4. Hukuk Dairesi 2022/3921 E. , 2024/9711 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/137 E., 2022/121 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Usulden Reddi / İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/262 E., 2020/715 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından ist…
**4. Hukuk Dairesi 2022/3921 E. , 2024/9711 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/137 E., 2022/121 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Usulden Reddi / İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/262 E., 2020/715 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 15.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verildi. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karar bağlanması için uygun görülen 15.10.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı idarece 17.10.1999 tarihinde yapılan Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmenliği sınavını kazanmasına rağmen memuriyete atanamadığını, açılan davada Ankara 6. İdare Mahkemesince 18.2.2016 gün ve E. 2016/153, K. 2016/520 sayılı iptal kararı verilerek davanın açıldığı 8.9.2003 gününden itibaren özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesine hükmedildiğini, kararın temyiz merci Danıştayca da onanarak kesinleştiğini, davacının Danıştay İDDGK'nun 30.5.2013 gün ve E. 2009/2157, K. 2013/2174 sayılı yürütmeyi durdurma kararı üzerine 14.1.2014 gününde memuriyete başlatıldığını, davacının yargı kararında emredilen 08.09.2003 tarihinden (dava açılma tarihi ile) memuriyete atandığı 14.01.2014 günleri arası 10 sene 4 ay süreli tüm özlük hakkının hesaplanıp yasal faiziyle ödenmesi için hesaplama yapılması gerektiğini, ancak bunun için önce 657 sayılı DMK'nın 36/A/12/D maddelerine göre davacının memuriyete başlatıldığı yıldaki üst öğretimi bitirmesi sebebiyle intibakı yapılarak ilk giriş derecesinin bulunacağını, davalı idarede 926 sayılı Askeri Personel Kanunu uygulandığından, 657 sayılı Kanun'a göre yapılan intibakta uyuşmazlık çıktığını, icraen tahsile verilmekle buradan da yasaya uygun sonuç alınamadığını, mahkemesine yapılan şikayet başvurusunun da reddi üzerine başvurulan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi tarafından da istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, yapılması gereken işlemin önce, 08.09.2003 memuriyete başlangıç tarihine göre sonradan 4 yıllık fakülte bitiren davacı müvekkilinin 657/36/A/12/d hükmüne göre memuriyete başlangıç derece kademesinin bulunup sonra her yıla bir kademe her üç yıla da bir derece vermek suretiyle ilerletilip her yıl her ayın ödeme tarihine göre faizlerinin de eklenip ödemekten ibaret olduğunu, buna göre eksik ödenen faizli aylıklarının hesaplatılarak 20.000,00 TL belirsiz alacağın doğumundan itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki, husumet, görev, yargı yolu ile hak düşürücü süre ve zamanaşımı def’i yönünden incelenerek davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili idare tarafından yapılan işlemin usul ve hukuka uygun olduğunu, haksız ve yersiz açılan hukuki dayanaktan yoksun bulunan davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ...yapılan yargılama sonunda özetle; yargı yolu caiz olmadığından HMK 114-115 maddeleri gereğince davanın usulden reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı kurumun 13. dereceyi verip intibak yanlışlığı ile aradaki 8 derece farkı vermediğini, müvekkiline geriye doğru 10 sene 4 aylık maaşının eksik ödendiğini belirterek ilk derece mahekemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ederek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından, Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmenliği sınavını kazanmasına rağmen memuriyete atanmayan davacının açmış olduğu davanın idari yargıda kabul edilerek iptaline karar verildiği, dava tarihinden itibaren özlük haklarının ödenmesine hükmedildiği, anılan karar gereğince memuriyete başlatılan davacıya belirtilen tarihten memuriyete atandığı tarihe kadar özlük haklarının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun gereği yerine getirilmediğinden bahisle bu davanın açıldığı, davalı idarenin eylemine dayalı olarak adli yargı mercilerinde dava açıldığı, idare hukuku ilkelerine göre maddi zararın idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin malvarlığında meydana gelen azalma veya malvarlığında kesin olarak çoğalma olanağından yoksun kalma sonucu uğranılan zarar olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta, idari yargıda açılan dava tarihinden memuriyete atanma tarihine kadar ödenmeyen özlük haklarının ödenmesinin talep edildiği, davalı idarece mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmediği iddiasına dayalı olarak bu davanın açıldığı ve idarenin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürüldüğünden ilk derece mahkemesince idari yargının görevli olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar vermesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın davacının özlük hakkının hesaplatılarak ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkin olduğunu, davalı idarece davacının açıkta geçen 10 sene 4 ay süreli özlük hakkının yanlış intibakla memuriyete girmiş sayıldığı 08.09.2003'den itibaren emsal uygulamasıyla 8/1 derece kademeden başlatılacağı yerde, 5 derece aşağı 13/1 DK'den başlatarak tüm memuriyeti boyunca eksik maaş ve diğer özlük haklarını eksik alma zorunda bırakıldığını, Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesince idare mahkemesi kararında ödenecek özlük hakkı konusunda bir rakam gösterilmediği gerekçesiyle inceleme olanağı bulunmayan davanın reddine karar verildiğini, özlük hakkı alacağı kurumca yapılamıyorsa, mahkemece yapılması gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; idare mahkemesi kararı uyarınca ödenmeyen özlük haklarının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/b,c, 115, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.