12. Ceza Dairesi 2024/93 E. , 2024/4105 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/317 E.-2022/920 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Alkol etkisi altında araç kullanma suçundan sanık ...’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2 maddesi delaletiyle 179/3 ve 62/1. maddeleri gereğince
**12. Ceza Dairesi 2024/93 E. , 2024/4105 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/317 E.-2022/920 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Alkol etkisi altında araç kullanma suçundan sanık ...’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2 maddesi delaletiyle 179/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2019 tarihli ve 2019/829 esas, 2019/689 sayılı kararının 24.12.2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 21.11.2021 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 179/2 maddesi delaletiyle 179/3, 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri uyarınca 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli ve 2022/317 esas, 2022/920 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.11.2023 gün ve 94660652-105-06-9502-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/125360 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/125360 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2022 tarihli kararının kanun yararına bozma yoluyla bozulması halinde, Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/01/2023 sayılı ek kararın hukuken yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'u uyarınca öncelikle bilinen son adrese normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında, Somut olayda, sanığın 06/11/2019 tarihli celsede talimat mahkemesince alınan ifadesinde adresini "Kaletepe Mh. 1009 sk. No: 13 Merkez/Kırkkale" olarak bildirdiği, sanığın anılan adres haricinde dosya kapsamında yer alan başkaca bir adresinin mevcut olmadığı ve söz konusu ifadesi haricinde bir daha beyanının alınmadığı, Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2019 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının, "Muhatabın adreste bulunmaması sebebiyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi gereğince bağlı bulunduğu mahalle muhtarı İrfan Yurtoğlu imzasına tebliğ edildi. 2 Nolu haber kağıdı kapıya yapıştırıldı. Komşusu, Alev Pehlivanlı haber verildi." şeklinde yer alan şerhle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre şüpheliye tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de; haber verilen komşudan muhatabın geçici süreyle mi adresten ayrıldığının sorulmadığı, adresten bulunmama sebebinin geçici olup olmadığı anlaşılamadığından yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve anılan kararın kesinleşmediği, bu durumda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, Kabule göre de, 14/07/2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “175'inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 10/01/2022 tarihli ve 2021/12653 esas, 2022/42 karar sayılı ilamında yer alan "5271 sayılı CMK’nin 251. maddesine göre basit yargılama usulüne tabi olan kasten basit yaralama suçundan mahkemece duruşma günü belirlenerek yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında kesin nitelikte adli para cezası verilmiş olması nedeniyle bu aşamada artık basit yargılama usulünün uygulanma imkanı kalmadığından kanun yararına bozma talebinin reddine.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; sanık hakkında genel hükümler uyarınca yapılan yargılama sonucu duruşma yapılmak suretiyle hüküm kurulduğu ve duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1- Sanık hakkındaki Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2019 tarihli ve 2019/829 Esas, 2019/689 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin gıyabi kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesi gereğince sanığın talimat mahkemesinde bildirdiği adresine tebliğe çıkarıldığı, "Muhatabın adreste bulunmaması sebebiyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi gereğince bağlı bulunduğu mahalle muhtarı İrfan Yurtoğlu imzasına tebliğ edildi. 2 Nolu haber kağıdı kapıya yapıştırıldı. Komşusu, Alev Pehlivanlı haber verildi." şeklinde yer alan şerhle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre sanığa tebliğ edilerek kararın kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ yapılmasının ancak sanığın adresten geçici olarak ayrılması halinde mümkün olduğu, tebliğ memurunca adı geçen sanığın adreste bulunmama nedeninin tebliğ evrakında açıklanmaması nedeniyle yapılan tebliğin usulsüz olup, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleştiğinin ve beş yıllık denetim süresinin başladığının kabul olunamayacağı anlaşılmakla; sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli ve 2022/317 esas, 2022/920 sayılı kararıyla yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi, 2- Kabule göre ise, 5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan 'Basit Yargılama Usulü' başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, 08/07/2021 tarihli ve 7331 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5271 sayılı Kanunun 251. maddesinin 1. fıkrasına eklenen cümle ile duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usûlünün uygulanamayacağının hüküm altına alındığı bu kapsamda dosya kapsamında yapılan incelemede, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediği ihbarı üzerine dosyayı yeniden ele alan mahkemece tensip zaptında basit yargılama usûlünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir değerlendirme yapılmaksızın duruşma günü belirlenmesine ve genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verilmesine rağmen duruşma sırasında basit yargılama hükümlerinin sanığın lehine olduğu değerlendirilerek sanık hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu 251/3. madde ve fıkrası uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli ve 2022/317 esas, 2022/920 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.