Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/646 E. , 2024/5305 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/646 Karar No:2024/5305 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Akaryakıt Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sa…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/646 E. , 2024/5305 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/646 Karar No:2024/5305 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Akaryakıt Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, 1240 sayılı Kurul kararında yer alan otomasyon sistem kılavuzunda tanımlanan tüm yükümlülüklerini yerine getirmediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.220.624,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından yapılan incelemede davacı şirkete ait UE kodlu tablolara erişilemediğinin tespit edilmesi üzerine davacı şirkete gönderilen ...tarih ve ... sayılı yazıyla 10 gün içinde uzaktan erişim sistemine ait bilgilerin (kullanıcı adı, şifre, erişim adresi) davalı idareye gönderilmesi, uzaktan erişim sisteminin erişimlerine açılması ve 1240 sayılı Kurul kararında belirtildiği şekilde tüm yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin istenildiği, davacı şirket tarafından sunulan 23/03/2018 tarihli cevabi yazısında, sehven uzaktan erişim sistemine ilişkin bilgilerin sunulmadığının belirtildiği, 18/05/2018 tarihinde yapılan kontrollerde, rastgele seçilen bayiler üzerinde yapılan incelemede UE-lt, UE-lp ve plaka bazlı satışlar arasında ciddi farklılıklar olduğu, bu durumun 1240 sayılı Kurul kararının 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine aykırılık teşkil ettiği, bağlantısı olmayan bayilerle ilgili olarak hangi sebepten dolayı bağlantının olmadığının her bir tank ve pompa için gösterilmesi gerekmesine rağmen bu tarz bir iyileştirmenin dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketçe yapılmadığı, toplam online/offline ekranında 19 tane bayisi online olmasına rağmen, son 15 saat UE-lt raporu incelendiğinde sadece 16 tanesinin bilgilerinin yer aldığı, davacı tarafından bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine soruşturma raporunun düzenlendiği, 25/07/2018 tarihinde saat 11:00'de başlatılan incelemede, toplam 26 istasyonlu bayisinin 3 tanesinin 24/07/2018 tarihinde tüm gün offline olduğu, online olan 23 bayisinin verileri incelendiğinde ise 14 tanesinin UE-lt, UE-lp ve plaka satışlarının birbiriyle neredeyse tamamen alakasız olduğunu, diğer bayilerin ise satış yapmaması sebebiyle aksaklık olmadığı hususunun tespit edildiği, uzaktan erişim ile çekilen ham veriler incelendiğinde de, UE-lt verilerinde bir önceki stok kapanış ile bir sonraki stok açılış arasında fark olmaması gerekirken, bazı bayilerde farklılıklar olduğu, bunların da sistemin doğru çalışmasını engelleyen faktörler arasında yer aldığı tespit edildiğinden, uzaktan erişim sisteminin davalı idarenin kullanımına açılması hususunun ve 1240 sayılı Kurul kararında belirtilen tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesinin davacı şirketten talep edildiği, verilen bu süre içerisinde de davacı şirket tarafından uzaktan erişim sistemlerini davalı idarenin erişimine açılmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu idari para cezasına sebep olarak gösterilen fiillin düzeltilebilir fiil kapsamında olduğu, bu nedenle ihtar müessesesinin uygulanması gerektiği, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN: Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Dağıtıcı lisans kapsamında faaliyet gösteren davacı şirketin uzaktan erişim sistemini Kuruma açma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle ... tarih ve ... sayılı Başkanlık Olur’u kapsamında doğrudan soruşturmaya başlanılmış, yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen soruşturma raporunda, ''uzaktan erişim sistemine erişimin sağlanamadığının ve halihazırda aykırılıkların devam ettiği" tespit edilmiş, davacı şirketten savunma talep edilmiş, ancak davacı şirketin yazılı savunmasında ileri sürülen hususların lisans sahibini haklı gösterecek nitelikte olmadığı değerlendirilerek 1240 sayılı Kurul kararında yer alan otomasyon sistem kılavuzunda tanımlanan tüm yükümlülüklerini yerine getirmediğinin tespit edildiğinden bahisle davacı şirkete idari para cezası verilmesi üzerine, buna ilişkin Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 19. maddesinde idari para cezaları, "İdari yaptırımlar" başlıklı 20. maddesinde ise esas olarak piyasa faaliyetinin (geçici veya süresiz) durdurulması ve lisans iptali hususları düzenlenmiştir. 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 33. maddesi ile, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesi, "İdari yaptırımlar; tedbirler, lisans iptalleri ve idari para cezalarından oluşur. (...) Bu Kanuna göre idari yaptırımlar aşağıdaki usulde yürütülür: a) Lisans sahibi kişiler hakkında bu Kanuna, ikincil mevzuata veya lisans hükümlerine, Kurul kararlarına aykırı davranılması hâlinde; Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller için ilgilisine Kurum veya Kurumca yetkilendirilen kuruluşlar tarafından, otuz gün içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi halde hakkında geçici durdurma yapılabileceği ihtar edilir. Verilen ihtar süresi sonunda mevzuata aykırı durumu devam ettirenlerin ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiilin tespit tarihinden itibaren iki yıl içerisinde tekrar edilmesi halinde ise ihtar işlemi uygulanmaksızın ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Geçici durdurma süresince, tehlikeli eylemin veya kötüniyetin veya ürünlerde zarar oluşmasının önlenmesi ile faaliyetin durdurulmasına neden olan durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin faaliyetler dışında hiçbir piyasa faaliyeti yapılamaz. Geçici durdurma süresi sonunda da tespit edilen aykırılıklar giderilmezse, faaliyetin durdurulmasına devam edilerek soruşturma başlatılır ve gerekli idari yaptırımlar uygulanır. (...)" şeklinde değiştirilmiştir. 