3. Ceza Dairesi 2023/6441 E. , 2024/4088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/488 E., 2022/1194 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/46 E., 2020/475 K. 7- ... 8- ... 9- ... 10- ... 11- ... 12- ... 13- ... 14- ... 15- ... 16- ... 17- ... 18- ... 19- ... 20- ... 21- ... 22- ... 23- ... 24- ... 25- ... 26- ... 27- ... 28- ... 29- ... 30- ... 31- ... 32- ... 33- ... 34- ... 35- ... 36- ... 37- ... 38- ... 39- ... 40- ... 41- ... 42- ... 43- ... 4
**3. Ceza Dairesi 2023/6441 E. , 2024/4088 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/488 E., 2022/1194 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/46 E., 2020/475 K. 7- ... 8- ... 9- ... 10- ... 11- ... 12- ... 13- ... 14- ... 15- ... 16- ... 17- ... 18- ... 19- ... 20- ... 21- ... 22- ... 23- ... 24- ... 25- ... 26- ... 27- ... 28- ... 29- ... 30- ... 31- ... 32- ... 33- ... 34- ... 35- ... 36- ... 37- ... 38- ... 39- ... 40- ... 41- ... 42- ... 43- ... 44- ... 45- ... 46- ... 47- ... 48- ... 49- ... 50- ... 51- ... 52- ... 53- ... 54- ... 55- ... 56- ... 57- ... 58- ... 59- ... 60- ... 61- ... 62- ... 63- ... 64- ... 65- ... 66- ... 67- ... 68- ... 69- ... 70- ... 71- ... 72- ... 73- ... 74- ... 75- ... 76- ... 77- ... 78- ... 79- ... 80- ... 81- ... 82- ... 83- ... 84- ... 85- ... 86- ... 87- ... 88- ... 89- ... 90- ... 91- ... 92- ... 93- ... 94- ... 95- ... 96- ... 97- ... 98- ... 99- ... 100- ... 101- ... 102- ... 103- ... 104- ... 105- ... 106- ... 107- ... 108- ... 109- ... 110- ... 111- ... 112- ... 113- ... 114- ... 115- ... 116- ... 117- ... 118- Levent Ceylan119- ... 120- ... 121- ... 122- ... 123- ... 124- ... 125- ... 126- ... 127- ... 128- ... 129- ... 130- ... 131- ... 132- ... SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna yardım etme, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs , cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma, Askeri komutanlıkların gasbı, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, HÜKÜM : 1- Sanıklar ... ve ... hakkında; a) TCK'nın 309/1,3713 sayılı TMK 5/1,TCK'nın 53, 58/9 maddesi yollaması ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, b) Sanıklar ... ve ... hakkında; TCK’nın 311/1 maddesi, TCK’nın 312/1 maddesi, TCK'nın 314/1 maddesi gereğince ayrıca cezalandırılmaları için kamu davası açılmış ise de; TCK'nın 311/1, 312/1 ve 314/1 maddeleri uyarınca ayrıca ceza verilmesine yer olmadığına, c) Sanık ... hakkında "Askeri Komutanlıkların Gasbı" suçundan TCK'nın 317/1 maddesi uyarınca ayrıca ceza verilmesine yer olmadığına, 2- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; a) TCK'nın 309/1,3713 sayılı TMK 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 maddesi yollaması ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, b) TCK’nın 311/1 maddesi, TCK’nın 312/1 maddesi, TCK'nın 314/1 maddesi gereğince ayrıca cezalandırılmaları için kamu davası açılmış ise de; TCK'nın 311/1, 312/1 ve 314/1 maddeleri uyarıca ayrıca ceza verilmesine yer olmadığına, 3- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ......., ..., ..., ..., ......., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ... ,...., ..., ..., ..., ..., ..., ......, ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; a) TCK'nın 309/1, 3713 sayılı TMK 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 maddesi yollaması ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, b) TCK’nın 311/1 maddesi, TCK’nın 312/1 maddesi, TCK'nın 314/2 maddesi uyarıca ayrıca cezalandırılmaları için kamu davası açılmış ise de; TCK'nın 311/1, 312/1 ve 314/1maddeleri gereğince ayrıca ceza verilmesine yer olmadığına, 4- Sanıklar ..., ... hakkında; a) TCK'nın 309/1, 3713 sayılı TMK 5/1, TCK'nın 39/1, 53, 58/9 maddesi yollaması ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, b) TCK'nın 311/1, 312/1 ve 314/1 maddeleri gereğince ayrıca ceza verilmesine yer olmadığına, 5- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; a) TCK'nın 309/1,3713 sayılı TMK'nın 5/1,TCK'nın 39/1, 62, 53, 58/9 maddesi yollaması ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, b) TCK’nın 311/1 maddesi, TCK’nın 312/1 maddesi, TCK'nın 311/1, 312/1 ve 314/1 maddeleri gereğince ayrıca ceza verilmesine yer olmadığına, 6- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında; a) TCK’nın 309/1 maddesi, TCK’nın 311/1 maddesi ve TCK’nın 312/1 maddesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, b- Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan TCK'nın 314/2 maddesi gereğince cezalandırılmaları için açılan kamu davasının ise tefriki ile ayrı bir esas sırasına kaydına, yargılamanın bu numara üzerinden devamına, 7- Sanıklar ... ve ... hakkında; a) TCK'nın 309/1, TCK’nın 311/1, TCK’nın 312/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, b) 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, 8- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ... ve ... hakkında; TCK’nın 309/1, 311/1, 312/1, 314/2 maddeleri uyarınca açılan kamu davalarında sanıkların CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, 9- Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 314/2,3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine, 10- Sanık ... hakkında; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, 11- Katılan ...'yı "kasten öldürmeye teşebbüs" suçu yönünden; a) Sanıklar ..., ..., ... , ... ve ...'ün; CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, b-Sanık ...'in; TCK'nın 309/2 ve 37/1 maddesi yollamasıyla TCK'nın 82/1-g-h, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 35/2, 62/1, 53, 58/9 maddesi yollaması ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine, c- Sanık ...'nın; TCK'nın 309/2 ve 220/5 maddesi yollamasıyla TCK'nın 82/1-g-h, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 35/2, 53, 58/9 maddesi yollaması ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine, 12- Katılan ...'u kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden; a) Sanıklar ..., ..., ... , ... ve ...'ün; CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, b) Sanık ... hakkında; TCK'nın 309/2 ve 37/1 maddesi yollamasıyla TCK'nın 82/1-g-h, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 35/2, 62/1, 53, 58/9 maddesi yollaması ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine, c) Sanık ...'nın; TCK'nın 309/2 ve 220/5 maddesi yollamasıyla TCK'nın 82/1-g-h, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 35/2, 53, 58/9 maddesi yollaması ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine, 13- Katılan ...'ya karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; a) Sanıklar ..., ... ve ...'nun; TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2 nci 109/3-a-b-c, 3713 sayılı TMK'nın 5/1., TCK'nın 266/1, 62/1, 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, b- Sanık ...'in; TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2. ,109/3-a-b-c , 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 266/1, 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine, 14- Katılan ...'ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçu yönünden; a) Sanıklar ... ve ...'ın; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, b) Sanıklar ..., ... ve...'ün; TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2, 109/3-a-b-c, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 35/2, 62, 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, c) Sanıklar ... ve ...'in; TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2 109/3-a-b-c, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 35/2, 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrımahkumiyetlerine, 15- Katılan ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; a) Sanıklar ... ve ...'ın; CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, b) Sanıklar ..., ... ve ...'ın; TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2., 109/3-a-b-c-d, 3713 sayılı TMK'nın 5/1., TCK'nın 62/1, 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, c) Sanıklar ..., ... ve ...'nın; TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2, 109/3-a-b-c-d, 3713 sayılı TMK'nın 5/1., TCK'nın 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, 16- Katılan ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; a) Sanık ...'nun; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, b) Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın; TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2, 109/3-a-b-c-d , 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, c) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nın; TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2., 109/3-a-b-c-d, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, 17- Katılan ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; a) Sanıklar ... ve ...'ın; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, b) Sanıklar ... ve ...'in; TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2., 109/3-a-b-c-d, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, 18- Katılan ...'ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; a) Sanıklar ... ve ...'ın; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, b) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in; TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2. ,109/3-a-b-c-d, 3713 Sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, c) Sanık ...'nın; TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2, 109/3-a-b-c-d, 3713 Sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine, 19- Katılan ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; a) Sanıklar ... ve ...'ın; CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, b) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Salı'nın; TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2. ,109/3-a-b-c-d , 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, c) Sanık ... ve ...'in; TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2., 109/3-a-b-c-d, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, 20- Katılan ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; a) Sanıklar ..., ... ve ...'in; CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, b) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in; TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2, 109/3-a-b-c-d, 3713 Sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, c) Sanık ...'nın; TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2., 109/3-a-b-c-d, 3713 Sayılı TMK'nın 5/1., TCK'nın 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine, 21- Katılan ...'ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; a) Sanıklar ... ve ...'ın; CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, b) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın; TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2. ,109/3-a-b-c-d, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, c- Sanıklar ... ve ... hakkında; katılan ...'ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2, 109/3-a-b-c-d , 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, 22- Katılan ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; a) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ün; CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, b) Sanıklar ..., ... ve ...'un; TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2, 109/3-a-b-c-d, 3713 sayılı TMK'nın 5/1., TCK'nın 62, 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine, c) Sanık ...'nın; TCK’nın 309/2 ve 37/1 maddeleri yollaması ile TCK'nın 109/2, 109/3-a-b-c-d, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 53, 58/9 delaleti ile 58/6-7,63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine, 23- Katılan ...'ya karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; Sanıklar ..., ..., ..., ... ... ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; katılan ...'na karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, 24- Katılan ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; Sanıklar ..., ..., ... ..., ..., ... ve ...'un; CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, 25- Katılan ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; Sanıklar ..., ..., ..., ... ... ..., ... ve ...'un; CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, 26- Müşteki ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; Sanıklar ..., ..., ..., ... ... ..., ... ve ...'un; CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, Yönelik Katılanlar T.C. ..., TBMM Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, sanıklar ve müdafileri ile Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddi Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Bir kısım sanık ve sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin; sonuç cezası on yılın altında olan sanıklar yönünden hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından; sonuç cezası on yılın üstünde olan sanıklar yönünden ise; sanıklar ve müdafilerin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşamasında ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE, GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: I- Katılan ... vekilinin temyiz taleplerinin incelemesinde; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 26.09.2022 tarihli ve 2022/488 Esas ve 2022/1194 sayılı kararının katılan vekiline usulüne uygun olarak 02.