Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı, 05/04/2013 tarihinde 8294 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 807 sayfasında yayınlanan ... Ltd Şirketini kurduklarını, ortaklar arası güven ve iş birliğini zedeleyen davranışların TTK 636 madde vd. Göre haklı nedenlerle limited ortaklığın sona ermesi sebebi olduğunu, şirket ortaklarının birbirlerine karşı güveni kalmadığını ve artık şirketin devamı mümkün olmadığını, davalı şirketin feshini, öncelikle kayyum atanmasını, talep uy
Davacı vekilince dava dilekçesinde özetle;-Davalı şirketin 16/07/1996 tarihinde ana sözleşmesini tescil ettirdiğini, 01/10/1998 tarihinden bu güne kadar şirket ortaklarının bir araya gelemediğini ve şirketin 17/04/2001 tarihinden günümüze kadar temsil dahi edilemediğini,-Ayrıca davalı şirketin uzun süredir herhangi bir faaliyeti de bulunmadığını, davalı tarafından 26/02/2013 tarihinde şirket merkezinin nakli, müdür tayini ve imza yetkilisi hakkında ortaklar kurulu toplantısı yapıldığını, iş bu toplantıda alınan kararların 06/06/2013 tarihli sicil gazetesinde ilan edildiğini, iş bu toplantının yalnızca ... 'ın katılımıyla gerçekleştiğini, ortaklar kurulu kararına göre ...'ın iki yıl süreyle şirkete müdür olarak atandığını ve ayrıca şirkete münferiden temsile yetkili olduğunun belirlediğini, -26/02/2013 tarihli ortaklar kurulu toplantısının TTK md. 447 düzenlenmesi kapsamında yoklukla malul olduğunu, bahsi geçen toplantının sadece ... 'ın organizasyonu ve katılımıyla gerçekleştiğini, hiçbir ortağa gerekli bildirimin yapılmadığını, yapılan bildirimlerin geçerli olmayan adreslere yapılmak istendiğini, geçersiz bildirimlerin de bila iade edildiğini,-26/02/2013 tarihli ortaklar kurulu kararlarının, toplantı tarihini izleyen üç ayın ardından 06/06/2013 tarihinde sicil gazetesinde ilan edildiğini, böylece ortakların alınan kararları öğrenme imkanlarının ortadan kaldırılarak TTK md. 445 yd. Gereğince iptal davası açmalarının engellenmek istendiğini, usulsüz ve yoklukla malul iş bu ortaklar kurulu kararlarının iptali amaıyla Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasıyla dava açıldığını,- Davalı şirket adına kayıtlı taşınmazda bulunan binaların ... tarafından uzun süredir kiraya verildiğini, elde edilen kira gelirlerinin de şirkete aktarılmadığını, belirterek,-Dava sonuçlanıncaya kadar TTK md. 636/4 ve/veya HMK 398, 390/2 ve 391 madde düzenlemeleri gereğince, ... İli, ... ilçesi, .... pafta, .... ada, .... parsel sayılı şirket adın kayıtlı taşınmaz sicil kayıtları üzerine kısıtlayıcı herhangi bir işlem yapılmasının ve üçüncü şahıslara devrinin engellenmesi amacıyla tedbir konulmasına,-Şirketin Mahkemece atanacak kayyum tarafından idare ve temsil edilmesine, şirket müdür yetkilerinin kayyum atanıncaya kadar durdurulmasına,-Şirket aleyhine olarak fesih ve tasfiye davası açılmış olduğu hususunun İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazı yazılarak davalı şirket sicil kaydına işlenmesine,-TTK md. 636 531, 536 düzenlemeleri gereğince davalı şirketin sona erdirilerek tasfiye edilmesine,-HMK md. 32 ve 36 düzenlemeleri gereğince yargılama giderlerinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;-Davacının iddia ve talepleri incelendiğinde şirketin feshini gerektirecek haklı veya kanuni sebeplerin gerçekleşmediğinin ortada olduğunu,-Davacının dava sebebini dayandırdığı şirketin ticari defterlerinin gerektiği gibi tutulmadığı iddiası ile birlikte şirketin beyanname vermemiş olduğu iddialarının da tek başına şirket feshine yeterli olmadığını,-Ayrıca TTK 636/2 gereği şirketin feshini talep etmeden önce şirkete gerekli sürenin verilmesi gerektiğini, bu kanunun emredici hükmü olup, usulen bu eksiklik giderilmeden açılan davanın reddinin gerektiğini,-Davacı tarafın şirket ortaklarının 01.10.1998 tarihinden itibaren bir araya gelemedikleri şeklindeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, şirket ortaklarının 16.04.1999 tarihinde bir araya gelerek şirketteki hisselerini ortaklardan ... ve şirket dışından ...'a devretmeyi kabul ettiklerini,- Protokolden sonra davacı ve diğer ortakların şirketten ayrıldığını, şirketin tüm borçları ve davaları ile dava dışı ortak ...'ın muhatap olduğunu, davacının protokole göre devretmesi gereken şirket hisselerini devretmediğinden kusurlu olduğunu,Belirterek, Yargıtay kararları ve TTK 636. Madde ile diğer mevzuat maddelerine göre şartlan oluşmayan ve hakkın kötüye kullanılmasına dayalı ve objektif iyi niyet kurallarından yoksun olan davanın reddine, Sayın Mahkeme'ce aksi kanaat oluştuğu takdirde TTK 636 2 gereği öncelikle kanunen şirket yetkilisine gerekli sürenin verilmesine, yine TTK 636/3 gereği Mahkeme fesih yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, limited şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi istemine (Yeni TTK. nun 636, 638 vd. mülga TTK.nun 549, 551; ) ilişkin olup; taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin haklı nedenle fesih koşullarının oluşup oluşmadığı, davacı tarafın ileri sürdüğü vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise şirketin diğer ortağının kusurunun olup olmadığı, bu hususların feshi için hakli neden sayılıp sayılmayacağı, şirketin feshi yerine çıkma payının tespit edilerek davacıların şirketten çıkartılıp çıkartılamayacağı hususlarında olduğu tespit edilmiştir.