20. Hukuk Dairesi 2013/3834 E. , 2013/11601 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : Hazine - ... Belediyesi Başkanlığı Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesi ile; sınırlarını bildirdiği taşınmazın MK’nun 713. maddesi uyarınca ad…
**20. Hukuk Dairesi 2013/3834 E. , 2013/11601 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : Hazine - ... Belediyesi Başkanlığı Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesi ile; sınırlarını bildirdiği taşınmazın MK’nun 713. maddesi uyarınca adına tescilini talep etmiştir, katılan; aynı taşınmazın davacıların murisi ile birlikte kendisi tarafından imar ve ihya edildiğini ileri sürerek taşınmazın ½ hissesinin adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11/06/2009 tarih ve 2009/7529-9757 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; " Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, uzman orman bilirkişi çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kaldığını açıklayarak taşınmazın tahdit hattına göre konumunu göstermiştir. Ancak orman bilirkişi tarafından yörede yapılan orman kadastro çalışmalarına ilişkin orman tahdit haritası ile kadastro çapı ölçekleri eşitlenerek haritalar çakıştırılmamıştır. Ayrıca, çekişmeli taşınmazın bitişiğindeki tescil harici taşınmaz yörede 1956 yılında genel kadastro çalışmasında Devlet Ormanı olarak tescil harici bırakılmış olup, karşı davacı gerçek kişinin davası yönünden çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kalması bu taşınmazın zilyetlik ile iktisap edileceği anlamına gelmez, taşınmazın eski ve yeni tarihli resmî belgelerdeki konumu, doğal eğimi, bu belgelerde tasarruf çizgilerinin bulunup bulunmadığı da araştırılmamıştır. Kaldı ki, davalı taşınmaza komşu olan kadastro parsellerine ilişkin kadastro tesbit tutanakları, kadastroca oluşan tapu kayıtları ve varsa dayanakları olan kayıt ve belgelerde getirtilerek çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiği de incelenmemiştir. Anılan eksikliller giderilerek yeniden yapılacak incelme ve keşifle dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, orman sayılmayan yerlerden olduğunun saptanması durumunda bu sefer zilyetlikle kazanma koşullarının araştırılması gerekmektedir” denilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile, Okurcalar Kasabasında bulunan 16/05/2012 tarihli rapor ve krokide (A2) harfi ile gösterilen 7.803,93 m²'lik kısmın hisseleri oranında tesciline karar verilmiştir, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.