Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1684 E. , 2024/6060 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/1684 Karar No:2024/6060 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Akaryakıt Ürünleri A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı ş…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1684 E. , 2024/6060 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/1684 Karar No:2024/6060 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Akaryakıt Ürünleri A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin 2020 yılına ilişkin ulusal petrol stok yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanun’nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca 1.704.726,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kurulun ... tarih ve ... sayılı düzenleyici kararında düzeltme imkanı olan fiiller sayılmış olup, ulusal petrol stok yükümlülüğünün yerine getirilmemesine ilişkin fiilin düzeltme imkanı olan filler arasında sayılmadığından, 7164 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değiştirilen 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan ihtar müessesesinin dava konusu uyuşmazlığa uygulama imkanı bulunmadığı; 01/01/2018 tarihinden itibaren uygulamaya geçirilen ulusal petrol stok yükümlülüğü kapsamında ... sayılı dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, 2020 yılının Ocak ayından itibaren ulusal stok yükümlülüğü bakımından eksik tutulan miktarların olduğunun tespit edildiği ve eksik tutulan her bir ton ürün için idari para cezası verilmek suretiyle toplam 1.704.726,00-TL idari para cezası uygulandığı, öte yandan davacı tarafından Kuruma süresi içerisinde yazılı savunma sunulmadığı, bu durumda, piyasada sürekliliğin sağlanması, kriz veya olağanüstü hallerde risklerin önlenmesi ve uluslararası anlaşmalar gereği olağanüstü hal petrol stokları ile ilgili yükümlülüklerin ifası amacıyla bir önceki yıl günlük ortalama kullanımının içindeki net ithalatın en az doksan günlük miktarı kadar petrol stoğu tutulacağı, bu stokun da rafineri, akaryakıt ve LPG dağıtıcı lisansı sahiplerinin ikmal ettiği günlük ortalama ürün miktarının minimum yirmi katını kendi depolarında veya lisanslı depolama tesislerinde topluca veya statülerine göre ayrı ayrı bulundurma yükümlülüğü ile sağlanacağı, söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde eksik tutulan her bir ton için idari para cezası uygulanacağı kuralı karşısında, davacı şirket hakkında yapılan denetim sonucunda 2020 yılının Ocak ayından itibaren hesaplanan miktarda tutulması gereken stok miktarının tutulmadığı göz önünde bulundurulduğunda, davacı şirketin ulusal petrol stok yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, UYAP üzerinden yapılan incelemede, tekerrüre esas alınan 2019 yılına ilişkin ulusal petrol stok yükümlülüğünün filini yerine getirilmemesi nedeniyle idari para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddedildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, söz konusu kararın temyiz incelemesi neticesinde Danıştay Onüçüncü Dairesinin 19/04/2022 tarih ve E:2022/1331, K:2022/1709 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşıldığından, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları için tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle tesis edilen işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, akaryakıt dağıtım firmalarının Türk Ticaret Kanunu'na göre ticari işletme olduğu, piyasada akaryakıt sürekliliğinin sağlanması, kriz veya olağanüstü hallerde risklerin önlenmesi ve uluslararası anlaşmalar gereği olağanüstü hallerde petrol stoklarını oluşturmanın kamusal bir yükümlülük olduğu, kamunun yerine getirmesi gereken yükümlülüğün ticari şirketlere yüklendiği, ulusal petrol stokuna ayrılması gereken akaryakıt miktarının saklanması ve depolanması yükümlülüğünün dağıtım firmalarına ait olduğu, anılan yükümlülüğün ülkemizde rafineri depolama tesislerinde kiralama yaparak yerine getirildiği, söz konusu yükümlülüğün aylık yaklaşık 15.000,00-TL civarında ek maliyet getirdiği, sektöre yeni giren ve yükümlülüklerini yerine getirmeye çalışan firmalar bakımından ağır bir yükümlülük oluşturarak şirketleri baskı altında bıraktığı, bahse konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle verilen idari para cezasının mülkiyet hakkını ihlal ettiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzelterek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda yasa gereği takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin birinci fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği kural altına alınmıştır. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği belirtilmiş; 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı; 20/11/2021 tarih ve 31665 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde, idare mahkemelerinde takip edilen davalar için duruşmasız ise 2.550,00-TL, duruşmalı ise 3.890,00-TL avukatlık ücretine hükmedileceği kurala bağlanmıştır. Avukatın hukuki yardımının karşılığı olan vekalet ücretinin tutarı ise, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınmak suretiyle tespit edilmelidir. Anılan Tarife incelendiğinde, idare mahkemelerinde avukatla takip edilen dava ve işlerin duruşmalı veya duruşmasız olmasına göre hükmedilecek maktu vekalet ücreti farklılık göstermektedir. Bu itibarla, ilgili Tarife uyarınca vekalet ücreti belirlenirken bakılan davanın duruşmalı veya duruşmasız olup olmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Diğer yandan, davanın duruşmalı olarak görülmesi talebiyle açılmış olmasına rağmen duruşmaya katılmayarak duruşmayla ilgili hukuki bir yardım sağlamayan vekil lehinde duruşmalı vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, ... İdare Mahkemesinin 29/06/2022 tarihli duruşma tutanağından, davalı idareyi temsilen duruşmaya gelen olmadığı belirtilmesine rağmen Mahkemece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 2022 yılı içinde idare mahkemeleri nezdinde duruşmasız olarak takip edilen davalar için belirlenen 2.550,00-TL vekalet ücretine yerine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 3.890,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, duruşmada temsil edilmeyen davalı lehine duruşmasız işler için belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde, duruşmalı işler için belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesinde ve bu hususun Bölge İdare Mahkemesince düzeltilmemiş olmasında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına, "İdare Mahkemesi kararındaki '...Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 3.890,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine' ibaresinin, 'Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen 2.550,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine' şeklinde düzeltilmesine" ibaresi eklenerek düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; "İdare Mahkemesi kararındaki '...Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 3.890,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine...' ibaresinin, 'Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen 2.550,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine' şeklinde düzeltilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.