Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/1864 E. , 2025/1171 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/1864 Karar No : 2025/1171 DAVACI : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : İzmir ili, Bornova ilçesi sınırları içerisinde yer alan Naldöken Birinci ve İkinci Derece Kara Askeri Yasak Bölgesi sınırlarının yeniden düzenlenmesine dair Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafında
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/1864 E. , 2025/1171 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/1864 Karar No : 2025/1171 DAVACI : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : İzmir ili, Bornova ilçesi sınırları içerisinde yer alan Naldöken Birinci ve İkinci Derece Kara Askeri Yasak Bölgesi sınırlarının yeniden düzenlenmesine dair Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 07/11/2022 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin ve anılan plana askı süresi içerisinde yapılan itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin nesnel ve teknik gerekçelere dayanmaksızın, alana ilişkin mevcut plan kararlarını yok sayarak hazırlandığı ve alanın bütünlüğü ile sosyal altyapı dengesini bozucu mahiyette olduğu, mevcut plan kararları ile çeliştiği, geçmişte kamulaştırılacağı ifade edilerek askeri alana dahil edilen şahıs parsellerinin günümüze kadar kamulaştırma işlemlerinin yapılmadığı, gelinen noktada bahsi geçen parsellerin kamulaştırma davalarına konu olması sebebiyle askeri alan sınırları dışına çıkarılarak sorunun yüzeysel sekilde çözülmeye çalışılmasının amaçlandığı, imar planında yeşil alan kullanımındaki bölgenin ise askeri alan sınırına dahil edildiği, söz konusu düzenlemenin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olduğu, aynı zamanda alan içerisinde belediye hizmet alanı ve orman alanı olarak planlanan bölgelerin askeri alan sınırlarına dahil edildiği, Naldöken askeri alanı ve askeri yasak bölgesinin güneyinde yer alan, 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında "... askeri alan ve güvenlik bölgesi" olarak belirlenen bölgeye denk gelen alanın dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile "askeri yasaklı bölge" gösteriminin kaldırıldığı, gösterimin kaldırılmasını gerektiren herhangi bir gerekçe bulunmamakla birlikte dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği plan açıklama raporunda da konuya ilişkin herhangi bir hükmün yer almadığı, dava konusu plan değişikliği ile yalnızca Milli Savunma Bakanlığının üzerindeki kamulaştırma yükünün kaldırılmasının amaçlandığı, yine bir kamu kurumu olan idarelerinin bu yükün altına itildiği ve kamu kurumları arasında eşitsiz bir tutum sergilendiği, dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin mevcut planın ana kararlarını, bütünlüğünü ve sosyal ve teknik altyapı dengesini bozacak nitelik taşıması, idarelerine hakkaniyete aykırı şekilde kamulaştırma yükü getirmesi, 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine, kamu yararına, planlama esasları ve şehircilik ilkelerine aykırı olması sebepleri ile iptaline karar verilmesi gerekiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davalı tarafından, askeri alanlar ve askeri yasak güvenlik bölgelerinin, plan kararları ile önerilebilecek arazi kullanım kararları olmadığı, ilgili mevzuat uyarınca belirlenen özel kanunlara tabi alanlar olduğu ve plan kararlarına altlık teşkil ettiği, askeri alan kullanımından çıkarılan alanların, öncelikle sosyal donatı alanı olarak kullanılması yönünde plan hükmü düzenlemesinin, dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinin 8.14.3 sayılı plan hükmünde de yer aldığı fakat bu durumun bir zorunluluk haline getirilmediği, diğer yandan dava konusu çevre düzeni planı değişikliği ile Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 27. maddesinin 3. fıkrasına aykırı biçimde sosyal donatı alanlarını azaltıcı nitelikte yapıldığı iddiasının hukuki ve nesnel temellerinin bulunmadığı, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının, niteliği ve ölçeği gereği sosyal donatı alanlarının gösterildiği bir plan olmadığı, dava dilekçesinde yer alan iddiaların, hukuki ve teknik açıdan yoksun olduğu, planın iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dosyadaki belgelerin incelenmesinden, çevre düzeni planı değişikliğine konu olabilecek alanda yer alan dava konusu alanda, anılan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin plan hazırlık çalışmaları sırasında elde edilen kurum verileri çerçevesinde, askeri alanlar ve askeri yasak güvenlik bölgesi sınırlarının plana işlendiği ve plan kararlarına altlık teşkil ettiği, bu doğrultuda lejant gösterimine uygun olarak plan kullamınının getirildiği, dava konusu plan değişikliğinde özel statülü alanların (yasal statülü) ve bu alanlara ilişkin verilerin plana işlenmesinin planlama sürecinin doğal ve zorunlu bir parçası olduğu, ayrıca