8. Hukuk Dairesi 2024/852 E. , 2025/2061 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1437 E., 2023/2221 K. DAVA TÜRÜ : Tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/86 E., 2021/118 K. Taraflar arasında İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı daval…
**8. Hukuk Dairesi 2024/852 E. , 2025/2061 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1437 E., 2023/2221 K. DAVA TÜRÜ : Tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/86 E., 2021/118 K. Taraflar arasında İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, davacı ...'in iki ayrı vakıf olan İzmir'de kurulu Mülhak ...Vakfı ve ...Vakfı'nın tevliyetlerine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince; dosya kapsamına alınan deliller, nüfus aile kayıt tabloları, itibar edilen bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile, "davacının ... ... .... Vakfı ve ... ... ... ... Vakfının tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine," karar verilmiştir. Davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davaya konu vakıfların tevliyete ilişkin şartlarında, "erkek evlatlarından batın tertibine göre aynı batında olanlardan büyük, reşit ve iyi huylu olanı, erkek evladı bulunma ise kız evladından yine aynı batında olan büyük, reşit ve iyi huylu olanının" mütevelli olmasının şarta bağlandığı, dosya kapsamına alınan bilgi ve belgelere göre davacının galleye müstehak vakıf evladı olduğunun İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.11.1996 tarihli ve 1996/560 Esas,1996/96 Karar sayılı ve İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29.12.2016 tarih ve 2014/197 Esas, 2016/508 Karar sayılı kesinleşen kararlarıyla sabit olduğu, diğer taraftan tevliyet şartlarına yönelik olarak yapılan incelemede davacıdan yaşça büyük olan vakıf evladı ...'ün Vakıflar Genel Müdürlüğü Merkez Tevcih Komisyonunun 01/08/1988 tarihli ve 7 sayılı kararı ile mütevelllikten azledildiği, diğer vakıf evladının ise noterden düzenlenen feragatname ile mütevellilikten feragat ettiği, buna göre İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek davacının ... Vakfının evladı olduğuna dair kararın kesinleşmesinin beklenilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, vakıf evladı olmak ile vakfın tevliyete ehil evladı olmak kavramlarının birbirinden farklı kavramlar olduğunu, bilirkişi raporuna göre tevliyet için aynı batındaki erkek evladlardan büyük, reşit ve iyi huylu olanın mütevelli olabileceğini, rapora göre davacıdan büyük olan iki vakıf evladının ... ve ... olduğunu, ...'ün mahkeme kararı ile mütevelli olduğunu ve daha sonra mütevellilikten azledildiğini, azledilen ...'ten feragatname alınmasına gerek yok ise de büyük evlad ...'dan her iki vakıf için mahkeme huzurunda veya noter onaylı feragatname alınması gerektiğini, açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, mülhak vakfa mütevelli atanma kararına esas teşkil etmesi yönü ile vakfın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 5737 sayılı Vakıflar Kanunun 77. maddesinin ikinci fıkrası (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden Vakıflar Genel Müdürlüğüne iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.