10. Hukuk Dairesi 2025/11672 E. , 2026/587 K. "" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1143 E., 2024/1489 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 6. İş Mahkemesi SAYISI: 2020/47 E., 2023/769 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazır…
10. Hukuk Dairesi 2025/11672 E. , 2026/587 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1143 E., 2024/1489 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 6. İş Mahkemesi SAYISI: 2020/47 E., 2023/769 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların desteği...'ın 03.01.2014 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiğini belirterek, anne ... için fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 500 TL destekten yoksun kalma tazimatı ile 30.000,00 TL manevi tazminatın, kardeşleri ..., ..., ..., ... için 5.000'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, SGK Raporu kapsamında olayın iş kazası olarak değerlendirilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, bilirkişi heyet raporu ile ......'ın kalp krizi geçirmesine kendisinde doğuştan var olan kalp hastalığının sebep olduğu, işverenlerin hiç bir kusuru bulunmadığı, işyerinde iş sırasında oluşan vefatın iş kazası sayılması gerektiği, ancak ölüm olayı ile işverenlerin sorumlulukları arasında illiyet bağı kesildiğinden davalıların sorumlu tutulamacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; iş kazası tespiti davasının görüldüğü İstanbul 22. İş Mahkemesi 2022/1131 Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunu, işverenin sigortalının periyodik sağlık muayenelerini yaptırıp yaptırmadığı, bu muayenelerde kalp krizi riskine yol açacak rahatsızlıklarına ilişkin bir bulguya rastlanıp rastlanmadığı, ölüm olayından önceki tarihlerde sigortalının bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı, olay günü sigortalıyı işyerinde rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokacak bir olayın cereyan edip etmediği araştırılmak ve ölüm olayının ne şekilde meydana geldiği gözetilerek, kalp krizinde işyeri koşullarının etkili olup olmadığı gereğince araştırılması gerekirken, bünyesel faktör denilerek taraflara hiçbir kusur atfetmemenin isabetli olmadığını belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; Kurumun zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle yaptığı tahkikat sonucunda düzenlenen inceleme raporunda olayın iş kazası olarak kabul edilmediği, Mahkemece davacı tarafa iş kazası tespiti davası açması verilen süre ile davacı tarafça iş kazası tespiti istemi ile dava açıldığı, yargılama sırasında Sosyal Güvenlik Kurumunun 01.11.2022 tarihli inceleme raporu ile olayın iş kazası olarak kabul edildiği, iş kazası tespitine ilişkin davada ise İstanbul 22. İş Mahkemesi 2022/1131 Esas dosyasında “Davanın davalı şirketler yönünden kabulü ile davacı müteveffanın 04.01.2014 tarihinde işyerinde geçirmiş olduğu kaza olayının 5510 sayılı Kanunun 13. maddesi gereğince iş kazası olduğunun tespitine, davalı SGK yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği", ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. İş kazasından kaynaklı tazminat davalarının görülmesi için ön koşul zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğinde olduğunun tespit edilmesidir. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında Kurum taraf değildir. Öte yandan, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde “İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin ...ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur” düzenlemesine yer verilmiştir. Yine benzer şekilde 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde “(1) İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanun'a tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanun'a tabi gemiadamları, 22.05.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya Kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b)İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.”düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepli iş bu dava dosyasında, iş kazasının varlığının sabit olmasının davanın görülebilmesi için ön koşul olduğu açık olduğuna göre yukarıda bahsi geçen dava dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiştir. O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.