çevre düzeni planı üzerinden ölçü alınarak uygulama yapılamayacağından, alt ölçekli planlarda ilgili idarelerin yetkileri dahilinde uygulama yapılabileceği, davacının öne sürdüğü iddiaların planı kusurlandırmadığı anlaşıldığından dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinde çevre düzeni planının ilke, hedef ve stratejileri ile planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava; İzmir ili, Bornova ilçesi sınırları içerisinde yer alan Naldöken 1. ve 2. Derece Kara Askeri Yasak Bölgesi sınırlarının yeniden düzenlenmesine yönelik olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 07/11/2022 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin ve anılan plana askı süresi içerisinde yapılan itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır. 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiş; 10/07/2018 tarihli 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." şeklinde tanımlanmış; aynı Yönetmelikte, Çevre düzeni planının coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılacağı; Çevre düzeni planları hazırlanırken, varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, imar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınmasının esas olduğu kuralına yer verilmiştir. Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2.fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Çevre düzeni planları, varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak, ilgili kurum ve kuruluşlardan elde edilen veriler ve bu veriler kapsamında yapılan analiz, etüt ve araştırmalar sonucunda, tarihi, doğal ve kültürel değerlerin korunması ve geliştirilmesinin yanı sıra kontrollü kentleşmenin ve gelişmenin hedeflendiği, imar planlarını yönlendirecek strateji ve politikaların ve bunun yansıması mekansal kararların üretildiği, şematik dili olan, plan notları ve raporuyla bütün olan planlardır. Dolayısıyla genel arazi kullanım kararları getiren çevre düzeni planlarına ilişkin kararlar, gelecekteki nüfusun durumu hakkında kestirimlerin yapılması suretiyle yerleşim ve sanayi alanlarının gelişme yönünün belirlenmesi ve bu sırada, tarım alanları, orman alanları, meralar, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapının korunması, diğer bir ifade ile fiziksel çevrenin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması, yatırımların yer seçimlerinin ve gelişme eğilimlerinin yönlendirilmesi ve toprağın korunma, kullanma dengesinin en rasyonel biçimde belirlemesi amacıyla oluşturulur. Bu niteliği itibariyle çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak olan çevre düzeni planlarının, yine bu plana dayanılarak yapılan ve parsel bazında arazi kullanım kararlarını belirleyen 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlardan farklı olduğu kuşkusuzdur. Çevre düzeni planı kararlarının kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar, ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan veriler değerlendirilerek oluşturulması gerekmektedir. Nüfus projeksiyonlarına göre, yerleşim alanlarının belirlenmesi ve bu doğrultuda, tarım alanları, orman alanları, meralar, jeolojik açıdan sakıncalı alanların korunması gerektiğinden bu tür alanlarda, münferit kentsel gelişme taleplerinin plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlığa konu plan değişikliğinin, Plan Açıklama Raporunda; "4.4.8. Askeri Alanlar ve Askeri Yasak Bölgeler Çevre düzeni planı içinde tanımlanmış bir başka arazi kullanım türü askeri alanlardır. Planlama Bölgesi içinde bulunan askeri alanların sınırları ve askeri yasak bölgelerin sınırları planlara değiştirilmeden aktarılmış ve korunmuştur. Askeri yasak bölgelerdeki yapılaşmalara ilişkin uygulamalar ve askeri alanların zaman içinde boşaltılması ile kentsel alanda ortaya çıkacak boşlukların kamu yararı amacıyla değerlendirilmesine ilişkin kurallar planın hükümleri arasında düzenlenmiştir. " açıklamalarına yer verilmiştir. İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin Plan Notlarında; "4.53. Askeri Alanlar: 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu kapsamında kalan alanlardır. 8.14. Askeri Alanlar 8.14.1. Bu alanlarda, 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu ve bu kanuna ilişkin yönetmelik hükümleri geçerlidir. 8.14.2. NATO akaryakıt boru hattının sağında ve solunda 5’er metrelik kamulaştırma güzergahında ve boru hattı üzerine ve boru hattı boyunca yol açılmaması, planlanmış yolların güzergahlarının kaydırılması zorunludur. 