Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/11084 E. , 2024/2624 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11084 Karar No : 2024/2624 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVACI) ... Taşıyıcılar Kooperatifi VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/11084 E. , 2024/2624 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11084 Karar No : 2024/2624 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVACI) ... Taşıyıcılar Kooperatifi VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlemek suretiyle elde ettiği gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporunu done alan takdir komisyonu kararı uyarınca 2017 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile Ocak ila Temmuz dönemleri için üç kat, diğer dönemler için ise tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporundaki tespitlerden, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, Temmuz 2016 dönemine ait olup 2017 yılı içinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ise kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusu, değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Temmuz 2016 dönemine ait olup aynı yıl içinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği ancak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinde, 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılan tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen lehe düzenleme dikkate alındığında, vergi ziyaı cezasının ancak tekerrüre esas alınan ceza tutarı olan 622,17-TL kadar artırılabileceği gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare istinaf başvurusu kabul edilerek söz konusu hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra değinilen ceza azaltılmıştır. Yargılama giderinin taraflarının haklılık oranına göre paylaştırılması gerektiği gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının, yargılama giderine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idare istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra yargılama gideri tarafların haklılık durumuna göre paylaştırılmıştır. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından, vergi tekniği raporunun eksik incelemeye dayalı, somut bilgi ve değerlendirmelerden uzak olduğu, ticari faaliyetinin tamamen gerçek işlemlere dayandığı, yoklamalarda faal olduğunun saptandığı, satış yapılan mükellefler nezdinde herhangi bir karşıt inceleme gerçekleştirilmediği, yapılan tarhiyatın hukuka aykırı düştüğü ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesinin (a) bendine 01/07/2016 tarih ve 6723 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle "Danıştay'ın temyiz mercii olarak görevi, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlıdır." hükmü eklenmiş olup yapılan bu düzenleme ile Danıştay'ın temyiz mercii olarak görevi hukuka uygunluk denetimi ile sınırlandırılarak yeniden vaka incelemesi yapamayacağı kurala bağlanmıştır. Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkün olup dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri yukarıda sözü edilen yasal düzenleme uyarınca hukuki denetimle sınırlı olarak incelenen kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 06/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.