T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/374 KARAR NO: 2026/103 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:28/11/2022 NUMARASI:2019/279 Esas - 2022/954 Karar DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:21/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/374 KARAR NO: 2026/103 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:28/11/2022 NUMARASI:2019/279 Esas - 2022/954 Karar DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:21/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ün davaya konu kazanın gerçekleşmiş olduğu 29.10.2018 tarihinde ... İstikamet 5. Levent yönünde ...plakalı motosikleti ile seyir halinde ilerlemekteyken, .... Güney cephesinde meydana gelen bir başka kaza neticesinde, bu kazadan kopan parçaların müvekkiline isabet ederek motosikleti üzerindeki hakimiyetini kaybetmesine ve motosikletinden düşerek hayatını kaybetmesine neden olduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı ... A.Ş. nezdinde ... ile sigortalı olduğunu, olay hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/178044 Esas numaralı dosyası üzerinden soruşturma başlatıldığını, sürücü ...'in, alkollü olarak araç kullanması, trafik kurallarını ihlal ederek işbu davaya konu kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle asli ve tam kusurlu konumda olduğunu, maktul ...'ün kazanın meydana geldiği tarih itibari ile serbest motorlu kuryelik işini icra ettiğini ve bu işten aylık ortalama 5.000 TL gelir elde ettiğini, hayatını kaza nedeniyle kaybetmesinden dolayı geride 1993 doğumlu eşi ...'ü, henüz 8 aylık bir bebek olan ...'ü, annesi ...'ü ve babası ...'ü bıraktığını belirterek şimdilik müteveffanın eşi ... için 30.000 TL maddi ve 300.000 TL manevi, oğlu ... için 30.000 TL maddi ve 300.000 TL manevi, annesi ... için 5.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi, babası ... için 5.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile maddi talebini 1.471.229,92 TL'ye yükseltmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından davanın ikamesinden önce müvekkili şirkete hasar başvurusu yapıldığını ancak müteveffanın ölümü ile sigortalı araç sürücüsünün eylemi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı tespit edilemediği ve bu hususu ispata elverişli herhangi bir belge müvekkili şirkete iletilmediğinden başvurunun reddedildiğini, hasar başvurusunun reddinin haklı sebebe dayandığından müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, müvekkili şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine de hükmedilemeyeceğini, olaya ilişkin belgelere göre sigortalı araç sürücüsünün karıştığı kazanın saatinin, müteveffanın karıştığı kazanın saatinden sonra olduğunu, müteveffa ...'ün karıştığı kazaya ilişkin olarak düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına göre kazanın 00:04 de meydana geldiğini, müvekkili şirkete sigortalı olan ... plakalı aracın karıştığı kazaya ilişkin olarak trafik kazası tespit tutanağına göre bu kazanın 00:40 da meydana geldiğini, bu durumu kazaya ilişkin olarak ölüm belgesinde ve ölü muayene tutanağında müteveffanın ölüm saatinin 00:30 olarak yazılı olması, alkol tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün karıştığı kaza saatinin 00:40 olarak yazılmış olması da bu iddialarını doğrular nitelikte olduğunu, aksi halde müvekkili sigorta şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in 28.10.2018 tarihinde Küçükköy ilçesinde bir düğüne katıldığını ve düğünde bir miktar alkol aldığını, ardından saat 00.10 sıralarında ... plakalı babasına ait araç ile birlikte düğünden ayrıldığını, bu esnada yanında arkadaşı ...'ın da bulunduğunu, saat 00.40’ta olay yeri olan ... geldiğinde bir anlık dikkatsizliği sebebiyle aracının kontrolünü kaybettiğini ve önünde seyir halinde olan ...’ın kullanımındaki...plakalı araca çarptığını, ardından da bariyerlere çarparak durabildiğini, müvekkilinin bu ana kadarki eylemini zaten kabul ettiğini, kazanın olduğu viyadükte ancak yolun karşı şeridinde, kaza tutanaklarından da anlaşılacağı üzere, müvekkilinin karıştığı kazadan önce saat 00.01’de başka bir kaza daha olduğunu, bu kazada ...plakalı motosiklet sürücüsü ...'ün vefat ettiğini, arkasında yolcu olarak bulunan ...'