8.14.3. Bu planda gösterilen askeri alanların Milli Savunma Bakanlığı tarafından askeri alan dışına çıkarılarak ilgili idaresine tahsis veya devir edilmesi halinde, çevre düzeni planı değişikliği yapılmaksızın bu alanlar alt ölçekli planlarda öncelikle eksik olan sosyal ve teknik altyapı alanı olarak kullanılmak üzere ilgili idaresince kentsel yerleşme alanı olarak planlanabilir. Onaylanan planlar veri tabanına işlenmek üzere sayısal ortamda bakanlığa gönderilir. " düzenlemelerine yer verilmiştir. Dava konusu İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ilişkin gerekçe raporunda ; İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğünün 31/08/2021 tarih ve 1615738 sayılı yazısı ekinde yer alan Kara Kuvvetleri Komutanlığı Ege Ordusu Komutanlığının (Harekat Başkanlığı) 23/08/2021 tarih ve 6866114 sayılı yazısı ile İzmir İli, Bornova İlçesi sınırları içerisinde yer alan “Naldöken Birinci ve İkinci Derece Kara Askeri Yasak Bölgesi” sınırlarının İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında güncellenmesi talep edildiği, yapılan inceleme sonucunda talep konusu askeri yasak ve güvenlik bölgesi sınırlarının 09/12/2020 tarih ve 3295 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yeniden düzenlendiği, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin çevre düzeni planlarında değişiklikleri düzenleyen 20. maddesinin 2. fıkrasının “(d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesi” kuralı çerçevesinde dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin hazırlandığı belirtilmiştir. Bu durumda 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının niteliği ve plan notları dikkate alındığında, çevre düzeni planı değişikliğine konu olabilecek alanda yer alan dava konusu alanda, anılan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin plan hazırlık çalışmaları sırasında elde edilen kurum verileri çerçevesinde, askeri alanlar ve askeri yasak güvenlik bölgesi sınırlarının plana işlendiği ve plan kararlarına altlık teşkil ettiği, bu doğrultuda lejant gösterimine uygun olarak plan kullamınının getirildiği, dava konusu plan değişikliğinde özel statülü alanların (yasal statülü) ve bu alanlara ilişkin verilerin plana işlenmesinin planlama sürecinin doğal ve zorunlu bir parçası olduğu, ayrıca çevre düzeni planı üzerinden ölçü alınarak uygulama yapılamayacağından, alt ölçekli planlarda ilgili idarelerin yetkileri dahilinde uygulama yapılabileceği anlaşıldığından dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinde çevre düzeni planının ilke, hedef ve stratejileri ile planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde yer alan Kara Kuvvetleri Komutanlığı Ege Ordusu Komutanlığının (Harekat Başkanlığı) ... tarih ve ... sayılı yazısı ile İzmir İli, Bornova İlçesi sınırları içerisinde yer alan “Naldöken Birinci ve İkinci Derece Kara Askeri Yasak Bölgesi” sınırlarının İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında güncellenmesinin talep edildiği, yapılan inceleme sonucunda talep konusu askeri yasak ve güvenlik bölgesi sınırlarının 09/12/2020 tarih ve 3295 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yeniden düzenlendiği, değişen verilere bağlı olarak dava konusu 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 07/11/2022 tarihinde onaylandığı, anılan plan değişikliğinin 24/11/2022-23/12/2022 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından askı süresi içinde yapılan itirazın zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde çevre düzeni planı; varsa mekansal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçekli planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plan olarak tanımlanmış, 8. maddesinin 1. fıkrasında; planların tanımlaması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir. 10/07/2018 tarihli 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır. Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir. Anılan 19.maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı maddenin 3.fıkrasında, "Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır. Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2.fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Çevre düzeni planı kararlarının kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar, ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan veriler değerlendirilerek oluşturulması gerekmektedir. Nüfus projeksiyonlarına göre, yerleşim alanlarının belirlenmesi ve bu doğrultuda, tarım alanları, orman alanları, meralar, jeolojik açıdan sakıncalı alanların korunması gerektiğinden bu tür alanlarda, münferit kentsel gelişme taleplerinin plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekmektedir. Stratejik mekânsal planlama, kentsel gelişimi yalnızca fiziksel gelişim kapsamında ele alan bir yaklaşım değildir. Fiziksel gelişmenin yanı sıra, kentteki sosyal, kültürel, ekonomik, yerel örgütsel gelişime ilişkin stratejileri de içerir. Çevre düzeni planları, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirmekte olup, stratejik bir plan olması sebebiyle fiziki kullanım kararları içermemektedir. Genel ilke olarak, plan kararları ile fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın koruma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amaçlanır.Bu amaç çerçevesinde, çevre düzeni planı ölçeğinde hangi usûl ve esaslara göre planlama yapılacağı ayrıntıları ile ilgili Kanun ve Yönetmeliklerde düzenlenmiştir. Bir bölgede önceki plan kararları ile belli bir amaca yönelik tanımlama yapılmış olması o bölgenin tamamının amacı, kapsamı, niteliği ve esasları ilgili mevzuatta belirlenmiş olan çevre düzeni planında aynı amaca tahsis edileceği sonucunu doğurmaz. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 20. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kamu yatırımlarına ve değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli ve geçerli sebeplerin bulunması ve bu hususun gerekçelendirilebilmesi halinde, çevre düzeni planlarında değişiklik yapılması mümkündür. Dava konusu değişikliğin, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının hedef, ilke, strateji ve kararlarına uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi için anılan plan düzenlemelerinin, Plan Açıklama Raporu ve Plan Notları çerçevesinde irdelenmesi gerekmektedir. İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin Plan Açıklama Raporunda; "4.4.8. Askeri Alanlar ve Askeri Yasak Bölgeler Çevre düzeni planı içinde tanımlanmış bir başka arazi kullanım türü askeri alanlardır. Planlama Bölgesi içinde bulunan askeri alanların sınırları ve askeri yasak bölgelerin sınırları planlara değiştirilmeden aktarılmış ve korunmuştur. Askeri yasak bölgelerdeki yapılaşmalara ilişkin uygulamalar ve askeri alanların zaman içinde boşaltılması ile kentsel alanda ortaya çıkacak boşlukların kamu yararı amacıyla değerlendirilmesine ilişkin kurallar planın hükümleri arasında düzenlenmiştir. " açıklamalarına yer verilmiştir. İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin Plan Notlarında; "4.53. Askeri Alanlar: 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu kapsamında kalan alanlardır. 8.14. Askeri Alanlar 8.14.1. Bu alanlarda, 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu ve bu kanuna ilişkin yönetmelik hükümleri geçerlidir. 8.14.2. NATO akaryakıt boru hattının sağında ve solunda 5’er metrelik kamulaştırma güzergahında ve boru hattı üzerine ve boru hattı boyunca yol açılmaması, planlanmış yolların güzergahlarının kaydırılması zorunludur. 8.14.3. Bu planda gösterilen askeri alanların Milli Savunma Bakanlığı tarafından askeri alan dışına çıkarılarak ilgili idaresine tahsis veya devir edilmesi halinde, çevre düzeni planı değişikliği yapılmaksızın bu alanlar alt ölçekli planlarda öncelikle eksik olan sosyal ve teknik altyapı alanı olarak kullanılmak üzere ilgili idaresince kentsel yerleşme alanı olarak planlanabilir. Onaylanan planlar veri tabanına işlenmek üzere sayısal ortamda bakanlığa gönderilir. " düzenlemelerine yer verilmiştir. Dava konusu İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ilişkin gerekçe raporunda (syf. 1-2); İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğünün 31/08/2021 tarih ve 1615738 sayılı yazısı ekinde yer alan Kara Kuvvetleri Komutanlığı Ege Ordusu Komutanlığının (Harekat Başkanlığı) 23/08/2021 tarih ve 6866114 sayılı yazısı ile İzmir İli, Bornova İlçesi sınırları içerisinde yer alan “Naldöken Birinci ve İkinci Derece Kara Askeri Yasak Bölgesi” sınırlarının İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında güncellenmesinin talep edildiği, yapılan inceleme sonucunda talep konusu askeri yasak ve güvenlik bölgesi sınırlarının 09/12/2020 tarih ve 3295 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yeniden düzenlendiği, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin çevre düzeni planlarında değişiklikleri düzenleyen 20. maddesinin 2. fıkrasının “(d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesi” kuralı çerçevesinde dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin hazırlandığı belirtilmiştir. Dosyadaki belgelerin incelenmesinden, çevre düzeni planı değişikliğine konu olabilecek alanda yer alan dava konusu alanda, anılan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin plan hazırlık çalışmaları sırasında elde edilen kurum verileri çerçevesinde, askeri alanlar ve askeri yasak güvenlik bölgesi sınırlarının plana işlendiği ve plan kararlarına altlık teşkil ettiği, bu doğrultuda lejant gösterimine uygun olarak plan kullamınının getirildiği, dava konusu plan değişikliğinde özel statülü alanların (yasal statülü) ve bu alanlara ilişkin verilerin plana işlenmesinin planlama sürecinin doğal ve zorunlu bir parçası olduğu, ayrıca çevre düzeni planı üzerinden ölçü alınarak uygulama yapılamayacağından, alt ölçekli planlarda ilgili idarelerin yetkileri dahilinde uygulama yapılabileceği, davacının öne sürdüğü iddiaların planı kusurlandırmadığı anlaşıldığından dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinde çevre düzeni planının ilke, hedef ve stratejileri ile planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ....-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ....-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.