7. Ceza Dairesi 2023/8860 E. , 2023/11448 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/576 E., 2023/254 K. SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 i
**7. Ceza Dairesi 2023/8860 E. , 2023/11448 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/576 E., 2023/254 K. SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2013 tarihli ve 2012/187 Esas, 2013/399 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ... hapis cezası ile 12.480,00 TL adlî para cezası verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, katılan vekilinin itirazı üzerine ise Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/718 D. İş sayılı kararı ile kamu zararının giderilmesi koşulunun oluşup oluşmadığı hususunun araştırılması yönünden anılan hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir. 2.Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli ve 2013/494 Esas, 2016/417 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 52 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ... hapis ve 12.480,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın 2 yıl süreyle denetime tâFbi tutulmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 3.Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2016 tarihli kararının sanık ... tarafından temyizi üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tebdirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile sanık lehine getirilen düzenlemelerin yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle mahkemesine iade edilmiştir. 4.Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2020/576 Esas, 2023/254 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca erteli 1 yıl 8 ... hapis cezası ve 8.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın 2 yıl süre ile denetim süresine tâbi tutulmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... vekilinin temyiz sebebi; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesi müessesesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; müvekkilinin suç işleme kastı bulunmadığına, suça konu ürünün ancak bazı kimyasal işlemler sonucu mazot olarak kullanılabilecek bir yakıt olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğuna ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; ihbar üzerine kolluk görevlilerince Bursa 1. Sulh Ceza Mahkemesinden alınan arama kararına istinaden park halinde bulunan sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı tankerde yapılan incelemede, aracın üzerinde ''...'' ve ''boş'' ibareli levhaların takılı olduğu, tankerin hazne kapaklarında ve boşaltım vanalarında mühür bulunmadığı, sevk irsaliyesinde 20.150 kg akışkanlık düzenleyici yazmasına rağmen yapılan tartımda araçta 19.070 kg ürün bulunduğu anlaşılmıştır. 2.Suça konu eşyaya ilişkin ... N-F Gres Madeni yağ firması tarafından ... Madeni Yağ firması adına düzenlenen 30.11.2011 tarihli irsaliyeli fatura ile ... Madeni Yağlar ve Kimya Nakliye Pazarlama firması tarafından ... Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen 25.12.2011 tarihli sevk irsaliyesi dava dosyasında mevcuttur. 3.Tübitak MAM tarafından düzenlenen 10.01.2012 tarihli analiz raporuna göre söz konu mineral yağ esaslı olduğu, çözücü içermediği, TS 13369 standartına uygun baz yağı olmadığı, 5015 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin beşinci bendinde yer alan ''akaryakıt'' tanımına uymadığı, enerji elde etmek amacıyla kullanılabileceği ve dizel motorlarda kullanılmak üzere yasa dışı yollarla piyasaya sürülebileceği değerlendirilmiştir. 4.Sanık ...'ın tüm aşamalarda; araçta 2 aydır şoför olarak çalıştığını, ürünü sevk irsaliyesinde de yazdığı gibi ... Madeni Yağ firmasından 25.12.2011 tarihinde yüklettirdiğini, tankeri boş hali ile tarttırdığında 13.280 kg geldiğini, ürün yüklendikten sonra ise şirket sahibi olarak bildiği ... isimli kişinin kendisine sevk irsaliyesini verdiğini, tankeri mühürlemediklerini fakat kendisinin de neden mühürlemediklerini sormadığını, ürünü İzmir Kemalpaşa'da bulunan ... isimli firmaya götüreceğini, tankeri ... olarak tarttırdığında ise 31.340 kg geldiğini, aradaki farkın 18.060 kg olduğunu, neden kantar sonucuna göre irsaliye düzenlemediklerini bilmediğini beyan ettiği, bozma sonrası ise sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin ödeme ihtaratı yapıldığı ve ödeme durumu olmadığını beyan ettiği belirlenmiştir. 5.Malen sorumlu sıfatı ile kamu davasına katılmasına karar verilen ürün sahibi ... Madeni Yağ firması vekilinin 07.05.2015 tarihli celse; söz konusu ürünün baz yağ olduğunu, suç unsurlarının oluşmadığını, sanığın müvekkiline ait ürünü çok defa taşıdığını, yine benzer bir dosyada sanık hakkında beraat kararı verildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.5015 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine eklenen 21/c bendinde “Bu kanunun uygulanmasında ... Kaçak petrol ... c) Kurumdan izin alınmadan; akaryakıt haricinde kalan solvent, madenî ve baz yağ, asfalt, solvent nafta ve benzeri petrol ürünlerinden elde edilen akaryakıtı ya da akaryakıta dönüştürmek maksadıyla kullanılan veya bulundurulan akaryakıt haricinde kalan solvent, madenî ve baz yağ, asfalt, solvent nafta ve benzeri petrol ürünlerini, ... ifade eder.” hükmünün düzenlendiği gözetilmekle, olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki tanker içerisinde 18.200 kg organik çözücü içermeyen mineral yağ esaslı petrol ürünü ele geçirildiği cihetle; dava konusu eşyanın anılan yasa maddesi gereğince akaryakıta dönüştürmek maksadıyla kullanıldığı ve bulundurulduğu yönündeki delillerin ve 5576 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle 5015 sayılı Kanun'a eklenen ek 5 inci maddesinin birinci fıkrasında sayılan seçimlik hareketlerden bir veya birkaçının somut olayda nasıl gerçekleştiği yönündeki deliller ve tespitlerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılıp temyiz denetimine imkan verecek şekilde açıklanmadan, ayrıca ele geçen dava konusu eşyanın yabancı menşeili olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılarak eylemin 5015 sayılı Kanun veya 5607 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığı belirlenmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin katılma hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yargılamanın sonlandırılması, 3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 25.12.2011, iddianame düzenleme tarihinin 08.02.2012 olduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan incelemede; sanığa ilişkin Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/317 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 20.01.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 06.04.2012 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2020/576 Esas, 2023/254 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin, katılan ... vekilinin ve şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.