T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2023/379 KARAR NO:2026/3 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 19/12/2022 NUMARASI: 2022/87 Esas - 2022/1154 Karar DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 14/01/2026 Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.12.2021 tar…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2023/379 KARAR NO:2026/3 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 19/12/2022 NUMARASI: 2022/87 Esas - 2022/1154 Karar DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 14/01/2026 Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.12.2021 tarihinde davalı... Şirketi'ne ait davalı İlker ... yönetimindeki ... plakalı araç ile aynı yönde seyretmekte olan davacı tarafa ait... plaka sayılı otoya arkadan çarpışması sonucu, aracın hasar meydana geldiğini belirterek, değer kaybı için şimdilik 1.000,00-TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı.... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dosya kapsamında hiçbir tazminat sorumluluğu bulunmadığını, ... plakalı aracını ... A.Ş.’ne 18.03.2021-17.03.2024 dönemi içerisinde 16.02.2021 tarihli sözleşmeye istinaden uzun süreli kiraladığını, söz konusu kaza bakımından müvekkilinin kusurlu hiçbir eyleminin olmadığını, tazminat koşulları oluşmadığını, dolayısıyla davanın reddi gerektiğini, davacının avans faiz talebinin hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davalı ...'a yönelik davanın kabulü ile 13.428,00 TL araç değer kaybı bedelinin 1.000,00 TL'sine olay tarihi olan 05/12/2021 tarihinden, 12.428,00 TL'sine ıslah tarihi olan 01/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı İlker ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... A.Ş'ye yönelik davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı İlker ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş. lehine avukatlık ücretine hükmedilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, mahkemeye sunulan kira kontratının geriye dönük olarak kaza tarihinden sonra tanzim edilmiş olma ihtimalinin göz ardı edildiğini, uzun süreli kira sözleşmesinin geçerliliğinin denetlenmediğni belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kaza tespit tutanağının eksik değerlendirmelere dayandığına ilişkin itirazlarda bulunmuş olsalar da beyan ve itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, bilirkişinin uzmanlığının olmadığını değer kaybı incelemesi yaparken davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini de yapması gerektiğini, müvekkilin kusurlu hiçbir eylemi bulunmadığından dolayı değer kaybı tazminatı koşulları oluşmadığını, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.05/12/2021 tarihinde, davacıya ait ... plakalı araç ile, davalı İlker ...'ın sevk ve idaresinde olup davalı şirkete ait ... plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile değer kaybı tazminatı talep edilmiştir. Kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsü tam kusurlu bulunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi kusur raporu dosya kapsamı ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli kaza tespit tutanağı ile uyumlu olup aksi davalı tarafça ispat edilemediğinden kusura ilişkin istinaf yerinde görülmemiştir.Dosyada bulunan bilirkişi teslim tutanağına göre Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunu düzenleyen bilirkişinin, uzmanlık alanının trafik kazalarına sebebiyet veren teknik sorunler olduğunun anlaşılmasına bilirkişinin uzmanlık alanına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Davalı ... zarara sebebiyet veren aracın sürücüsü olduğuna göre aleyhine dava açılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu yöndeki istinaf yerinde görülmemiştir.Dosya kapsamından hükme esas alınan hasar raporunun istinaf talep eden davalı vekiline HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalı vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesinde değer kaybı hesaplamasına ilişkin itirazda bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde bilirkiişi raporunda ki değer kaybı hesaplama yöntemi ve tazminat miktarları bakımından davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden değer kaybı hesaplanmasına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 03/11/2020 tarih, 2019/5294 E. ve 2020/6439 K. sayılı kararı).Somut olayda ibraz edilen kira sözleşmesine göre davalı şirket tarafından ihbar olunan ... A.Ş.’ne 18.03.2021-17.03.2024 dönemi içerisin 16.02.2021 tarihinde uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile kiralanan kazaya konu ... plakalı aracın sürücüsü davalı İlker ...'ın Uyap sisteminden alınan SGK kayıtlarına göre ... A.Ş. çalışanı olduğu da görülmekle aracın fiilen ihbar olunan ... A.Ş.'de olduğunun açık olması nedeni ile uzun süreli olarak aracı kiralayan (kiracı), bu aracın işleteni olup davalı işleten olmayacağından İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde davanın davalı .... A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 07/07/2014 tarih, 2013/10570 E. ve 2014/10824 K. sayılı kararında açıklandığı üzere davalı... Şirketi hakkında işleten olduğu inancıyla dava açıldığından 3.kişilerin davalı... Şirketi arasında imzalanan sözleşmeden haberdar olmaları bu durumda beklenemeyeceğinden hakkında dava açılmasına sebebiyet veren davalı lehine hiç vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu gibi vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Hükmün bu yönden düzeltilmesine karar verilmiştir. Bu nedenle; davalı İlker ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b maddesi gereğince reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı vekalet ücreti yönünden düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A- Davalı İlker ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b maddesi gereğince reddine,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davalı İlker ...'a yönelik davanın kabulü ile 13.428,00 TL araç değer kaybı bedelinin 1.000,00 TL'sine olay tarihi olan 05/12/2021 tarihinden, 12.428,00 TL'sine ıslah tarihi olan 01/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı İlker ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davalı ... A.Ş'ye yönelik davanın reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 917,27-TL karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 80,70-TL peşin harçdan ve bilahare ikmal edilen 199,00-TL ıslah harcından mahsubu ile eksik kalan 637,57- TL 'nin davalı İlker ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı ve 1.717,00-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 2.088,90-TL yargılama giderinin davalı İlker ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalı İlker ...'dan alınıp davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabulucu ücretinin davalı İlker ...'dan alınarak maliyeye gelir kaydına, 7-Davacı tarafça yatırılan ve harcanmayan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-a-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 351,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, b- Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 917,27 TL harçtan peşin alınan 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 185,27 TL harcın davalı İlker ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davalı ...'ın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu,HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/01/2026