ın ise yaralandığını, müvekkili...'ün kendi yapmış olduğu kazadan farklı bir yerde (karşı şeritte) ve yine kendi yaptığı kazadan 39 dakika önce meydana gelen başka bir kazadan sorumlu tutulmak istendiğini, taleplerin fahiş olduğunu, müteveffanın ölümü ile sigortalı araç sürücüsünün karıştığı kaza arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davacıların maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ... için 795.872,46 TL (Davalı ... şirketinin 206.069,67 TL sinden sorumlu olacak şekilde ) davacı ... için 141.592,43 TL (Davalı ... şirketinin 36.661,53 TL sinden sorumlu olacak şekilde) davacı ... için 439.710,46 TL (Davalı ... şirketinin 113.851,15 TL sinden sorumlu olacak şekilde) dava tarihinden sonra vefat eden davacı ... mirasçıları için 13.199,47 TL (Davalı ... şirketinin 3.417,65 TL sinden sorumlu olacak şekilde) maddi tazminatın davalılar ... ve ... açısından kaza tarihi olan 29.10.2018 tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş. açısından dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların manevi tazminat davasının Kısmen Kabulü İle, davacı ... için 200.000 TL, davacı ... için 150.000 TL, davacı ... için 75.000 TL, dava tarihinden sonra vefat eden davacı ... mirasçıları için 75.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’den kaza tarihi olan 29.10.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacılar vekili ve davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişilerin kök raporlarında destek paylarını 7 pay olarak doğru hesaplamalarına rağmen, davacı ...'in vefatı nedeniyle alınan ek raporda, ...'in payının tamamının ...'e verilerek hatalı hesaplama yapıldığını, mahkemece bu rapora itibar edilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece davaya konu elim kaza neticesinde hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müteveffanın ölümü ile müvekkili araç sürücüsünün eylemi arasında illiyet bağı olmadığını, mahkemece işbu kamera görüntüleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasını talep ettiklerini, buna rağmen bu talebin reddedildiğini, olayla ilgili ceza yargılamasının halen devam ettiğini ve bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, olay yerinde keşif yapılmadığını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmadığını, savcılık aşamasında alınan ATK raporu ile yetinildiğini, destekten yoksun kalma tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, tazminattan indirim gerektiren hususlarda eksik araştırma yapıldığını, müterafik kusurun değerlendirilmediğini, davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için müteveffanın davacılara desteği olduğunun ispatlanması gerektiğini, maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 29/10/2018 tarihinde, dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki... plakalı motosikletin, üzerinde dava dışı ... yolcu iken, ...'nin bacağına fırlayan bir araç parçası isabet etmesi nedeniyle durdukları, bu esnada kendilerinin 5-10 metre önünde müteveffa ...'ün sevk ve idaresindeki ...plakalı motosikletin devrilerek ...'ün motosikletten fırladığı ve olay yerinde vefat ettiği; 29/10/2018 tarihinde saat 00:04'te tutulan kaza tespit tutanağında; dava dışı ...'un beyanlarına istinaden, işbu kazaya, karşı şeritte meydana gelen trafik kazasından fırlayan parçaların sebep olduğunun belirtildiği; 29/10/2018 tarihinde saat 00:40'ta tutulan ve karşı şeritte meydana gelen kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında ise; davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek aynı istikamette seyreden dava dışı ... sevk ve idaresindeki...plakalı araca çarpması şeklinde meydana gelen kaza sonucunda, ...'in yaralandığı, bu kazanın meydana gelmesinde ...'in "şerit izleme ve değiştirme kurallarını" ihlal ettiğinden kusurlu olduğunun belirtildiği; ...'in aynı saatte alkolmetre ile yapılan alkol ölçümünde 1.35 promil alkollü olduğunun tespit edildiği; ceza soruşturma dosyası içeriğinden anlaşıldığı üzere kaza yerlerini gören kamera kaydının bulunmadığı; davaya konu ...'ün vefat ettiği ve ...'ın kullandığı motosikletteki yolcu ...'nın yaralanması ile ilgili olarak ... hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan ötürü kamu davası açıldığı, ceza yargılamasının İstanbul 31.