Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/4066 E. , 2024/16516 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4066 Karar No : 2024/16516 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Isparta Doğ
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/4066 E. , 2024/16516 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4066 Karar No : 2024/16516 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Isparta Doğumevi Hastanesinde kadın doğum doktoru olarak görev yapan davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Davacı hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan dolayı Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyası ile başlatılan ceza soruşturmasında 01.03.2018 tarihinde dava açmaya yeterli somut delil bulunamadığından dolayı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair kararın verildiği, yine davalı idare tarafından davacı hakkında yapılan ve dosyaya "Özet Tablosu" adı altında sunulan araştırma sonucunda ise "1-Örgütiçi iletişim programı (bylock vb.) kullanımı kısmının karşısında "Define kullanıcısı" 2-Örgütün desteklenmesine yönelik Bank Asya bilgileri kısmının boş olduğu, 3-Kapatılan okul/yurt/dersane vb. kayıtları kısmında "çocuğu 2006-2015 eğitim kaydı" 4-Kapatılan dernek/vakıf/sendika/federasyon vb.bağış para transferi bilgileri kısmının boş olduğu, 5-Örgütle iltisaklı basın yayın kuruluşlarıyla ilişkisine dair bilgiler kısmının boş olduğu,6- İdari ve adli soruşturma/kovuşturma bilgileri kısmının karşısında "yargılanması tutuksuz olarak devam etmektedir" yazıldığı, 7-Örgüte destek mahiyetindeki para transferleri ve diğer mali bilgiler kısımlarının herhangi bir tespite yer verilmeksizin boş bırakıldığı, bunun yanında aynı araştırmada 8-İstihbari bilgiler kısmının karşısında "adına kayıtlı hat üzerinden Fetö/Pdy'ye müzahir bir şirket tarafından geliştirilen genel kullanıcı profiline sahip define isimli mobil uygulamaya erişim sağlandığının değerlendirildiği, FETÖ/PDY'nin 15.07.2016 tarihli darbe girişimi akabinde açığa alındığı, eşi hakkında adına kayıtlı ........GSM numaralı hattan tespit edilebilen ilk tarih 27.11.2014 olmak üzere Bylock isimli uygulamanın kullanıldığının değerlendirildiği, darbe girişiminden sonra KHK ile görevine son verildiği ve tutuklandığı" yazıldığı, 9-Saha görüşü kısmının karşısında ise "Fetö/Pdy örgüt üyesidir " notunun yazıldığının görüldüğü, öte yandan, UYAP üzerinden yapılan araştırmada, davacının eşi M.A hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan dolayı ... Ağır Ceza Mahkemesinde ... esas sayılı ceza davasının açıldığı, ceza davası sonunda davacının eşinin netice olarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin E:... K:... sayılı kararı ile de istinaf başvurusunun reddedildiği, kararın temyiz aşamasında onanarak kesinleştiği, Mahkemece 09.12.2019 tarihli ara kararı ile "davacının kamu görevinden çıkartılmasına esas alınan özet bilgi formunun saha görüşü kısımlı 9. maddesinde "FETÖ/PDY örgüt üyesidir" denildiğinden davacı hakkında elde edilen saha görüşündeki veriyi destekler ifade, tutanak, istihbari not vs. somut bilgi belge olup olmadığının davalı idareden sorulduğu, ara kararına davaya cevap dilekçesi ekinde gönderilen bilgi ve belge haricinde farklı bir belge sunulmadığı, yine Mahkemece 23.01.2020 tarihli ara kararı ile davalı idareden "davacının kamu görevinden çıkartılmasına esas alınan özet bilgi formunun istihbari bilgiler kısımlı 8. maddesinde "adına kayıtlı hat üzerinden FETÖ/PDY'ye müzahir bir şirket tarafından geliştirilen genel kullanıcı profiline sahip DEFİNE isimli mobil uygulamaya erişim sağladığının değerlendirildiği " denildiğinden davacı hakkında elde edilen bu veriye nasıl ulaşıldığı, nereden temin edildiği sorularak bu konu hakkındaki dayanak bilgi belgelerin istenilmesine karar verildiği, aynı kararla Emniyet Genel Müdürlüğünden "DEFİNE isimli mobil uygulamanın FETÖ/PDY örgüt mensuplarının kullandığı gizli bir haberleşme vs. bir program olup olmadığı açıklanarak davacının bu programı kullanıp kullanmadığı araştırılarak buna dair bilgi ve belgeler ile davacının eşi hakkında yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda elde edilen dijital raporların onaylı bir suretinin istenilmesine" karar verildiği, ara kararına davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı cevap yazısında davacının define haberleşme programını Fetö/Pdy'nin haberleşme ağlarından kullandığının tespit edildiğinin