4. Hukuk Dairesi 2021/24935 E. , 2024/10634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/784 E., 2021/1869 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/363 Esas 2018/172 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından h
**4. Hukuk Dairesi 2021/24935 E. , 2024/10634 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/784 E., 2021/1869 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/363 Esas 2018/172 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve TÜRKSAT yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, 25.10.2015 tarihinde davalı ...'in yönetim kurulu başkanı, davalı Yenigün Haber Ajansı Basın Yayın A.Ş.'nin sahibi olduğu ...'nde yayınlanan haber nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, haberde geçen söz ve ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceğini belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kararın yayınlanması isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacının kendi ifadelerinin haber yapıldığını, davacı tarafından müvekkili gazete hakkında kullanılan "paçavra" ifadesinin haberleştirilmesinin olağan olduğunu, haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu, gazetecinin maddi gerçeği araştırmak yükümlüğünün olmadığını, haberin kamuoyunu yakından ilgilendirdiğini, verilmesinde kamu yararı bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haberde eleştiri sınırlarının aşıldığı, davacının hedef alınarak kamuoyunda küçük düşürülmeye çalışıldığı, basın ve ifade özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceği, davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin gazetede yayınlanması talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haberde kullanılan söz ve ifadelerin sert eleştiri niteliğinde olduğu, ifade ve basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı, kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu haberle basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, davanın ispatlandığını, haberde tahkir edici ifadeler kullanıldığını, kamu yararına katkı sağlamayan nitelendirmeler ve yorumlarla beraber özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunu, hukuka aykırı kaydedilmiş ses kaydının haber yapıldığını, müvekkili hakkında algı operasyonu yürütüldüğünü, hedef haline getirildiğini, davanın reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; 25.10.2015 tarihinde ...'nde yayınlanan haber nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; haberde ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarının aşılmadığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiğinin, tüm bu açıklamalar ışığında haberde geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığının, siyasetçilerin konumu itibarı ile yapılan sert eleştirilere katlanması gerektiğinin anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.