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, katılan vekilinin CMK'nın 291/1 inci maddesinde öngörülen 15 günlük süreden sonra, 20.10.2022 tarihinde temyiz başvurusu yaptığı anlaşılmakla, yasal süresinden sonra yapılan temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298 inci maddesi uyarınca REDDİNE, II-Katılan ... vekili ve Türkiye Cumhuriyeti ... vekilinin, sanıklar hakkında cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs suçlarından verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar ile sanıklardan ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden 5271 sayılı Kanun'un 10/1 inci maddesi uyarınca verilen tefrikine dair karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarına ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince adı geçen suçlardan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar ile sanıklardan ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen Tefrik kararına ilişkin verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının CMK'nın 286/2-h maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan anılan suçlar yönünden temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298 inci maddesi uyarınca REDDİNE, III- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümler ile hakkında Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan açılmış kamu davası bulunmayan sanık ... hakkında vasfa yönelik olmayan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme karşı katılanlar TBMM Başkanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti ... vekillerinin temyiz taleplerinin incelemesinde; Katılanlar Türkiye Cumhuriyeti ... ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının, nitelikleri itibarıyla adı geçen suçlardan doğrudan zarar görmemeleri nedeniyle bu suçlar yönünden davaya katılmalarına imkan bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca verdiği istinaf başvurusunun reddine dair karar, anılan maddenin son cümlesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün olmadığından, temyiz incelemesine yer olmadığına, bu bakımdan gereğinin merciince yapılması için dosyanın mahalline İADESİNE, IV- Sanıklar ..., ... ve ...'ün katılan ...'ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in, katılan ...'ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in katılan ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın, katılan ...'ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; sanıklar ..., ... ve ...'un, katılan ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; verilen mahkumiyet kararlarına karşı istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden sanıklar ve müdafilerinin temyiz taleplerinin incelenmesi sonucunda; Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kararı, verilen cezaların tür ve süresine göre CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemlerinin CMK'nın 298 inci maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, V- Katılanlar Türkiye Cumhuriyeti ... ve TBMM Başkanlığının temyiz istemlerinin anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu ile sınırlı olduğu belirlenerek; katılanlar vekilleri, sanıklar ve müdafileri ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesinde; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A-)HUKUKİ AÇIKLAMALAR: Ayrıntıları Dairemizin 22.03.2019 tarih ve 2018/7103 Esas 2019/1953 sayılı kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasa'yı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir. Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de, bu husus suçun unsuru değildir. Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasa'yı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür. Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez. 15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve ... Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır. Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309 uncu maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37 nci maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır. Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasa'yı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir. Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir. TCK'nın 309 uncu maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir. Bağlayıcı emrin yerine getirilmesi kapsamında astların hukuki sorumluluğu: Ayrıntılarına Dairenin 09.12.2019 tarih ve 2019/6765 Esas - 2019/8453 sayılı kararında yer verildiği üzere: 5237 sayılı TCK'nın benimsediği suç teorisine göre: tipe uygun ve hukuka aykırı fiil, failin kusurlu olması halinde ceza yaptırımı uygulanmasını gerektirir. Her ceza hukuku normu, temelde bir hakkı/bir değeri korur. Bu nedenle ceza hukuku normlarının belirlediği davranış modellerine aykırı düşen her fiil haksızlık içermektedir. Kast suçun subjektif unsurunu, kusur ise iradenin oluşum süreci ile ilgili olarak, failin işlediği hukuka aykırı fiilden dolayı kınanabilirliğine ilişkin bir değer yargısını ifade etmektedir. Kınanabilirlik, failin hukuka uygun davranmak, haksızlık yapmamak imkan ve yeteneği varken, hukuka aykırı davranması, haksızlığı tercih/irtikap etmesi halidir. İnsan ... iradeye sahip bir varlık olması nedeniyle, haklı olan bir davranışla haksızlık arasında bir tercih yapma veya haklı olan davranış lehine karar verme, davranışlarını hukuk düzeninin gereklerine göre yönlendirebilme, hukuk düzenin yasakladığı davranışlardan sakınma yeteneğini haizdir. Kusur yargısının temelini oluşturan insanın irade özgürlüğü ise, haksızlık bilincinin varlığını gerekli kılar. Çünkü insanın haklı olan davranışları ile haksızlık arasında tercih yapabilmesi için bunu bilmesi şarttır. Fail, haksızlık bilincine sahipse ve ... iradesiyle haksız olan bir davranışı tercih ediyor ise kusurludur. Şu halde kasten işlenmiş, tipe uygun/haksızlık içeren fiil, olayda bir hukuka uygunluk sebebi varsa suç teşkil etmeyecek, kusurluluğu ortadan kaldıran bir sebep varsa, suç oluşturmasına rağmen yaptırıma tabi tutulamayacaktır. Hukuka aykırılık genel bir ifadeyle, hukuka (hakka) karşı gelmek (Heinrich l kn 305) onunla çatışma halinde olmak demektir. Suçun unsuru olarak hukuka aykırılık ise işlenen fiile hukuk düzeni tarafından cevaz verilmemesi, bütün hukuk düzeni ile çelişki ve çatışma halinde bulunması anlamına gelmektedir (Koca-Üzülmez, age, s. 252; Prof. Dr. ... Selami Mahmutoğlu, Av. ...-LLM, Türk Ceza Kanunu Genel Hükümler Şerhi, s. 450). 