belirtildiği, Emniyet Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında davacının Define isimli programı kullandığına dair bir kayda rastlanılmadığı, bu programın Sinop Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma dosyasında bir şahsın Bylock yazışmasında "alternatif ne kurulabilir, ezan programı Define" şeklinde yazışma olduğunun anlaşıldığının belirtildiği, hukukun evrensel bir prensibi olan ceza sorumluluğunun şahsiliği ve hiç kimsenin başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamayacağı prensibi, davacının yapmış olduğu kamu görevinin niteliği birlikte değerlendirildiğinde, davacı hakkında devletin ve çalıştığı kurumun güvenliğini tehlikeye düşürebilecek ideolojik veya yasa dışı faaliyetlerde ya da aynı amaçlarla Fetö/Pdy terör örgütü ile irtibat veya iltisakını ortaya koyan hukuken kabul edilebilir somut bir tespite yer verilmediği, davacı hakkında takipsizlik kararı verildiği ve define isimli programı da kullanmadığı nazara alındığında davacının eşi hakkındaki tespitlerin de tek başına doktor olarak görev yapan davacıyı terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı hale getirmeyeceği sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatının olduğunun değerlendirilmesinin yeterli olduğu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yapılacak değerlendirme için herhangi bir delile dayanma zorunluluğunun öngörülmediği, davacının eşi hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki tespitlerin davacının terör örgütüyle irtibatının bulunduğunu gösterdiği ve davacının kamu görevinden çıkarılması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(g) maddesinde; Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;...10) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır. '' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(g) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Isparta Doğumevi Hastanesinde kadın doğum doktoru olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan açılan adli soruşturma sonucunda Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: FETÖ tarafından Devleti ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak için mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda katalog evliliği olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verildiği tespit edilmiştir. Sonuç itibarıyla, FETÖ'nün örgütsel amaçlarını tam bir gizlilik içerisinde gerçekleştirebilmesi için eşlerin de örgüt mensubu olmasına, örgüte bağlılık göstermesine ve hizmet etmesine özel önem verildiği anlaşılmaktadır. a) Davacının Eşi İle İlgili Maddi ve Hukuki Süreç Davacının eşi M.A hakkında öğretim üyesi olarak görev yapmakta iken 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği görülmüştür. Davacının eşi M.A tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına dair işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Dairemizin 21/02/2023 tarih ve E:2021/6549, K:2023/1338 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, adli yargıda da silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen kovuşturma sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; örgütün gizli haberleşme programı olan Bylocku kullandığı, örgütün askeri mahrem yapılanması içinde "öğretmen" koduyla görev aldığı "Nail" kod adını kullandığı ve örgütün Süleyman Demirel Üniversitesinde kadrolaşmasını sağladığı tespitlerine yer verilerek 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın temyizde onanarak kesinleştiği görülmüştür. Ayrıca, UYAP üzerinden yapılan araştırmada dava dışı G.B.B isimli şahsın yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından, sanık G.B.B'nin davacı ile ilgili olarak "bana doktorlardan ve eczacılardan oluşan 2 sohbet grubu verdiler. Bu gruplarda risale okuyorduk ve gruplarda sohbete katılanların sayısı sürekli değişiyordu. Doktorlar grubunda Isparta Devlet Hastanesinde kadın doğum uzmanı olan ... isimli birisi vardı" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Bu durumda, davacının örgütün sohbet toplantılarına katıldığına dair tanık beyanlarının bulunması, FETÖ'nün yukarıda yer verilen yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davıcının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmaması hususlarının birlikte değerlendirilmesinden, FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisakı ve irtibatı bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında da hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.