2. Hukuk Dairesi 2015/10904 E. , 2015/12634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Koruma Kararının Kaldırılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm ve temyiz isteğinin reddine dair 22.04.2015 tarihli ek karar davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 23.01.1986 tarih ve 1986/9 E. 1986/8 K. sayılı ilamında hasımsız aç
**2. Hukuk Dairesi 2015/10904 E. , 2015/12634 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Koruma Kararının Kaldırılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm ve temyiz isteğinin reddine dair 22.04.2015 tarihli ek karar davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 23.01.1986 tarih ve 1986/9 E. 1986/8 K. sayılı ilamında hasımsız açılan dava sonucu koruma kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu kararı, hakkında verilen koruma kararı kaldırılan ... 24.04.2015 tarihinde temyiz etmiştir. Mahkemece 22.04.2015 tarihli ek karar ile, temyiz edilen kararın temyizi kabil olmadığı ve temyiz edenin kararı temyiz hakkının da bulunmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Dava, koruma kararının kaldırılmasına ilişkin olup bu istek koruma altında bulunan çocuğun hak ve menfaatleriyle ilgili olduğundan, ilgili sıfatıyla verilen kararı temyiz etme hakkı mevcuttur (HMK.md.387/1). Temyiz edilen kararın temyizi kabil olmadığına dair yasal bir düzenleme de bulunmamaktadır. O halde mahkemece verilen 22.04.2015 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin ek karar usul ve yasaya aykırı olup bozularak kaldırılmasına, temyizi incelenmesine karar verilmiştir. 2-Hükmün esasına ilişkin temyiz incelemesine gelince; a-Dava, hakkında koruma kararı alınan ...'ın koruma kararının kaldırılmasına ilişkindir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2828 sayılı Kanun, korumaya muhtaç çocukların, ergin oluncaya kadar, bu kanun hükümlerine göre kurulan sosyal hizmet kuruluşlarında bakılıp gözetilmeleri hususundaki tedbirin görevli ve yetkili mahkemece alınacağını hükme bağlamış (2828 s.K. m.22/1), Kanunun 24. maddesi de, koruma kararı alınmasını gerektiren şartların ortadan kalkması halinde, kurum yetkililerinin önerisi üzerine mahkemece, çocuk ergin olmadan kaldırılabileceği gibi, ergin olduktan sonra da, çocuğun rızası alınmak şartıyla ve bu maddede gösterilen şartların varlığı halinde koruma kararının devamına karar verilebileceğini hükme bağlamıştır. 09.1.2003 tarihinde kabul edilen ve 18.01.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanununun 6. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi ise; görev alanına giren konularda, bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunan veya manen terk edilmiş halde kalan küçüğü, ana ve babadan alarak bir aile yanına veya resmi ya da özel sağlık kurumuna veya genel veya katma bütçeli daireler ve benzeri yerlere yerleştirmeye ilişkin tedbirin Aile Mahkemelerince alınacağını hükme bağlamıştır. 3.7.2005 tarihinde kabul edilen ve 15.7.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, korunma ihtiyacı olan çocuk hakkında, koruyucu ve destekleyici tedbir kararı alma yetkisini çocuk mahkemelerin vermiş (5395 ...m.7/7), bu Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik de (R.G. 24.12.2006 ve 26386) "mahkemenin", müstakil çocuk mahkemesi bulunmayan yerlerde aile ya da asliye hukuk mahkemeleri ile suça sürüklenen çocuklar yönünden ceza mahkemelerini ifade ettiği belirtilmiştir (Yönetmelik m.4/e). Yukarıda belirtilen kanun ve yönetmelik hükümlerine göre, 4787 sayılı Aile Mahkemeleri Kanununun yürürlüğe girmesiyle, 2828 sayılı Kanun uyarınca korunmaya muhtaç çocuklar hakkında korunma kararı alma ve koşullarının varlığı halinde bu kararı kaldırma görevi Aile Mahkemelerinin görevi kapsamına alınmıştır. İşin esasıyla ilgili karar vermek görevi, sonradan yürürlüğe giren yukarıda bahsedilen kanunlarla değiştiğine göre, dava, aile mahkemesinin görevine girmektedir. Yukarıda belirtilen kanun ve yönetmelik hükümlerine göre, 4787 sayılı Aile Mahkemeleri Kanununun yürürlüğe girmesiyle, 2828 sayılı Kanun uyarınca