında tesis edilmiş bir işlem veya kamu davası sonucunda verilmiş bir mahkumiyet kararı olmadığı, istihbari nitelikteki bilgilerin somut bilgi veya belgelerle desteklenmediği sürece tek başına dikkate alınamayacağı ileri sürülmekte ise de, davacının görev yapacağı pozisyonun güvenliğin sağlanmasına yönelik bir pozisyon olması ve istihdam edecek kurumun Ülke güvenliği konusunda önem arzeden bir konumunun olması karşısında istihbari bilgi notu uyarınca bölücü terör örgütleriyle irtibatı konusunda oluşan kuşku dolayısıyla davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu anlaşıldığından göreve başlama talebinin güvenlik soruşturmasının olumsuz olması nedeniyle uygun görülmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir." Başvurucu vekili istinaf isteminde; diğer şikayetlerin yanı sıra, gerekçeli kararda müvekkilinin adına kayıtlı olduğu belirtilen GSM numarasının ne olduğu, ne zaman ve kim tarafından konuşulduğu, gözaltına alınan ve örgüt üyesi olduğu belirtilen şahısların kim olduğunun belirtilmediği ile dayanak belgelerin hâlâ gösterilmediği, savunma hakkının kısıtlandığını ifade etmiştir. İstinaf istemi 18/10/2017 tarihinde esastan reddedilmiştir. Nihai karar 13/11/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 11/12/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Bireysel Başvuru Sonrası Gelişen Olaylar Başvurucunun Şikâyeti Üzerine Yürütülen Yargılama Süreci Yönünden Başvurucu 1/8/2017 tarihinde ikamet ettiği yer olan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunarak bilgisi ve rızası olmaksızın kendi adına kayıtlı bir hat açıldığını iptal davası neticesinde öğrendiğini belirtmiştir. Başvurucu, müşteki olarak sunduğu dilekçesinde ayrıca bir GSM şirketinden bilgi almaya çalıştığını, 0536 709 .. ..No.lu hattın 30/12/2008 tarihinde açıldığını öğrendiğini ve söz konusu hattı üç ay önce kapattığını da belirtmiştir. Bu kapsamda ilgilinin tespit edilerek hakkında kamu davası açılmasını talep etmiştir. 0536 709 .. ..No.lu hat yönünden adli belge inceleme uzmanının hazırladığı 7/1/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre abonelik sözleşmesi üzerindeki imza ve yazıların başvurucunun el ürünü olmadığı konusunda mütalaa verilmiştir. Diğer taraftan yapılan araştırmaların derinleştirilmesi üzerine başvurucunun nüfus cüzdanı kullanılarak adına kayıtlı olarak değişik tarihlerde, aynı GSM firmasının farklı şubelerinden toplamda 18 farklı hat daha açıldığı anlaşılmıştır. Adli belge inceleme uzmanının hazırladığı 9/4/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre bu hatlar için düzenlenen abonelik sözleşmeleri üzerindeki imza ve yazıların da yine başvurucunun el ürünü olmadığı yönünde mütalaa verilmiştir. Başvurucunun şikâyeti üzerine yapılan bu soruşturmada başvurucunun adına gözüken birtakım GSM hatları yönünden zamanaşımı nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirken iki GSM hattı yönünden ise iddianame düzenlenmiştir. Diyarbakır Asliye Ceza Mahkemesi, ilgili GSM firmasının şubesinden sorumlu kişi hakkında 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun maddesinin (10) numaralı fıkrası kapsamında takdiren ve neticeten 020 TL adli para cezası vermiştir. 24/2/2021 tarihli hüküm, niteliği itibarıyla kesin niteliktedir. Yargılamanın Yenilenmesi Talebi Yönünden Başvurucu, bilirkişi raporlarından sonra 25/4/2019 tarihinde yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunmuştur. Süreç içerisinde başvurucunun yargılamasının yenilenmesi isteminin yerel mahkeme tarafından 22/1/2021 tarihinde reddedildiği anlaşılmıştır. Ret gerekçesi şu şekildedir:"Somut olayda; Mahkememiz'in 21/12/2020 tarihli ara kararıyla Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı'ndan 'Mahkememiz'in davanın reddi kararına dayanak olarak alınan istihbari bilgiye esas telefon numarasının, davacıya ait olmadığı bilirkişi raporuyla sabit olan 0536 . .. numaralı telefon hattı ile uyumlu olup olmadığının açıklanmasının istenilmesine,' karar verilmesi üzerine Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı'ndan elden getirilen ve bu tür bir evrakın muhafaza edileceği kasanın Mahkememizde bulunmaması nedeniyle incelendikten sonra 2020 tarihinde iade edilen bilgi ve belgeler incelendiğinde Mahkememiz kararına esas alınan telefon numarasının davacının Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı suç duyurusu neticesinde davacıya ait olmadığı bilirkişi raporuyla tespit edilen 19 adet numarayla uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, davacının Mahkememiz kararı sonrasında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapmış olduğu suç duyurusu neticesinde Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen bilirkişi raporunda davacıya ait olmadığı tespit edilen numaralar ile Mahkememiz kararında güvenlik soruşturmasına esas alınan telefon numarasının uyumlu olmadığı, bu suretle söz konusu bilirkişi raporlarının Mahkememiz kararının yargılamasını yenilenmesini nitelikte olmadığı anlaşıldığından yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi gerekmektedir." Başvurucu yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf başvurusu, Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi tarafından 11/2/2022 tarihli kararla kesin olarak reddedilmiştir. İlgili hukuk için bakınız Rıdvan Batur, B. No: 2018/17680, 3/12/2020, §§ 20-