7164 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olan ve Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller için, 20'nci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen ihtar yapıldıktan sonra sonucuna göre gerekirse idari soruşturma başlatılarak yaptırımlar uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce lisansı sonlandırılan veya iptal edilenler hakkında düzeltme imkânı bulunan fiiller için herhangi bir idari işlem tesis edilmez." kuralına yer verilmiştir. Öte yandan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, diğer genel hükümlerinin, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idari yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhal uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır. 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer verilen kural kapsamında ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile, "Uzaktan erişim sistemine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi" niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiiller arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 7164 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önce, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde idari para cezaları, 20. maddesinde ise diğer yaptırımlar düzenlenmiş olup, idari para cezalarının da idari yaptırım oldukları hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte, 5015 sayılı Kanun'da idari para cezaları ile diğer yaptırımlar farklı usul ve esaslara bağlanmıştır. Bu bağlamda 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde, 15 günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi yönünde yapılması gereken ihbar, idari para cezası verilebilmesinin ön şartı olarak belirtilmediği halde, idari para cezası dışındaki idari yaptırımları düzenleyen 20. maddesinin önceki metninde, lisans iptali için aykırılığın giderilmesi yönünde 15 günlük süre tanıyan ihbar yapılması zorunlu görülmüştür. Daha da önemlisi, ilgiliye verilen 15 günlük süre içerisinde aykırılıklar giderildiği takdirde piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla birlikte, söz konusu aykırılığın verilen süre içerisinde giderilmiş olması idari para cezası verilmesine engel değildir. Başka bir anlatımla, ilgilinin mevzuata aykırı fiili hem idari yaptırım uygulanmasını hem de idari para cezası verilmesini gerektiriyorsa, aykırılığın verilen süre içerisinde giderilmesi durumunda ilgilinin piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulması ve lisans iptali gibi yaptırımlar uygulanmayacak, ancak söz konusu mevzuata aykırılık nedeniyle idari para cezası uygulanabilecektir. Değişiklikten sonra ise, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan yeni düzenleme ile, idari yaptırımlar sayılmış ve idari para cezalarının da 20. maddedeki hükme tabi olacağı belirtilmiştir. Bu itibarla, 19. maddede yer verilen idari para cezalarına ilişkin fiillerden Kurul tarafından belirlenen "niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olanlar" için otuz günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi halde hakkında geçici durdurma yapılabileceğinin ihtar edileceğine ilişkin düzenlemenin, idari para cezaları yönünden cezalandırılmadan önce mevzuata aykırı davranışta bulunan kişi veya kişilere söz konusu aykırılığın ortadan kaldırılması için tanınmış bir imkan olduğu, bu yönüyle ihtarın kişinin cezalandırılabilmesine ilişkin bir ön şart teşkil ettiği ve anılan Kanun değişikliğinin failin lehine olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiilleri işleyenlerin önceki kanun döneminde doğrudan idari para cezasına muhatap oldukları hâlde, söz konusu kanun değişikliğinden sonra aynı fiilleri işleyenlerin ihlalin ortadan kaldırılması hususunda ihtar edilmelerinin öngörülmesi, böylelikle ihtar edilen kişilerin söz konusu ihlali ortadan kaldırarak ceza almaktan kurtulabilmelerine imkan tanınması karşısında, ihtar müessesesinin maddi hukuka etkisinin bulunduğu ve lehe kanun kapsamında belirtilen fiilleri önceki kanun döneminde işleyenler yönünden de geçmişe etkili olarak uygulanması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Diğer taraftan, 7164 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olan ve niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiilleri işleyenler için nasıl bir usul izleneceği öngörülmüş; ikinci fıkrasında ise maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul tarafından karara bağlanmış idari para cezalarının tahsiline ilişkin kurallara yer verilmiştir. Söz konusu Geçici maddede, niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiilleri kanun değişikliğinden önce işleyen ve haklarında idari para cezası uygulanan kişiler yönünden ne gibi bir işlem yapılacağı açıklanmamış olmakla birlikte, yeni düzenlemede yer alan ihtar müessesesi lehe kanun niteliğinde olduğundan, yargı aşamasındaki idari para cezaları ile ilgili olarak yargı yerleri tarafından lehe kanun hükümlerinin belirtilen kişiler hakkında da uygulanması gerektiği açıktır. Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, 5015 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik uyarınca alınan düzenleyici Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller arasında sayılan uzaktan erişim sistemine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi fiili nedeniyle ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi ve lehe kanun niteliği taşıyan söz konusu kuralın davacıya da uygulanması gerektiğinden, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.