korunmaya muhtaç çocuklar hakkında koruma kararı alma ve koşullarının varlığı halinde bu kararı kaldırma görevi Aile Mahkemelerinin görevi kapsamına alınmıştır. İşin esasıyla ilgili karar verme görevi sonradan yürürlüğe giren yukarıda belirtilen kanunlarla değiştiğine göre, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla bakılmak üzere asliye hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. b-Kabule göre de; Hakkında koruma kararı alınmış olan kişinin koruma kararının kaldırılmasına yönelik istek koruma altında bulunan çocuğun hak ve menfaatleriyle ilgilidir. Bu nedenle davanın, hakkında koruma kararı alınmış olan çocuğa, ergin değilse yasal temsilcisine (veli veya vasisine) yöneltilmesi, onların da göstereceği deliller varsa toplanıp 2828 sayılı Yasanın 24. ve müteakip maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden eksik hasım ve incelemeyle hüküm kurulması da doğru değildir. SONUÇ: Temyiz edilen 22.04.2015 tarihli ek kararın yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple bozularak kaldırılmasına, hükmün yukarıda (2.) maddenin (a) bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre temyize konu sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere ek kararın kaldırılması yönünden oybirliğiyle, diğer yönlerden oyçokluğuyla karar verildi. 15.06.2015(Çarş.) KARŞI OY YAZISI Temyiz edilen karar, temyiz eden hakkındaki “koruma kararının kaldırılmasına” ilişkin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 23.1.1986 tarihli 9/8 sayılı kararıdır. Bu karar Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun talebi üzerine evrak üzerinde verilmiştir. Hakkındaki koruma kararı kaldırılmış olan çocuk, kaldırma kararının yasal temsilcilerine husumet yöneltilmeden, deliller toplanmadan eksik hasım ve eksik inceleme ile verildiğini ileri sürerek, 20.4.2015 tarihli temyiz dilekçesiyle kararın bozulmasını talep etmektedir. 1986 yılında verilmiş ve sonuçlarını hasıl etmiş olan kararın temyiz edilmesiyle ilgilinin elde etmek istediği sonuç, kurum vasıtasıyla kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam olanağından yararlanmaktır. Çünkü, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa, 25.2.1988 tarihli 3413 sayılı Kanunla ilave edilen Ek 1. madde; reşit oluncaya kadar kuruma bağlı sosyal hizmet kuruluşlarında kalmış olan korunmaya muhtaç çocukların kamu kurum ve kuruluşlarına kurum vasıtasıyla iş başvurusunda bulunacaklarını hükme bağlamıştır. Bu Kanuna dayanılarak Bakanlar Kurulunca çıkartılan ve 2.3.1995 tarihli 22218 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe konulan “Korunmaya Muhtaç Çocukların İşe Yerleştirilmelerine İlişkin Tüzük” hükümlerine göre, “hakkında korunma kararı alınmış olup da, reşit oluncaya kadar sosyal hizmet kuruluşlarında kalmış olan korunmaya muhtaç çocukların, kamu kurum ve kuruluşlarına iş başvurusunda bulunmaları kurum aracılığıyla” mümkündür. (Tüzük m. 7) Tüzük, başvuru sahibinin geçmişte bir sosyal hizmet kuruluşunda kaldığının ve korunduğunun belgelenememesi halinde, bu hususu tespit eden bir mahkeme kararı aramaktadır. ( m. 7) İlgili, reşit oluncaya kadar sosyal hizmet kuruluşunda kaldığını belgelendiremediğine göre, bu hususun tespiti için mahkemeden karar alabilir. Başka bir ifade ile 1993 yılında verilmiş bir kararı yıllar sonra temyiz etmekle elde etmek istediği sonuca, tespit davası açmak suretiyle ulaşabilir. Verilen kaldırma kararı, kurumun başvurusu üzerine “hasımsız” olarak evrak üzerinde alındığına göre, temyiz eden bakımından “kesin hüküm” kuvveti yoktur ve temyiz edeni bağlayıcı nitelikte de değildir. Hükmü temyiz edenin, böyle bir tespit davası açma imkanı olduğuna göre, 1986 yılında verilmiş bulunan bir kararı, aradan yaklaşık otuz yıl geçtikten sonra temyize taşımakta ve temyiz mahkemesinden, otuz yıl önceki bir durumun denetimini istemekte korunmaya değer hukuksal bir yararı bulunmamaktadır. Bu bakımdan, temyiz talebinin, hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmelidir. Bu sebeple sayın çoğunluğun bozma kararma iştirak edemiyorum. 15.06.2015