Sigortacı, sigorta teminatının kapsamında değişiklik yapmadan, ayarlama şartına dayanarak primi yükseltirse, sigorta ettiren, sigortacının bildirimini aldığı tarihten itibaren bir ay içinde sözleşmeyi feshedebilir.
Davacı vekili 29.01.2018 tarihli harçlardırılmış dava dilekçesinde özetle; davalı yanın müvekkili sigorta şirketi ile imzaladığı 21.08.2014 tarihli ...Çalışanları ve Emeklileri Sosyal Yardımlaşma Vakfı İktisadi İşletmesi Sigorta Protokolü ve 564353 numaralı sigorta poliçesi çerçevesinde; üyelerine kullandırdığı kredilerden kaynaklanan alacaklarının korunmasına yönelik teminat satın aldığını, protokol tarihinden bugüne kadar 1.055 davalı vakıf üyesinin protokol kapsamında sigortalandığını, poliçe şartlarına uygun kredi borcunu ödemeyen üyelerden kaynaklı hasarlar için 986.109,39 TL hasar SUE Rk yapıldığını, bu bağlamda müvekkili sigorta şirketinin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, ancak davalı yanın protokolden kaynaklı taahhüt ve yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi, haksız uygulama ve davranışları ile protokolün süresinden önce müvekkili şirket tarafından haklı sebeple feshedildiğini, bu çerçevede, davalı yana yapılan haksız prim iadelerinin, hatalı hesap edilerek fazla hasar ödemelerinin ve protokolden kaynaklanan prim ayarlaması ile feshe kadar işlemiş süreye ilişkin olarak ek primlerin talep edildiğini, davalının hasar talebinde bulunduğu sertifikaların/zeyillerin üyelerine dair, sonrasında iptal talebinde bulunarak haksız prim iadeleri sağladığını ve haksız kazanç elde ederek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, hasar bildirim yapılan dosyalarda protokol ve sigorta poliçesi maddelerine aykırı bit şekilde ve oranlarda faiz talebinde bulunulduğunu, davalının mutabık kalınan sözleşme şartlarına aykırı davranarak protokol ve sigorta poliçesinin yeni girişlerine son verdiğini, bu surette sigorta poliçesi kapsamında hasar prim oranının bozulmasına sebep olduğunu, müvekkili şirketin taleplerinin ilk ikisinin; haksız prim iadeleri ve fazla hasar tutarı ödemeleri olduğunu, işbu davada talep edilen 396,544,28 TL'nin ise, taraflar arasındaki protokolün 6.maddesi gereği yapılan hesaplama sonucunda çıkan bakiye olduğunu, protokolün 6. Ve TTK 'nın 1414. Maddesinin verdiği imkan uyarınca prim ayarlama şartına bağlı olarak %75 hasar prim oranının üzerine çıkılmış olması nedeniyle maddede yer alan formül uygulanmak suretiyle ilave prim hesaplandığını ve 31/10/2017 başlangıç ve 25/08/2019 bitiş tarihli 503.078,10 TL brüt prim bedelli zeyili tanzim edildiğini, yapılan muhasebesel inceleme sonucunda davalı tarafın iade taleplerinden dolayı tanzim edilen iade zeyillerinden doğan alacaklar düşüldükten sonra neticesinden 31/10/2017 tarihi itibariyle 396.544,28 TL bakiye alacağının tespit edildiğini, bu hususun Kadıköy 15.Notertliği'nin 23.11.2017 tarihli ihtarname ile davalı yana bildirildiğini beyan ederek, 396.544,28 TL'nin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP:Davalı vekilinin 30.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türk Ticaret Kanunu'nun sigorta hükümleri, protokol ve sigorta poliçesi hüküm ve şartlarına aykırı tutum ve davranışlar sergilemediğini, “müvekkilinin kendisinden kaynaklı nedenlerle protokolün ve sigorta poliçesinin görüşme ve kurtulması safhasındaki mutabık kalınan sözleşme şartlarına aykırı davranarak, protokol ve sigorta poliçesine yeni girişlere son verdiği, bu surette sigorta poliçesi kapsamında hasar prim oranıtın bozulmasına sebep olduğu” yönündeki iddiaların asılsız olduğunu, zira yazışmalardan ve gönderilen ihtarnameden anlaşılacağı üzere protokolü davacının sonlandırdığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranarak ödediği tazminatları borçlulara rücu etmeek için yeterli adımı atmadığını, davacı yanın mevcut poliçeler için ek prim talep etme hakkının olmadığını, birinci yılın sonunda kendisinden kaynaklı olarak bozulan hasar prim oranını gerekçe göstererek yeni düzenlenecek poliçelerin prim bedellerine yüzde yüz artış talebinde bulunduğunu, bu talebin müvekkili tarafından kabul edilmemesi üzerine davacının yeni poliçe düzenlemekten imtina ettiğini, dolayısı ile davacı tarafından düzenlenecek poliçeler için yüzde yüzlük prim artışının müvekkili vakıf işletmesince kabul edilmemesi üzerine 564353 numaralı sigorta poliçesi, TTK'nın 1414.madedesi uyarınca davaçı tarafından feshedildiğini, Eylül 2015'den itibaren tarafların anlaşamaması neticesinde poliçe düzenlenmediğini ve bu durumun bir sona erme olarak taraflarca kabul edildiğini, bunun üzerine davacının protokol süresi içinde düzenlemiş olduğu poliçeler için ek prim talep ettiğini, oysaki, protokolün 25.05.2015 tarihinde sona erdiğini ve 6.maddede belirtilen ek prim tahakkuku şartının da hükümsüz kaldığını ve müvekkilinin davacı sigorta şirketini protokolü fesih zorunda bıraktığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, sigorta poliçesinin ek prim talebinin yasalara ve mevzuata aykırı olduğunu belirtmiş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.BİRLEŞEN DOSYADA DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında müvekkilinin üyelerine verdiği borçların sigortalanması hususunda protokol imzalandığını, bu protokol kapsamında düzenlenen 110 adet sigorta poliçesinin müvekkili tarafından iptal edildiğini, iptal edilen bu poliçelerden doğan 107.567,19 TL zeyil prim alacağının 7 gün içerisinde ödenmesinin ihtarname ile talep edildiğini, her hangi bir ödeme yapılmaması üzerine Ankara 20. İcra müdürlüğünün 2018/6334 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, yetki itirazının yerinde olmadığını, müvekkilinin alacağının davalı tarafçada kabul edildiğinden tartışmasız alacak olduğunu belirtmiş ve itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.