10. Hukuk Dairesi 2016/13408 E. , 2017/2455 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı, ödeme emrinin iptali ve borcu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne, tazminat talebinin reddine karar vermiştir. Hükmün davalı kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki ka…
**10. Hukuk Dairesi 2016/13408 E. , 2017/2455 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı, ödeme emrinin iptali ve borcu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne, tazminat talebinin reddine karar vermiştir. Hükmün davalı kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava; davacının 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca kurumca talep edilen aylıklara ilişkin menfi tespit istemine ilişkindir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının annesinin 15.08.1999 tarihinde vefat ettiği, davalının 29.02.2000 tarihinde boşanması üzerine annesinden ölüm aylığı almaya hak kazandığı, davacının 1.10.2012 tekrar eski eşi ile evlendiği anlaşılmaktadır. Kontrol memuru tarafından tutulan raporda; "davacının boşanmış olduğu eşi ile aynı adreste birlikte yaşadığı, bu nedenle hak sahipliğinin 5510 sayılı Kanun’un 5754 sayılı Kanun’la yürürlüğe giren 56. maddesi fıkrası kapsamında iptal edilmesi, 22.10.2008 tarihinden itibaren ödenen tutarlar içinde aynı Kanun’un 96. maddesine istinaden işlem yapılması kanaatine varıldığının" belirtildiği, bu idari soruşturmada, mahallinde yapılan soruşturmada “yapılan emniyet araştırmasına göre boşandıkları 29.02.2000 tarihinden yeniden evlendikleri 01.10.2012 tarihine kadar yaz aylarında ....'da kış aylarında ise İstanbul 'da bilinmeyen bir adreste oturduklarının belirtildiği, jandarma araştırması, davacının, annesinin ölümden sonra hemen boşanması ve daha sonra tekrar evlenmesinin birlikte oturdukları gösterdiği” gerekçelerine dayandığı görülmüştür. Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.