5237 sayılı TCK'da yer alan hukuka uygunluk nedenleri; kanunun hükmünü yerine getirme (TCK 24/1. m.), meşru savunma (TCK 25/1. m.), hakkın kullanılması (TCK 26/1. m.) ve ilgilinin rızası (TCK 26/2. m.)dır. TCK'nın 24 üncü maddesinin 2, 3 ve 4 üncü fıkralarında hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi, kusurluluğu ortadan kaldıran bir sebep olarak düzenlenmiştir. Madde gerekçesinde işaret edildiği üzere hukuka aykırı olan ve emri verenin hukuki sorumluluğunu kaldırmayan bir emrin yerine getirilmesinin hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilmesi mümkün değil ise de, Devlet tarafından yerine getirilen kamu hizmetinin yürütülmesinde amirin emrini yerine getirmek durumunda kalan ast yönünden bu durumun bir sorumsuzluk nedeni olarak kabul edilmesinde zaruret bulunmaktadır. Kural olarak hukuka aykırı ... muhatap olan kamu görevlisinin bu emri denetlemesi, sorgulaması, hukuka aykırı olduğu kanaatinde ise amirin yazılı emri ve ısrarı olmadan yerine getirmemesi gerekir. Ancak Anayasa'nın 137/3 üncü maddesinde "Askeri hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunda gösterilen istisnaların saklı" olduğu belirtilerek, yapılan işin mahiyeti, kamu düzeni ve kamu güvenliği nedeniyle bazı istisnalara yer verildiği de görülmektedir. Muadil düzenleme TCK'nın 24/4 üncü maddesinde de yer almaktadır. Keza bir hukuk devletinde prensip olarak konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur. (1982 Anayasası'nın 137/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 24/3 üncü maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B). Amiri tarafından “askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emrin, bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum” olan ast, işlemekte olduğu haksızlığı hukuka uygun hale getiren bir sebebin bulunduğunu düşünmekte ise cezai sorumluluğu ne olacaktır? Amirin emrini icra sureti ile işlenen suçlardan dolayı hukuka uygunluk meselesi, Askeri Ceza Hukukunda büyük bir önem taşır. Gerçekten askerlik hizmeti, diğer hizmetlerden farklı olarak, fertlerden daha tam, daha kesin ve daha çabuk bir itaat bekler, hatta böyle bir itaate askerleri zorlar. Nitekim 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 14. maddesine göre: “Ast, amir ve üstüne umumi adap ve askeri usullere uygun tam bir hürmet göstermeğe, amirlerine mutlak surette itaate ve kanun ve nizamlarda gösterilen hallerde de üstlerine mutlak itaate mecburdur. Ast, muayyen olan vazifeleri, aldığı emri vaktinde yapar ve değiştirmez, haddini aşamaz. İcradan doğacak mes’uliyetler emri verene aittir. İtaat hissini tehdit eden her türlü tezahürler, sözler, yazılar ve fiil ve hareketler cezai müeyyidelerle men olunur.” İşte askerlik hizmetinin bu özelliğini nazara alan Anayasamız, “kanunsuz emir” kenar başlığını taşıyan 137. maddede, kanunsuz emrin yerine getirilemeyeceğini ve böyle bir emri alan memurun ne suretle hareket etmesi gerekeceğini belirttikten sonra “Askeri hizmetlerin görülmesi… için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır” dediği gibi, AsCK da amir tarafından verilen emrin yerine getirilmesine ilişkin olmak üzere, şöyle bir hüküm sevk etmiştir: “Hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse, bu suçun işlenmesinden emir veren mesuldür. Aşağıdaki hallerde maduna da faili müşterek cezası verilir; kendisine verilen emrin hududunu aşmış ise; amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise” Bu düzenlemelere göre, emri veren amir ise kesin itaat kuralı her bakımdan geçerlidir; ast ... mutlak surette itaat edecektir. Üst ise kanun ve nizamlara göre kendisine böyle bir emir vermeğe yetkili olup olmadığını araştıracak, yetkili olduğuna kanaat getirirse itaat edecektir. İç Hizmet Kanununa göre, amir makam ve memuriyet yönünden emretmek yetkisine sahip kimse iken (m. 9); üst, rütbe ve kıdem büyüklüğünü ifade eder (m. 10). Mevzuat, konusu suç teşkil eden emir müstesna, amir tarafından verilen emrin muhteva itibari ile kanuna uygunluğunu araştırmaktan astı yasaklamıştır. Emrin hizmete ilişkin olması halinde, emri yerine getiren kimsenin prensip itibari ile hiçbir ceza sorumluluğu yoktur ve bütün sorumluluk sadece emri verene aittir. Özel nitelikte olmayan ve bu özel niteliği ilk bakışta anlaşılmayan her emir, hizmetle ilgili sayılmak gerekir. Ast kendisinden verilen emrin bir suç işlemek maksadı ile verildiğini biliyorsa ve buna rağmen emri yerine getirmişse kendisi de amirle birlikte ceza görecektir. Dikkat edileceği veçhile, astın bu hususta sadece bir şüpheye kapılması cezalandırılması için yeterli değildir, zira her asker, amiri tarafından verilen emrin kanuni olduğunu farz ve kabul etmek zorundadır ve bu konuda ast lehine bir karinenin varlığı kabul edilebilir (AsCK 41, f. 2 ve 3)(Prof, Dr. Sahir Erman Askeri Ceza Hukuku Syf 176 vd.). Hata (yanılma); genel olarak kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır. Hata, kastı ortadan kaldıran veya kusurluluğu etkileyen hata olmak üzere ikiye ayrılır. Suçun maddi unsurlarında (TCK 30/1), suçun nitelikli hallerinde (TCK 30/2), hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartlarında (TCK 30/1-3) hata halleri kastı kaldırır. Kusurluluğu ortadan kaldıran veya azaltan sebeplerin maddi şartlarında hata (TCK 30/3) ile haksızlık yanılgısı (yasak hatası) (TCK 30/4) kusurluluğu etkileyen hata şekilleridir. Kastı kaldıran hata türüne hukuka uygunluk nedenlerinin sınırındaki yanılgıyı da eklemek gerekmektedir (TCK 27/1) (Dairenin 24/4/2017 tarih ve 2015/3-2017/3 sayılı kararı). TCK'nın 30/3 üncü maddesinde "ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ilişkin koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi bu hatasından yararlanır." denilerek hukuka uygunluk nedenleri ile kusurluluğu etkileyen haller birlikte düzenlenmiştir. Hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartlarındaki hatayı bu kapsamda değerlendirmek gerekecektir. Hatadan yaralanmak için kaçınılmaz olması gereklidir. Failin hukuk düzenince tanınmayan bir hukuka uygunluk nedeninin var olduğu (Bestandsirrtum / Erlaubnisnormirrtum) ya da hukuken tanınan bir hukuka uygunluk nedeninin hukuki sınırında yanılgı içinde (Grezirrtum Erlaubnisgrenzirrtum) olduğu durumda izin yanılgısı (Erlaubnisirrtum) ya da dolaylı haksızlık yanılgısından (der indirikte Verbotsirrtum) söz edilmektedir. Bu durumda somut vakıaya değil, münhasıran norma dayalı bir değerlendirme söz konusu olduğundan, haksızlıkla doğrudan bir ilgisi bulunmayan bu yanılgının haksızlık yanılgısı (TCK m. 30/4) kapsamında mütalaa edilmesi gerekmektedir. Bu yanılgı türünün haksızlıkla doğrudan bir ilgisinin bulunmaması nedeni ile kast üzerinde herhangi bir etkisi de yoktur. Fiil kasten icra edilen bir haksızlık olma özelliğini korur. Hukuka uygunluk nedenlerini düzenleyen normların da bir hukuk normu olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu yanılgı norma dayalıdır. Ancak bu norm bir suç tipine dayanak oluşturan yasak normu değil, bu normun yasakladığı davranışa izin veren bir normdur. Failin izin normunu bilmemesine ya da yanlış bilmesine dayalı bir değerlendirme yanılgısı mevcuttur. Fail, hukuk düzeninde mevcut olmayan bir hukuka uygunluk nedenini var saydığı veya hukuki sınırında yanılgıya düştüğü için hukuk düzeninin fiiline izin verdiği kanaati ile hareket etmektedir. İzin yanılgısının kaçınılmaz olması durumunda, failin haksızlık bilinci ile hareket ettiği söylenemez. Failin içinde bulunduğu izin yanılgısı, yasak normunun uyarı fonksiyonunu tamamen işlevsiz bırakmaktadır. Yasak normu ile izin normunun çatıştığı bir durumda, uygulanma önceliği izin normuna aittir. Buna bağlı olarak izin normu, yasak normunun fiilin icrasından kaçınmak yönündeki uyarısını tümüyle etkisiz bırakmaktadır. Kaçınılmaz izin yanılgısı halinde, kusuru tamamen ortadan kalkacağı için faile ceza verilemez (TCK m. 30/4; CMK m. 223/3-d) (Neslihan Göktürk Haksızlık Yanılgısının Ceza Sorumluluğuna Etkisi sh.125 vd.). Failin, gerçekte olmamasına rağmen işlemiş olduğu fiili hukuka uygun hale getiren bir sebebin bulunduğu düşünerek hareket etmesi hali haksızlık yanılgısının ikinci görünüm şeklini oluşturmaktadır. Bu ihtimalde fail işlediği fiilin yasaklılığına ilişkin tam bir bilgiye sahiptir, ancak somut olayda işlemiş olduğu haksızlığı hukuka uygun hale getiren bir sebebin bulunduğunu düşünmektedir. Kısaca fail bir hukuka uygunluk nedeninin hukuki varlığında hataya düşmektedir (Koca-Üzülmez, age s.344). Failin hataya düşmesindeki kişisel kusurun değerlendirilmesi ile ilgili olması hasebiyle hatanın kaçınılamaz olup olmadığı, ex ante bir değerlendirme ile failin bilgi düzeyi, gördüğü eğitim, yaşı, rütbe ve görevi, içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre koşulları somut olayın özellikleri göz önünde bulundurularak belirlenecektir. B-) İLK DERECE MAHKEMESİ ile BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNCE SÜBUTU KABUL EDİLEN SOMUT OLAY: Kara Kuvvetleri Komutanlığı personeli olan sanıkların bir kısmının 15 Temmuz gününden çok daha öncesinden darbeye yönelik faaliyetlere başladıklarının bilindiği, 15 Temmuz günü sanıkların bir kısmının mesai bitiminde görev yerlerini terk etmedikleri, bir kısmının ise mesai saati içerisinde talimatlandırılarak karargaha gelmelerinin sağlandığı, diğer bir kısmının ise akşam saatlerinden itibaren karargaha çağrılmaları üzerine karargaha geldikleri, hatta izinde ve il dışında bulunan bir kısım sanıkların dahi mesaiye çağırıldığı ve bu sayede Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda akşam saatlerinden itibaren sayısal olarak üstünlüğün sağlandığı, bu andan sonra örgüt üyesi olmadığını düşündükleri veya darbeye destek vermeyeceği öngörülen destek kıtaları ve karargah nöbetçi heyetinin kışlanın dışarısına çıkarılmak istendiği, bu kapsamda müştekiler ..., ... ve ...'in dışarı çıkarıldığı, müşteki ...'in hem Güvenlik Kontrol Merkezinde hem de nizamiye bölgesinde bir süre tutulduğu, müşteki ...'nun ise kışladan çıkışına izin verilmediği ve bir süre alıkoyuldugu, müştekiler ..., ... ve ... 'ün derdest edilerek Akıncı Üssüne götürüldügü, müşteki ...'yi derdest etmeleri amacıyla sanık ... tarafından bir ekip görevlendirildiği, bu ekibin müştekiyi derdest etmek pahasına silahlı çatışmaya girdiği ve müştekiler ... ile ...'u öldürmeye tesebbüş ettikleri, karargah görevlileri olan müştekiler ..., ..., ... ve ...'nin derdest edilerek Anadolu Toplantı Salonu'nda alıkonuldukları, yine ... Genel Sekreteri ...'nın derdest edilerek Akıncı Üssüne götürüldüğü, kısa bir süre içerisinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı karargah binasının kontrolünün sağlandığı, sanıkların bu sayede Kara Kuvvetleri Komutanlığı karargah binası ile kışlayı ele geçirerek Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en kalabalık ve en büyük gücü olan Kara Kuvvetlerini kontrol etme imkanını kazandıkları anlaşılmıştır. Sanık ...'nın darbe girişiminin ilk başladığı anlarda Cari Harekat Merkezi'ne gittiği ve burada TSK’nın yönetime el koyduğunu, sıkıyönetim ilan edildiğini ve emir komutanın kendisinde olduğunu oradaki personele söylediği, daha sonra sanığın Genelkurmay Başkanlığı'ndan gelecek olan emri beklediği ve personele Genelkurmay'dan emir geleceğini, bunların çıktısının alınarak kendisine verilmesini söylediği, daha sonra Harekat Merkezine sanık ... ile diğer silahlı sanıkların gelmesi üzerine buranın kontrolünü sanık ...'a bırakarak oradan ayrıldığı, daha sonra da sanık ...'nun gelerek buradaki mesaj trafiğini kontrol ettiği, darbe faaliyetleri kapsamında kritik öneme haiz olan Harekat Merkezinde kontrol sağlandıktan sonra darbeye yönelik emirlerin tüm birliklere gönderilmeye başlandığı, 16.07.2016 tarihli "sıkıyönetim direktiflerine uyulması" konulu ve sıkıyönetim direktifine uymayanlar hakkında sıkıyönetim komutanlıklarınca kanuni işlem başlatılacağını bildiren mesaj formunun, yine 16.07.2016 tarihli "sıkıyönetim direktiflerine uyulması" konulu ve Jandarma Genel Komutanı Galip Mendi tarafından gönderilen mesaj emrinin hukuksuz ve yetkisiz olduğunu, daha önceden gönderilen sıkıyönetim direktifleri doğrultusunda sıkıyönetim komutanlıklarınca jandarma birliklerinin kullanılması ve uymayanlar hakkında kanuni işlem başlatılacağını bildiren mesaj formunun, 16.07.2016 tarihli "sıkıyönetim direktiflerine uyulması" konulu ve sıkıyönetim direktifine uymayanlar hakkında sıkıyönetim komutanlıklarınca kanuni işlem başlatılacağı, sıkıyönetim direktifi takviye planı kapsamında İstanbul ve Ankara'yı takviye edecek birliklerin takviye noktalarına ulaştığı, söz konusu plana göre hareket edilmesi gerektiğini bildiren mesajların tüm birliklere gönderildiği, Harekat Merkezinde bu şekilde sabaha kadar darbeye yönelik emirlerin tüm birliklere gönderildiği, darbe karşıtı emirlerin ise gönderilmediği, bazı birliklerin bu emirlere uymayacağını belirtmesi üzerine direktiflere uymayanlar hakkında yasal işlem başlatılacağı yönünde mesajlar gönderildiği, sanık ... tarafından Harekat Merkezine gelen telefonlara cevap verildiği ve sanığın arayanlara emirlere uymaları gerektiğini telkin ettiği, darbeci sanıkların esas olarak; tüm birliklere darbeye yönelik söz konusu emirleri göndermek suretiyle, Kara Kuvvetlerine bağlı tüm birlikleri darbe faaliyetlerine yönelik harekete geçirmek amacıyla Kara Kuvvetleri Karargahını ele geçirdikleri, bu sayede Kara Harp Okuluna minübüs ile Genelkurmay Karargahına helikopter ile silah ve mühimmat gönderildiği, Genelkurmay Karargahına takviye amaçlı personel gönderme girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlandığı, kamera görüntülerinin silinmeye çalışıldığı, darbeci Tuğgeneral ... ve Kurmay Albay ... imzası ile hazırlanan Karargah Sorumlularının belirlenmesi konulu mesaj formunda, sanık ..., darbenin gerçekleştirilmesi amacı ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı Karargah Sorumlusu olarak görevlendirildiği, sanık ...'nın, 15 Temmuz günü Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda darbe faaliyetlerinin başlaması ile birlikte, "Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetime el koyduğunu, ülkede sıkıyönetim ilan edildiğini, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın emir ve komutasının kendisinde olduğunu, kendisinden habersiz hiç bir işlem yapılmamasını, karargahta giriş ve çıkışların yasak olduğunu" her fırsatta söylediği, sanıklar ... ve ... tarafından fiili olarak Destek Kıtaları Komutanlığı'na atanan sanık ...'