Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı --------- bayiliğini açmak istediğini bayi olabilmek için şirket tarafından kendisinden -------sonra bayilik işlerinin biteceğini ve çeki iade edeceğini, bu çeki borçlanma ya da 3. Kişilere olan borcu için istemediğini beyan ederek hatır/teminat çeki keşide etmesini istediğini, davacı ------- keşide tarihli bedelli çeki hatır/teminat çeki olarak tanzim ettiğini, lehtar olarak diğer davacı ----verdiğini, davacı----- imzaladığı, iş bu sözleşme sonucu
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin yurtiçinde ve yurt dışında faaliyet gösteren bir şirket olduğu, alev almaz kıyafet ve kumaş üretimi alanında iştigal ettiğini, müvekkil şirketin üretmiş olduğu ürünlein özel nitelikte olup kişisel koruyucu donanım sınıfında olduğunu, üretilen kıyafet ve kumaşlar yalev almaz özellikleri ve dizaynları bakımından İspanya'da bulunan ... gibi yurt dışı laboratuvarlarında test edildiğini, müvekkil şirketin, kurumsal kıyafet üretimi yapan davalı şirket ile bir süre cari hesap üzerinden çalışmış ve bu çalışma boyunca davalıya çeşitli defalar (alev almaz kumaş, alev almaz kıyafet, fermuar gibi alev almaz aksesuar vs.) ürün satışı yapmış olup bu satışların tamamı faturalı olarak gerçekleştiridiğini, Davalı ....'nin cari hesap ekstresinden kaynaklı müvekkil şirkete bakiye 95.798,58 TL borçlu bulunduğunu, davalı şirketin süregelen ticari ilişki boyunca hiçbir faturaya itiraz etmediğini, TTK m.21/2 gereği süresinde faturaya itiraz edilmemiş olması faturanın içeriğinin kabul edilmiş olacağı anlamını taşımakta olup davalının borca itirazı zaman kazanma amaçlı olup kötü niyetli olduğunu, söz konusu alacağa dayanarak Gaziosmanpaşa .... İcra Dairesi ... E. Sayılı icra takibine borçlu tarafından 12.07.2018 tarihli dilekçe ile haksız olarak itiraz edildiği ve takibin durduğunu belirterek Gaziosmanpaşa .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasına vaki haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren ticari faizi işletilmesine, icra takibine itirazında kötü niyetli bulunan davalının % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmili yönünde karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ile müvekkilinin cari hesap ilişkisi ile ticaret yaptıklarını, müvekkilinin kendisine irsaliye ile teslim edilen malların karşılığını davacı şirkete ödediğini ve davacıya müvekkilinin her hangi bir borcunun bulunmadığını, davacının tutmuş olduğu ekstreyi kabul etmediklerini, ibraz edilen faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, faturalara konu malların da müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenle alacaklının faturaya konu malların teslim edildiğini ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirket kayıtlarında davacının her hangi bir alacağının bulunmadığını, müvekkilinin almış olduğu malların bedellerini de davacıya ödediğini, müvekkili şirket hakkında İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/659 Esas sayılı dosyası ile konkordato kararı verildiğini, ve iş bu karar uyarınca tedbir kararının mevcut olduğunu, açıklanan nedenlerle; haksız ve kötü niyetli davanın reddine; en az %20 icra inkar tazminat ödenmesine, dava masraflarının ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.