10. Hukuk Dairesi 2024/14142 E. , 2025/6337 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/543 E., 2024/1350 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/268 E., 2021/435 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan
**10. Hukuk Dairesi 2024/14142 E. , 2025/6337 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/543 E., 2024/1350 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/268 E., 2021/435 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işverenin Adana'da kurulu işyerinde 20.10.1997 tarihinden iş sözleşmesinin feshedildiği 06.06.2011 tarihine kadar ''yardımcı eleman, temizlik ve çocuk bakımı'' işçisi olarak aralıksız ve sürekli olarak çalıştığını, davalı işveren tarafından davacının çalışmasının müteaddit taleplerine rağmen SGK'ya bildirilmediğini, bu nedenlerle iş sözleşmesinin haklı nedenlerle feshine ilişkin Adana 7. Noterliği'nin 06.06.2011 tarih ve 11178 yevmiye no.lu ihtarnamesini davalı işverene keşide ettiğini ve davalı işveren aleyhine işçilik alacakları için Adana 5. İş Mahkemesi'nin 2011/558 Esas 2013/39 Karar sayısı ile dava ikame edildiğini, yapılan yargılama neticesinde davanın davacı lehine sonuçlandığını ve halen temyiz aşamasında olduğunu belirterek davacının davalı iş yerinde 20.10.1997 - 06.06.2011 tarihleri arasında aralıksız ve sürekli çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia edilen dönem içersinde işyerinde iş sözleşmesi kapsamında çalışmış bir kişi olmadığını, davacının haftanın bazı günlerinde işyerine temizliğe gelen bir işçi olduğunu, ancak davacının kızı da ... Çocuk Yuvası'nda olduğu için davacının çocuğunu yuvadan aldığı için orada bekleyebileceğini, bu tür bir ilişkinin iş sözleşmesine dayalı bir ilişki olmadığının açık olduğunu, davacının haftanın bazı günlerinde işyerine temizliğe gelmiş olması şayet bir hizmet ilişkisi olarak kabul edilse dahi bu çalışma şeklinin ''Kısmi Süreli Çalışma'' olarak kabul edilmesi gereken bir çalışma olduğunu, çünkü davacının aynı dönemde başka iş yerlerine de temizliğe giden bir kişi olduğunu, davacının aynı dönemle ilgili olarak Adana 5. İş Mahkemesi'nin 2011/558 Esas 2013/39 Karar sayılı alacak davası açtığını, alacak davasının Yargıtay incelemesinde olduğunu, Yargıtay kararlarına göre öncelikle hizmet tespiti davasının sonuçlandırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının çalışma olgusunun yazılı belge ile ispatı gerektiğini, Kurum kayıtlarının tetkikinde davacının herhangi bir sigortalı hizmetinin bulunmadığının tespit edildiğini, davacı adına ne davalı işverence ne de farklı işverenlerce sigortalı hizmetin bildirilmediğinin tespit edildiğini, Kurum kayıtlarına intikal etmeyen çalışmaların yazılı belge ile ispat zorunluluğunun Yargıtay kararlarından kaynaklandığını, davacı tarafından Adana 5. İş Mahkemesinin 2011/558 esas sayılı dosyası mahkemeye delil olarak bildirilmiş ise de, bu dosyada Kurum taraf olmadığından söz konusu davanın Kurum açısından bağlayıcılığı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 1034745.01 işyeri sicil nolu davalı ... (... Çocuk Kulubü ve Gündüz Bakımevi) ünvanlı işyerinde 09.07.1999 - 06.06.2011 tarihleri arasında (her yıl temmuz ayında 15 gün, ağustos ayında 30 gün çalışmadığı kabul edilerek) asgari ücretle hizmet akdiyle kesintisiz çalıştığı ve kuruma bildirilmeyen 3748 günü bulunduğu, kuruma bildirilmemiş dönemde davacının 55.676,61 TL prime esas kazanç elde etmiş olacağının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, yerel mahkemece dosyaya sundukları belgelerin ve dilekçelerin açıklamalarının, tanıklarının beyanlarının nazara alınmadan hukuka ve Yargıtay denetimine uygun olmayan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, davacının kreş işyerine ihtiyaç oldukça temizliğe gelen biri olduğunu, davacının tüm mesaisini kreşte temizlik yaparak geçirmediğini, farklı yerlere de temizliğe gittiğini, davacı ile davalı işveren arasında sürekli bir hizmet akdi bulunmadığını, davacının çalışma biçiminin tam zamanlı çalışma olmadığını, Mahkeme aksi kanaatteyse bu durumun kısmi süreli çalışma olarak da kabul edilebileceğini, Mahkemece kısmi çalışma olup olmadığı hususunda yeterli araştırma yapılamadan doğrudan tam zamanlı çalışma şeklinde hüküm kurulduğunu, bordro tanıkları bakımından davacının kızının kreşte eğitim gördüğünün doğrulandığını, davacının çocuğunun çıkış saatini beklemesinin tam zamanlı çalıştığı yönünde bir intiba doğurduğunu beyan etmektedir. 2- Davalı Kurum vekili; öncelikle Kuruma müracaat etmeksizin davacının bu davayı açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurumun yaptığı işlemlerin tamamının hukuka uygun olarak yapıldığını, davacının açmış olduğu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hak düşürücü süre geçmiş olmasına rağmen yerel mahkemece bunun dikkate alınmadığını, ayrıca vekalet ücretine itiraz ettiklerini, başka bir bilirkişiden rapor alınmaksızın tek bir raporla verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 20.10.1997 - 06.06.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.