ın, ciddiyetten uzak şekilde yapılan bu görevlendirmeden sonra kendisini Destek Kıtaları Komutanı zannederek saat 22:00 sıralarında ... Garajı diye tabir edilen alanda "Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu, yeni Destek Kıtaları Grup Komutanınız benim, emir komuta artık bende, bu yolun sonunda ... de var, ölüm de" şeklindeki konuşmayı yaptığı, hem sanık ...'ın saat 22:00 sıralarında destek kıtalarında görev yapan rütbeliler de dahil tüm askerleri içtima alanında toplayarak yaklasık 1000 kisilik bir topluluğa yönetime el konulduğuna ilişkin alenen yaptığı bu konuşmadan, hem darbe girişiminde bulunan sanıklardan ... ve ... gibi bazı isimlerin her fırsatta emir ve komutanın ...'da olduğunu söylemelerinden, hem de sanık ...'nın her fırsatta benzer açıklamalarından; karargahta darbeye yönelik faaliyette bulunan sanıkların bu darbe girişimini gizlemek, saklı tutmak, açığa çıkarmamak gibi bir düşüncelerinin ya da kaygılarının olmadığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda olay günü bulunan sanıkların ekseriyetinin cep telefonlarının yanlarında olduğu, dolayısı ile iletişim kanallarının kısıtlı olmadığı ve ülkenin yaşadığı o gün dikkate alındığında tüm ülkenin bu olaya kilitlendiği, tüm internet sitelerinde, sosyal paylaşım platformlarında, mesaj uygulamalarında darbeden başka hiçbir şey konuşulmadığının bilinen bir gerçek olduğu, yine karargah binasının birçok bölgesinde, nizamiyelerde ve sanıkların odalarında televizyonların bulunduğu, darbe gecesi tüm kanalların yayınlarında sadece ve sadece darbe girişimini gösterdiği hususları da düşünüldüğünde; sanıkların darbe girişiminden sabaha kadar ya da gece geç saatlere kadar haberdar olmadıklarını ifade etmelerinin gerçeklikten uzak olduğu, bu nedenle bu ifadelere itibar edilemeyeceği değerlendirilmiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2016/103566 sayılı Genelkurmay darbe soruşturmasında; 15 Temmuz gecesi yaşananların, Türk Silahlı Kuvvetlerinde alarm ve tatbikatlarla izah edilip edilemeyeceği, bu alarm ve tatbikatların kimseye haber verilmeden ani olarak planlanıp planlanmayacağı, planlanırsa ne kadar sıklıkla planlanacağı, özellikle bu tür eğitimlerin hangi seviyedeki birlikler tarafından yapılacağı, bu tür eğitimler için personelin mesai kavramı usullerinin ve alarm ve tatbikatların içerisinde icra edilen faaliyetlerin neler olduğunun tespiti amacı ile bilirkişi görevlendirildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan raporun sonuç bölümünde; 15 Temmuz gecesi yaşanan olayları Türk Silahlı Kuvvetlerinde icra edilen alarm, eğitim ve tatbikat faaliyetleri ile izah edebilmenin hiçbir şartta mümkün olmadığını, tatbikatların bir senaryoya dayalı olarak önceden planlanan tarihte ve tüm hazırlıklar yerine getirildikten sonra icra edilebileceğini, hangi faaliyet olursa olsun ve ne maksatla icra edilirse edilsin, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harp silah ve araçları ile sivil halka zarar verebilecek bir faaliyetin icra edilemeyeceğini, aniden birliğine çağırılan bir personelin, zırhlı araca, helikoptere veya uçağa binerek başka bir birliğe baskın düzenlemesi, bir yolu kapatması, bir köprüyü kesmesi veya bir havaalanı, medya kuruluşları, telekomünikasyon tesisleri gibi yerleri işgal etmesi, meclisi, kamuya ait bina ve tesisleri ateş altına alması, halka ateş etmesi, ancak darbeye iştirak etmek maksadıyla açıklanabileceğini, bu faaliyetler içerisinde yer almak, yardım etmek, destek olmak veya kolaylaştırmak eylemlerinin hiçbir surette eğitim, alarm veya tatbikat gibi kavramlarla açıklanamayacağı açıkca ifade edilmiştir. Kara Kuvvetleri Komutanlığında askeri teamüllere aykırı şekilde ve daha çok zorbalıkla ele geçirilen piyade tüfeklerinin, mühimmat yeleklerinin ve mühimmatın karargahta o an itibariyle bulunan rütbeli askerlere dağıtıldığı, bu rütbeli personelin olası bir polis veya sivil vatandaş müdahalesine önlem olarak 16 Temmuz günü sabahına kadar hatta öğle saatlerine kadar nöbet tuttukları, Türkiye genelinde darbecilerin sivil halk ve polisler tarafından etkisiz hale getirilmeleri ve darbe girisiminin başarısız olduğunun anlaşılması ile sanıkların sivil kıyafetlerini giyerek 16.07.2016 günü hemen hemen aynı saatlerde ve yarım saat gibi bir zaman diliminde kışlayı terk ettikleri anlaşılmıştır. C-)HUKUKİ AÇIKLAMALAR VE SOMUT OLAY ÇERÇEVESİNDE HÜKÜMLERİN İNCELENMESİ: Sanıkların üzerlerine atılı müsnet suçların unsurları ve özel görünüm şekilleri, savunmalarında ileri sürülen hukuki kurumlar ile ilgili olarak yapılan açıklamalar, 15 Temmuz 2016 günü ülke genelinde yaşanan olaylar, Bölge Adliye ve İlk Derece Mahkemelerince sübutu kabul edilen somut olay çerçevesinde sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesine gelince; I)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna yardım; sanıklar ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak; sanıklar ..., ... hakkında mağdurlar ... ve ...'ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs; sanıklar ... (Mağdurlar ..., ..., ..., ..., ...,...,..., ..., ...'e yönelik), ... (Mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ye yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdurlar ..., ...'a yönelik), ... (Mağdurlar ..., ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdurlar ..., ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'ya yönelik), ... (Mağdur ...'ya yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'e yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdur ...), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdurlar ..., ...'a yönelik), ... (Mağdurlar ..., ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından; sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs suçlarından; kurulan beraate dair kararlara yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; 1) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından; sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs suçlarından; kurulan beraate dair kararlar yönünden: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, sanıkların üzerlerine atılı suçları işledikleri ispat edilemediği gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; katılanlar vekilleri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden, CMK'nın 302/1. Maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle sanıklar hakkında beraate dair kurulan hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA, 2) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna yardım; sanıklar ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak; sanıklar ..., ... hakkında mağdurlar ... ve ...'ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs; sanıklar ... (Mağdurlar ..., ..., ..., ..., ...,...,..., ..., ...'e yönelik), ... (Mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ye yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdurlar ..., ...'a yönelik), ... (Mağdurlar ..., ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdurlar ..., ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'ya yönelik), ... (Mağdur ...'ya yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'e yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdur ...), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdurlar ..., ...'a yönelik), ... (Mağdurlar ..., ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden: Temyiz incelemesine tabi olan ve haklarında kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükmü kurulan bir kısım sanıklar hakkında, şartları oluşmadığı halde cezalarında TCK'nın 110 uncu maddesi uygulanmak suretiyle indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309 uncu maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eşzamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37 nci maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk bulunmakla; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Salı, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanıp, örgütsel faaliyet kapsamında icra edilen anayasayı ihlal suçuna ilişkin olarak olay günü ortaya koydukları davranışlar itibariyle planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek, emir doğrultusunda ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini birlikte gerçekleştirerek suçun icrasında üstlendikleri rolleri, her birinin suçun icrasına ilişkin etkin, fonksiyonel katkıları da göz önünde bulundurulduğunda, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduklarının kabulü ile TCK'nın 309 unci maddesinden mahkumiyetlerine dair verilen hükümlerde; Konumları rütbeleri ve mesleki tecrübeleri itibariyle gelen emir mesaj muhtevasının açıkça suç teşkil etmesi nedeniyle yerine getirilmesinin cezai sorumluluk doğuracağını bilebilecek durumda olan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın, darbe girişiminden haberdar olup bu anlamda darbe girişiminden haberdar olmadıkları, emir komuta zinciri kapsamında eylemlerini gerçekleştirdikleri yönündeki savunmalarına itibar edilemeyeceği cihetle, dosya kapsamına yansıyan ve kararın somut olayın değerlendirilmesi kısmında bahsedilen bu sanıklara ait eylemlerin, neticenin/somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde faillerle birlikte fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmasını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımadığı, bu kapsamda müsnet suç yönünden TCK'nın 37 nci maddesi kapsamında fail olarak sorumlu tutulamalarını gerektirmeyeceği, ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradelerini açıkça ortaya koyan sanıkların hareketlerinin, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak değerlendirildiğinde darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelik olduğu, bu nedenlerle adı geçen sanıkların sübutu kabul edilen eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturduğunun kabulünde ve konumları, üstlendikleri vazife nazara alınarak ceza tayini yapılarak verilen mahkumiyet hükümlerinde; Sanıklar ..., ..., ... hakkında; darbe teşebbüsüne katıldıklarına ilişkin icrai bir hareketlerinin tespit edilememesi karşısında sanıklar ... ve ... yönünden, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs suçlarından verilen beraat kararları ile silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan sanıklar ..., ..., ... yönünden verilen mahkumiyet hükümlerinde; isabetsizlik bulunmamış, Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna yardım; sanıklar ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütü üyesi olmak; sanıklar ..., ... hakkında mağdurlar ... ve ...'ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs etme, sanıklar ... (Mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ...'e yönelik), ... (Mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ye yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdurlar ..., ...'a yönelik), ... (Mağdurlar ..., ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdurlar ..., ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'ya yönelik), ... (Mağdur ...'ya yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'e yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdur ...), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik), ... (Mağdurlar ..., ...'a yönelik), ... (Mağdurlar ..., ...'a yönelik), ... (Mağdur ...'a yönelik) hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; suçlarından mahkumiyete yönelik kurulan hükümlerde vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uygun, yaptırımların yukarıda belirtilen eleştiri dışında kanuni bağlamda şahsileştirmek suretleriyle uygulandığı; katılanlar vekilleri, sanıklar ve müdafileri ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görülmeyerek CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan REDDİNE, ancak; Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanıklar hakkında verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak doğrudan ve yalnızca TCK'nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, katılanlar vekillerinin, bir kısım sanıklar, sanıklar müdafiilerinin ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1 inci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün bir kısım fıkra ve bendlerinde yer alan "TCK'nın 58/9. maddesi delaletiyle TCK'nın 58/6-7. maddesi gereğince cezasının infazının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre yapılmasına, TCK'nın 58/6-7 maddesi gereğince cezasının infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibaresi çıkartılarak yerine "Örgüt mensubu olan sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının, TCK'nın 58/9 uncu maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan mahkumiyete dair hükümlerin ayrı ayrı DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan beraat kararı, sanıklar ..., ..., ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet kararları ile sanıklar ..., ..., ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna yardım suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelemesinde: 1- Sanıklar ..., ..., ... yönünden; Konumları, rütbeleri ve mesleki tecrübeleri itibariyle gelen emir mesaj muhtevasının açıkça suç teşkil etmesi nedeniyle yerine getirilmesinin cezai sorumluluk doğuracağını bilebilecek durumda olan, sanıkların darbe girişiminden haberdar oldukları, bu anlamda sanıkların darbe girişiminden haberdar olmadıkları ve emir komuta zinciri kapsamında eylemlerini gerçekleştirdikleri yönündeki savunmalarına itibar edilemeyeceği cihetle, oluş, iddia, mahkeme kabulü ve dosya kapsamına göre bu sanıklara ait eylemlerin, neticenin/somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde faillerle birlikte fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmasını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımadığı, bu kapsamda müsnet suç yönünden TCK'nın 37 nci maddesi kapsamında fail olarak sorumlu tutulmalarını gerektirmeyeceği, ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradelerini açıkça ortaya koyan sanıkların hareketlerinin, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak değerlendirildiğinde, olay günü dışarıdan yapılabilecek müdahalelere karşı nöbet tutma şeklindeki eylemlerinin darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelik olduğu, bu nedenlerle adı geçen sanıkların sübutu kabul edilen eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasa'yı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu sanıkların darbe suçunun müşterek faili kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2) Sanık ... yönünden; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanan genel darbe planı çerçevesinde ülke çapında gerçekleştirilen Anayasal düzeni ihlal suçuna ilişkin, amaç suç yönünden gerçekleştirilen hazırlık hareketi niteliğinde kalan eylemlerin bu suçun hazırlık hareketlerini suç sayarak yaptırıma bağlayan TCK'nın 314/2 maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturacağı hususu da gözetilerek; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Dairemizin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas - 2019/6842 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı", Nazara alındığında; Öncelikle sanık hakkında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramalarının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, bulunup bulunmadığının Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan ankesörlü sabit hatlardan periyodik/ardışık arama bilgi havuzundan araştırılması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin dosya içerisine getirtilmesi, yine sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen şahısların bulunması halinde bu şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin onaylı örneklerinin dosyaya temini, gerekirse ilgili şahısların tanık olarak dinlenilmeleri, ayrıca UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında yapılacak araştırma sonucunda sanıkla ile ilgili herhangi bir beyan yahut ifadeye rastlanılması durumunda, bu beyanlarının da dosyaya getirtilmesi, mümkün olması halinde ilgili şahısların tanık olarak beyanlarına başvurulması, sonrasında tüm bu delillerin değerlendirilerek, silahlı terör örgütüne üye olma suçu ile Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu arasındaki geçitli suç ilişkisi de gözetilmek, gerekirse TCK'nın 314/2 maddesi yönünden tefrik edilen dosyası da yeniden birleştirilmek, karara çıktı ise bir örneği dosya içerisine alınmak suretiyle sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerekirken delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu dosya kapsamı ile uyumlu bulunmayan kabul ve eksik araştırma ile yazılı şekilde beraatine yönelik hüküm kurulması, 3) ... yönünden; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve dosya kapsamına göre; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna ilişkin olarak, darbe eyleminin planlama, hazırlık ve icra organizasyonunda yer aldığı ve darbe eyleminden önceden haberdar olduğu kanıtlanamayan, olay günü darbe kapsamında yanında gerçekleştirilen bir kısım hürriyeti tahdit eylemi ve darbe kapsamında verilen emir ve talimatlara tepki göstermeyerek pasif kalan, kalkışmaya yönelik herhangi bir eylem ve faaliyette bulunmayan, yüzbaşı rütbesinde emir subay yardımcısı olan sanığın, dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna yardım etme suçunu oluşturmayacağı, ancak; dosyada mevcut olan ardışık arama kayıtları ile tanık beyanlarına göre Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçları arasında geçitli suç ilişkisi de nazara alındığında, eylemlerinin TCK'nın 314/2 nci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı, makul bir ceza ile cezalandırılması gerekirken delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı ve dosya kapsamı ile uyumlu bulunmayan kabul ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4) Sanıklar ... ve ... yönünden; Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan, suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koymayan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen eylemi bulunmayan, sanık ...'in; Kara Kuvvetleri Komutanlığının tümünün değil sadece destek kıtalarının nöbetçi amiri olması, kışla dışarısına çıkmaması ve askerlerine zarar verilmesini önlemek için saklanmak dahil her türlü tedbiri almaya çalışması, darbecilere yaptıklarının doğru olmadığını söylemesi, rütbesi ve görevi itibari ile garantör olamayacağı, yine sanık ...'nın; rütbesi itibari ile askeri hiyerarşinin altında yer alması, nöbetçi heyeti ile birlikte hareket etmesi, koruma planı yerine risk alarak başka bir belgeyi darbecileri yanıltmak için götürmesi şeklindeki eylemlerinin, TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna yardım etme suçunu oluşturmayacağı, sanıklar hakkında atılı suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmekle, katılan ... Cumhuriyeti ... vekili, katılan TBMM vekili, sanıklar ve müdafileri ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA; sanıklar ..., ..., ...'ın tahliye taleplerinin reddi ile TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA; 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.