11. Ceza Dairesi 2024/6736 E. , 2025/5779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1064 E., 2024/2447 K. SUÇ : Sahte fatura kullanma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir b
**11. Ceza Dairesi 2024/6736 E. , 2025/5779 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1064 E., 2024/2447 K. SUÇ : Sahte fatura kullanma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2017 tarihli ve 2016/280 Esas, 2017/284 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan beraat kararları verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.06.2019 tarihli ve 2017/2329 Esas, 2019/1113 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan mahkumiyet hükümleri kurulduğu, bu hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde, Dairemizin 30.05.2022 tarihli ve 2021/43408 Esas, 2022/10665 Karar sayılı kararı ile; "hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5271 sayılı CMK'nin 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmesine..." karar verildiği, bozma ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusunda; "...dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine ibaresinin kaldırılması, yerine bozmaya konu kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmesine ibaresinin yazılmasının..." talep olunduğu, Dairemizin 05.02.2024 tarihli ve 2024/317 Esas, 2024/943 Karar sayılı kararı ile; "...Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu sonucuna varıldığından, itirazın kabulü ile dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmesine..." karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.09.2024 tarihli ve 2024/1064 Esas, 2024/2447 Karar sayılı kararı ile ; "...7394 sayılı Kanun uyarınca herhangi bir ödeme yapılmadığı, zincirleme suça ilişkin ise lehe düzenlemeler getirildiğinden, sanıklardan ... hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.06.2019 tarihli ve 2017/2329 Esas, 2019/1113 Karar sayılı dosyası kapsamında esastan red kararı ile kesinleşen 2012 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının mahsubunun gerektiği..." gerekçesiyle, sanık ...'in üzerine atılı 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'in ise 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, "İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2017 tarihli ve 2016/280 Esas, 2017/284 Karar sayılı kararı ile 2012 takvim yılında 213 sayılı Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçundan aynı Kanun'un 359/b, TCK'nIn 62. maddeleri uyarınca verilen ve Dairemizin 18/06/2019 tarih 2017/2329 Esas-2019/1113 Karar sayılı kararı ile esastan red kararı verilmek suretiyle kesinleşen 2 yıl 6 ay hapis cezasının iş bu cezasından mahsubuna" karar verildiği anlaşılmıştır. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın yalnızca şirket yetkilisi olarak görünmesi nedeniyle cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, hakkında mahkumiyet kararı verilmesini gerektirir yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Şirkete ait defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine, dosyada mahkumiyete yeterli somut delil olmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dairemizin 30.05.2022 tarihli ve 2021/43408 Esas, 2022/10665 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verildiği ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2024 tarihli ve KD-2023/138416 sayılı itirazının bozma kararına yönelik olduğu, bu nedenle; 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin daha önceden kesinleşmediği anlaşılmakla; Tebliğnamede yer alan; "sanıklar hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi 18.06.2019 tarih ve 2017/2329 Esas-2019/1113 sayılı mahkumiyet kararının kesinleştiği 30.05.2022 tarihinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazın kabulüne dair Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2024/317 Esas- 2024/943 karar sayılı ilamın verildiği 05.02.2024 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu..." şeklindeki görüşe iştirak edilmemiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.09.2024 tarihli ve 2024/1064 Esas, 2024/2447 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında "2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçunu işlediği" denilmek suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; Dairemizin 30.05.2022 tarihli ve 2021/43408 Esas, 2022/10665 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında yalnızca 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulduğu, sanık ... hakkında İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2017 tarihli ve 2016/280 Esas, 2017/284 Karar sayılı kararı ile 2012 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildiği ve bu hükmün, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.06.2019 tarihli ve 2017/2329 Esas, 2019/1113 Karar sayılı kararı ile esastan red kararı verilmek suretiyle kesinleştiği, bununla birlikte; derdest dosya ile uyarlama yargılamasına konu dosya için verilen bir birleştirme kararının olmadığı ve hüküm kurulurken kesinleşen hapis cezasının mahsubuna da karar verildiği belirlenmekle; sanık ... hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu kabul edilmiştir. Sanık ...'in 18.03.2013 tarihe kadar şirket müdürü olduğu, bu tarihten sonra müdürlük görevinin diğer sanık ... tarafından yerine getirildiği ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.03.2016 tarihli ve 2016/10087 esas sayılı iddianamesi ile "...şüphelilerden ...'in 02/01/2012-18/03/2013 tarihleri arasındaki eylemler ile ilgili olarak 2012-2013 yıllarında, diğer şüpheli ...'in 18/03/2013-31/12/2013 tarihleri arasındaki eylemleri ile ilgili olarak 2013 yılında 213 sayılı VUK nun 359/b maddesinde düzenlenen SAHTE BELGE (FATURA) KULLANMAK suçunu işledikleri..." denilmek suretiyle kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında; sanık ... yönünden suç tarihinin; 18.03.2013, sanık ... yönünden ise; son faturanın 25.08.2013 tarihli olması ve faturaların KDV'de kullanılmış olmaları nedeniyle suç tarihinin 25.09.2013 olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Sanık ... hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Sanığa yüklenen “2013 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçuna ilişkin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun suç tarihinde yürürlükte bulunan 359/b maddesindeki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış; olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, 18.03.2013 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği belirlenmiştir. III. KARAR A. Gerekçe bölümünde (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.09.2024 tarihli ve 2024/1064 Esas, 2024/2447 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.