T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/762 KARAR NO: 2026/703 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 27/10/2022 NUMARASI: 2021/407 Esas - 2022/873 Karar DAVA : (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ: 27/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müz…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/762 KARAR NO: 2026/703 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 27/10/2022 NUMARASI: 2021/407 Esas - 2022/873 Karar DAVA : (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ: 27/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücülüğünü .....’ın yaptığı ... adına kayıtlı ..... plakalı araç ile sürücülüğünü ... ’un yaptığı ..... Plakalı yarı römorkun 24.01.2016 tarihinde ..... İli, ...... İlçesi, ... Köyünde trafik kazası yaptıklarını, kaza neticesinde ... vefat ettiğini, 24.01.2016 tarihinde düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına göre müteveffa sürücü ...’ın “önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek(yakın takip) kuralını ihlal etmiş olduğu” belirtildiğini, davacı ...'ın müteveffanın eşi, diğer davacılar ..... ve ...'ın müteveffanın çocukları olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı tarafında ... kapsamında sigortalanmış olduğunu, müvekkillerinin destekten yoksun kalmaları nedeniyle uğradığı maddi zararın giderilebilmesi için gerekli evrakla beraber davalıya 19.04.2021 tarihinde ihtarname gönderildiğini ancak davalının bu ihtara 15 gün içerisinde cevap vermediğini ve taraflarına ödemede bulunmadığını, müteveffa ...'ın beton mikseri şoförü olup 25 senelik tecrübesi olduğunu, ölümünden önce .... Şti'de aylık 5.000,00-TL net gelir ile çalışmakta olduğunu, müvekkil davacıların desteğin ölümü ile destekten yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre şimdilik davacılardan ... için 500.00 TL, ..... için 250,00 TL, ... için 250,00 TL olmak üzere 1.000,00-TL tazminatın temerrüt tarihi olan 11.05.2021 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı dan tahsiline kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile talebini 254.811,19 TL'ye yükselt miştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkil ...A.Ş.’nin trafik sigorta poliçesi nezdinde 29.02.2015-2016 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğu poliçe limiti ile ve araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, araç işletenin ve sürücünün kusursuz olduğu durumlarda sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte hükmedilecek faiz dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava davacılar tarafından, müteveffa ...'ın mirasçıları değil, destekten yoksun kalan 3. kişi sıfatıyla açıldığını, dolayısıyla da sürücünün kusurunun davacılara yöneltil ebilmesi hukuken mümkün olmadığını, normlar hiyerarşisinin gereğince kanunun genel şartlara değil, genel şartların kanuna uygun olması mantığın gereği olduğunu, kaza tarihi olan 24.01.2016 da yürürlükte olan ... Genel Şartları ile 2918 sayılı Kanunun sorumluluğa ilişkin hükümleri çeliştiğini, yasada öngörül -meyen teminat dışı halin genel şartlar ile ihdas edilebil -mesi hukuken mümkün olmadığını,2019 yılında verilmiş olan Anayasa Mahkemesi kararı gereğince, Sigorta Şirketi'nin sorumluluk hallerinin Sigorta Genel Şartları'na göre değil, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, bu kanunda destek sahibinin kusuruna dayalı taleplerinin sigorta kapsamı dışında bırakıldığına dair bir hüküm bulunmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 24.01.2016 tarihinde sürücülüğünü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması ile meydana gelen ölümlü trafik kazasında davacıların desteği olan ...’ın vefat ettiği, davacıların eldeki davayı açarak destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği, ... plakalı aracın 29.02.2015/2016 tarihlerini kapsar şekilde davalı sigorta şirketine ... poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre açılan tazminat davalarının temyiz taleplerini inceleyen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel 13.02.2023 tarih, 2021/10033 E. ve 2023/1688 K. sayılı kararında "... Somut olayda da; davacıların desteği, kusuru sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu vefat etmiş; davacılar destekten yoksun kalan sıfatıyla, zorunlu mali sorumluluk sigortacısını hasım göstererek, destekten yoksun kalmaya dayalı tazminat isteminde bulunmuştur. Davacıların üçüncü kişi konumunda olduğu, işleten (veya sürücü) yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığına ilişkin Kanunda ve buna bağlı olarak poliçede açık bir düzenleme bulunmadı ğı da yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılmaktadır. Davacının uğradığı zarara bağlı olarak talep ettiği hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıt -ılamayacağı, dolayısıyla tam kusurlu araç sürücüsünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun, işletenin ve sürücünün desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin ve dolayısıyla sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve destekten yoksun kalan davacı da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğuna göre, davalı sigorta şirketi zararın tamamından sorumlu olacağından, davacı davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecektir. (YHGK., 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas - 411 karar; YHGK., 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas, 2012/92 karar; YHGK., 16.01.2013 gün, 2012/17-1491 esas, 2013/74 karar).Eldeki dosyada, sigorta şirketine karşı açılan davada İlk Derece Mahkemesince her ne kadar davacıların desteği kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiğinden, davacıların davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde buluna -mayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.Davaya konu kaza 24.08.2010 tarihinde meydana gelmiş olup, bu tarihte yürürlükte olan ve yukarıda açıklanan Yasa ve Genel Şartlar hüküm leri ve konuya ilişkin Yargıtayın yerleşiklik kazanan içtihatlarına göre; davacıların talebinin trafik sigortası teminatı kapsamında kaldığı gözetilerek, davacıların davalıdan destek tazminatı talep etme hakkı bulunduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir." yönünde karar verilerek uyuşmazlığın çözümünde poliçe tarihindeki yasal mevzuat ile ... Genel Şartlarına göre değerlendirme yapılması gerektiği vurgulan mıştır. (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.02.2023 tarih, 2021/10040 E. ve 2023/2123 K., 23.02.2023 tarih, 2022/16941 E.- 2023/2335 K., 20/04/2022 tarih, 2021/15379 E.- 2022/7547 K., 08/02/2022 tarih, 2021/13342 E.- 2022/1821 K. sayılı kararları) Yukarıya aktarılan güncel Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatlarına göre somut uyuşmazlıkta, ... poliçesinin başlangıç tarihi 29/12/2015 olup kaza 24/01/2016 tarihinde gerçekleşmiş ve trafik sigortalı aracın sürücüsü vefat etmiştir. Bu halde davalı Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe tarihinde yürürlükte bulunan 12.08.2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile yasal mevzuat ve Yargıtay içtihatlarına göre belirlenecektir. 01.06.2015 tarihli yeni ... Genel Şartları'nın yürürlüğünden önce meydana gelen trafik kazalarındaki ölümler bakımından, HGK'nın 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nın 22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas- 2012/92 Karar, HGK'nın 16.1.2013 gün ve 2012/17-1491 Esas- 2013/74 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere davacı eş ve çocuklar 3. kişi sıfatı ile yansıma yolu ile oluşan destekten yoksun kalma zararını talep edebilecektir. Davacıların talebi ve iddia ettiği zarar, ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayanmaktadır. Dolayısıyla, davacıların, ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan, doğrudan kendi üzerilerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusuru davacılara yansıtılamayacak ve desteğin kusuru onun desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyecektir. Bu durum karşısında; davalı Sigorta Şirketi zarardan sorumlu olup davacılar zarar gören 3. kişi sıfatına dayanan zarar giderim talebi nedeniyle, desteğin kazadaki kusuru davacılara yansıtılama yacağından destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde İlk Derece Mahkemesin ce yapılması gereken tüm dosya kapsamı, alınan aktüerya raporu, tarafların rapora itirazları da değerlendirilerek davanın esası hakkında karar verilmesi olmadır. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/03/2026