6. Hukuk Dairesi 2024/593 E. , 2024/4935 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1821 E., 2023/1381 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul-Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/509 E., 2022/547 K. 1-Davacılar vekili; davalı ile taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, yükleniciye tapu devrinin yapıldığını ve ilave olarak davacı ...'nın davalıya finans kolaylığı sağlamak amacıyla
**6. Hukuk Dairesi 2024/593 E. , 2024/4935 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1821 E., 2023/1381 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul-Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/509 E., 2022/547 K. 1-Davacılar vekili; davalı ile taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, yükleniciye tapu devrinin yapıldığını ve ilave olarak davacı ...'nın davalıya finans kolaylığı sağlamak amacıyla 60.000,00 TL para ödemesi yaptığını, ancak davalının sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirmediğini, üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hiçbir faaliyette bulunmadığını, noterlik aracılığıyla çekilen ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirilerek devredilen tapuların ve paranın iadesinin istenildiğini, davalının ihtarnameye cevap vermediğini, bu sebeple sözleşmenin geriye etkili olarak feshine, dava konusu taşınmazın hisseleri oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2-Davalı vekili; müvekkilinin edimini yerine getirmek için inşaat projesi çizdirdiğini, üç boyutlu resimler yaptırdığını, diğer hissedarlarla anlaşmalar yaptığını, ancak bir kısım hisselerin özel vekaletname vermemesi ve bazı hissedarların arsa paylarında haciz olması nedeniyle müvekkili tarafından inşaata başlanamadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3-İlk Derece Mahkemesince; taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davada, sözleşme gereği davacı ...'nın hissesini davalıya devretmesine rağmen davacı ... tarafından davalıya hisse devri yapılmadığı, dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında devredilen hissenin aktif olduğu ve davalı adına kayıtlı olduğu, inşaatla ilgili (mimari, statik, elektrik, vb.) projelerinin olmadığı ve yapı ruhsatının düzenlenmediği nazara alınarak, mevcut durum itibariyle davalı yüklenicinin edimini hiç yerine getirmediği ve getirme imkanının bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, davacı ... adına kayıtlı bulunan ve davalı yükleniciye devredilen hissenin tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiştir. 4-İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 22.11.2023 tarihli, 2022/1821 Esas, 2023/1381 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaz paylı mülkiyete tabi olup, davalı yüklenicinin malik olan paydaşlardan davacılar ile taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapmış ve diğer tüm paydaşlarla arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı ispat edilemediğine göre davacı arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin TMK'nın 692. maddesi uyarınca geçersiz olduğu, geçersiz sözleşme uyarınca davalı yükleniciye yapılan devirlerin de davacı arsa sahiplerine iadesinin gerektiği, davacılardan ...'nın taşınmazdaki hissesini davalıya tapuda devrettiği, davacı ... tarafından ise davalı yükleniciye herhangi bir devir yapılmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle kararın kaldırılmasına, davacı ... ile davalı yüklenici arasındaki 07.07.2020 tarihli taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine, bu geçersiz sözleşme kapsamında davalı yükleniciye devredilen payın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline; davacı ...'nın herhangi bir tapu devri yapmadığı ve salt sözleşmenin geçersizliğinin tespitini talep etmesinde hukuki yarar dava şartı bulunmadığı gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. 5-Bu karara karşı taraf vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: a-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. b-Davacı ... vekilinin temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince davacının herhangi bir tapu devri yapmadığı ve salt sözleşmenin geçersizliğinin tespitini talep etmesinde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek yeniden hüküm kurulmuş ise de, Türk Medeni Kanun'un 692. maddesi uyarınca arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin tüm maliklerin katılımıyla yapılması gerektiği, bu şekilde tüm arsa maliklerinin imzalamadığı bir sözleşme geçerli olarak kurulmadığından feshinin talep edilemeyeceği, ancak herhangi bir arsa malikinin sözleşmenin geçersizliğinin tespitini talep edebileceği, bu yönüyle uyuşmazlık konusu sözleşmenin geçersizliğinin tespitinde davacının hukuki yararının bulunduğu dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda 5/a maddesinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, 5/b maddesinde açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, HMK'nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 18.12.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.