Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiler kapsamında edimlerin eksiksiz tamamlanıp yerine getirildiğini, ancak davalının şifahen yapılan tüm ihtarlara rağmen davalının cari hesap alacağını ödemediğini, bunun üzerine ödenmeyen cari hesap alacağının tahsili için ------- sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığını, borçlu davalının borca itirazı ile birlikte yetki itirazında bulunuğunu, yetki itirazının taraflarınca kabul edildiğini, d
davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Başkanı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.07.2019 tarihinde, müvekkili şirket tarafından, müvekkil şirket'in başka bir ildeki şubesine ulaştırılmak üzere kargoya verilen kıymetli evraklar (37 Adet Senet ve 14 Adet Çek), hırsızlandığını, bu hususta İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu ve İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/309 Esas sayılı dosyasından senet iptali davası açıldığını, çalınan ve sahte imza kaşe ile cirolanan senetlerle ilgili olarak, ikame edilen Bono Ziyaı ve İptali davasında, takibe konu ilgili senet hakkında yapılan ilanın süresi dolduğunu, ilan süresinin dolmasından sonra davalıların müvekkili şirkete ait sahte kaşe ve imza ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından icra takibine girişildiğini, bu nedenle icra dosyasının celbi ile, İİK m.72/2 uyarınca, söz konusu icra takip dosyasının yargılama süresi sonuna kadar, yatıracağı, takibe konu senedin %15'i nisbetindeki teminat ile senet hırsızlığı ve (sahte imza ve kaşe sonucu oluşan) senet arkasında yapılan sahtecilik de göz önüne alınarak, tüm taraflar adına, ihtiyati tedbiren durdurulmasına, Nihayetinde, bahsi geçen senet zayii konulu dava olan İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/309 Esas sayılı dosyasında yapılan ilan süreleri dolmuş olduğundan, TTK m.763 gereğince, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu senedin müvekkil şirkete iade edilmesine, Senet müvekkil şirkete iade edileceğinden, alacaklının yetkisiz hamil haline gelecek olmasıyla ve nihayetinde bono iptali için ilan süresi dolmuş olduğundan, sürenin dolmasından sonra ikame edilen senedin dayandığı takip olan, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takibin iptaline, Müvekkili şirket ... A.Ş.'nin, bono arkasında ciranta olarak isimleri geçen,...Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ... San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve nihayetinde, alacaklı gözüken son ciro alan, takipte alacaklı gözüken, ... ünvanlı gerçek ve tüzel kişilerin, hiçbirisine, hiçbir borcu bulunmadığından dolayı, adı geçen şahıs ve şirketlerle müvekkil şirket arasında, hiçbir zaman, hiçbir şekilde ticari ilişki bulunmaması hasebiyle, müvekkil şirketin söz konusu gerçek ve tüzel kişilere, herhangi bir borcunun bulunması da mümkün olmadığından, müvekkil şirketin adı geçen gerçek ve tüzel kişilere herhangi bir borcunun bulunmadığına dair Menfi Tespit kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, kıymetli evrak(bono) nedeniyle alacaktan kaynaklı menfi tespit talebine ilişkin olup, İİK m.72'ye dayanan ticari dava niteliğindeki menfi tespit ve istirdat davaları sonunda verilen hüküm ve kararların istinaf inceleme görevi, Hakimler ve Savcılar Kurulunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri İş bölümü ile ilgili 21/06/2019 tarihli ve 678 sayılı kararı ile 02.09.2019 tarihinden itibaren geçerli İş bölümü Kararı uyarınca 18.Hukuk Dairesinin görevine giren dava ve uyuşmazlıkların 6502 s.Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile 6098 s.T....nun 2. Kısmında düzenlenen ve diğer dairelerin görev alanında kalmayan dava ve işlere bakmakla görevli olması, dava konusu uyuşmazlığın H.S.K.'nun iş bölümü Kararı hükümleri uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine aittir.Bu itibarla, HMK. m. 352 uyarınca Dairemizin görevsizliğine ve dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği kanaatine oybirliğiyle varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.