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/230 Esas sayılı dosyasında devam ettiği; UYAP'tan yapılan sorgulamada Mahkemenin 2023/9 Karar sayılı ve 12/01/2023 tarihli kararı ile sanık ...'in TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6.maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul BAM 19.Ceza Dairesi'nde 2023/1632 Esas numarasını aldığı ve arşivde olduğu anlaşılmıştır.Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereğince, hukuk hakimi ceza hakiminin tespit ettiği kusurla bağlı değil ise de, Ceza Mahkemesince tespit edilen fiilin hukuka aykırılığı ve illiyet bağını saptayan maddi vakalar yönünden Ceza Mahkemesi kararı ile bağlıdır.Somut uyuşmazlıkta; davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın aynı istikamette seyreden dava dışı ... sevk ve idaresindeki...plakalı araca çarpması şeklinde meydana gelen kaza ile; müteveffa ...'ün vefatı ile sonuçlanan motosiklet kazası farklı şeritlerde ve farklı saatlerde meydana gelmiş olup, müteveffa ...'ün vefatı ile sonuçlanan motosiklet kazası ile davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın aynı istikamette seyreden dava dışı ... sevk ve idaresindeki...plakalı araca çarpması şeklinde meydana gelen kaza arasında illiyet bağı mevcut olup olmadığının tespiti açısından İstanbul 31.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/230 Esas sayılı dosyasındaki ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerekirken, yargılamaya devam edilip hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Kabule göre ise;Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Y. 2015. S. 582)Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında müteveffanın kask takmadığına ilişkin bir belirleme bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak, desteğin kaza tarihindeki yaşına göre muhtemel yaşam süresinin, davacıların kaza tarihinde yaşlarına göre destek süreleri belirlenerek, desteğin geliri asgari ücret üzerinden kabul edilerek, destek, eş, çocuk, anne ve babaya da pay verilerek, sağ kalan eşin evlenme ihtimali de değerlendirilerek ve baba ...'in vefatı sonrasında payının mirasçılarına verileceği değerlendirilerek, yerleşik Yargıtay içtihatlarında benimsenen yöntem ve ilkelere göre tazminat hesaplaması yapılmış olmasında ve İlk Derece Mahkemesince de bu ek rapora göre karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve davalı vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir.Hukuk Genel Kurulunun 21/04/1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de nafaka hakkındaki hükümlere dayanır. Sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülmektedir.Somut olayda; destekten yoksun kalma maddi tazminatı talep eden davacı ...'nin desteğin eşi, ...'nin desteğin oğlu, ... ve ...'in ise desteğin anne-babası olup, desteğin ölmeyip yaşaması halinde, ileride eşine, çocuğuna ve anne-babasına eylemli ve düzenli olarak maddi veya hizmet/bakım sağlayarak destek olacağı değerlendirilmekle, bu yöne değinen istinaf talebi yerinde değildir.Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, müteveffanın kusursuz olması, müterafik kusurunun bulunmaması, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının bir miktar düşük olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; İstanbul 31.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/01/2023 tarih, 2021/230 Esas 2023/9 Karar sayılı kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması, kusur dağılımın değişmesi halinde olayın meydana gelmesine ilişkin kesinleşen maddi vakıa esas alınarak ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden, İTÜ Makine Mühendisliği bölümünde görevli akademisyenlerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kazanın oluşumunda kazaya karışan her bir sürücünün meydana gelen kaza ile illiyet bağı da açıklar şekilde kusur dağılımını belirleyen gerekçeli kusur raporu alınması, kusur oranlarının değişmesi halinde usuli kazanılmış haklar gözetilerek ek aktüerya raporu alınması ve değişen kusur oranlarına göre uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi olmalıdır.Açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı ve davalılar ..., ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/01/2026