T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/368-2026/403 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.6) DOSYA NO : 2026/368 Esas KARAR NO : 2026/403 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/02/2026 NUMARASI : 2024/502 Esas-2026/107 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser…
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/368-2026/403 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.6) DOSYA NO : 2026/368 Esas KARAR NO : 2026/403 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/02/2026 NUMARASI : 2024/502 Esas-2026/107 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/04/2026 Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili;Müvekkiline ait ... parsel sayılı taşınmaz üzerine 273 m2 Hafif Çelik Villa imalat, Nakliye ve montajının tamamının 230.000,00 TL. + KDV ödenmesi karşılığında yapılması ve 60 iş günü içerisinde müvekkile teslim için davalı ile anlaşma yapıldığını,müvekkilim bahse konu sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini , villanın yapımına ilişkin olarak toplam 285.650,00TL nin tamamının davalı borçluya ödendiğini, ancak bahse konu yapının davalı tarafından tamamlanmadığını ve müvekkilline teslim edilmediğini, sözleşme konusu yapının 22.12.2017 tarihli faturada yazılı olan 135.700,00Tl lik kısmının davayı tarafından yapıldığını, geri kalan kısmının yapılmadığını, villanın yapını bedelinin tamamını müvekkili taragından ödemiş olmasına rağmen davalı şirket sahibi ..., müvekkili ile olan önceye dayalı arkadaşlığım kullanarak bu süreçte müvekkilinden aldığı parayı başka işlerde kullandığını beyan ederek; yapıyı tamamlamak için 6.500 avro ödünç para dahi istediğini ve bu bedelinde müveklili tarfafından gönderildiğini buna rağmen davalı şirketin işi tamamlamadığını ve davalı tarafa Beyoğlu 16. Noterliğinin 24.05.2019 tarihli ve 14046 yevmiye nosu ile gönderilen ihtarname gönderildiğini ve icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafın takibe haksiz olarak itiraz ettiğini bildirerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı olmak kaydıyla müvekkilinin mağdur olmaması alaaklarını tahsil edebilmesi ve kararın infazısınn mümkün olabilmesi için davalı şirkete ait üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulmasına bu mümkün olmaz ise bu kez teminat karşılığında davalı şirkete ait üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulmasına, davalı borçlunun Ankara 19.İcra Müdürlüğünün 2019/9417 esas sayılı dosyasına vaki 171.550,00 TL'lik haksız itirazın iptaline karar verilmesini, %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yargılama giderleri ve vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ; Kesilen faturanın 135.700 TL olduğunu, faturanın sadece müvekkili şirketin kendi imalatı olan "çelik kısmının imalat ve montajına” ait olduğunu, davacının 31.05.2018 tarihinde sipariş ettiği ... teslim edilerek faturasının kesildiğini, iş devam ederken davacının talebi üzerine işe ara verildiğini, davacının talebi üzerine inşaata ara verilen bir yıllık süre zarfında yaşanan ekonomik kriz sebebi ile inşaat malzemelerinde ciddi bir artış olduğunu, davacıya kesilen faturanın kendi imalatı olan çelik kısmı imalat ve montaj bedeli olduğu, yapılan diğer malzemelerin piyasadan alındığını, bu malzemelerin ücretinin ödenmediği ve ödemesinin yapılmasının beklendiği, üçüncü kişilere yaptırılmış işçi ücreti ve malzeme faturaları olduğunu, işçilerin konaklama ve diğer giderlerin davacıya ait olmasına rağmen ödeme yapılmadığını, davacı tarafın ihtarına noter vasıtası ile cevap verdiklerini, davacı gibi davalı yanın bahse konu inşaata ilişkin tespit yapılması gerektiğini, yapılan işlere karşılık ödeme yapılması gerekirken davacı tarafın ödemeden kaçmak için icra takibi başlattığını belirterek davacı yanın İhtiyati Haciz talebinin reddine, Haksız açılmış davanın reddi ile Ankara 19.İcra Müdürlüğünün 2019/9417E. sayılı dosyasının iptaline, Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak başlatılmış icra takibi nedeniyle, yargılama sonucunda davacı yanın %20 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; Mahkemece dairemiz kaldırma kararı üzerine öncelikle bilirkişi heyeti ek rapor alınması yönüne gidilmiş ise de ek raporun istinaf kararında belirtilen özellikleri taşımayıp hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı anlaşılmakla yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması yoluna gidildiği, 15/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda istinaf kararında belirtilen hususlara göre değerlendirme yapılmak suretiyle davacının tamamlanan imalat ve yaptığı ödemelere göre davalı taraftan toplam 175.242,80 TL alacaklı olduğunun mütala edildiği, mahkemece bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu kabul edilerek benimsendiği, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ile davacının takip tarihi itibariyle davalıdan tamamlanan imalat ve yapılan ödemeler nedeniyle toplam 175.242,80 TL alacaklı olduğu, davanın 171.550,00 TL üzerinden açılmış olduğu belirtilerek davanın kabulüne; davaya konu alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları arasında ciddi hesap farkı bulunduğunu, davacının sunduğu 15/07/2019 tarihli sözleşmeyi kabul etmediklerini, davacının delil yaratmak için davadan sonra fatura düzenlettirdiğini, faturaların vergi kanunlarına aykırı olduğunu, ticari defterlerin birlikte incelenmesi gerektiğini, defterlerin uyumsuz olduğunu, davacı defterlerinin aleyhine yorumlanabileceğini, davacının 6500 EURO borç verildiğine dair iddiasının gerçekleri yansıtmadığını, 4000 EURO ve 15.125,00 TL'nin inşaata ilişkin olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece Mahkemesinin 2023/451 Esas-2024/249 Karar sayılı kararının Dairemizin 02/07/2024, 2024/517 Esas- 2024/648 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması üzerine Mahkemece yeniden karar verilmiştir. 1-Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebilir. Sözleşme dışı iş kalemlerine ilişkin istemlerde ise, yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiç bedellerine göre hesaplama yapılarak iş bedelinin bulunması gerekir (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2020/2407 Esas, 2020/3033 Karar). Ancak götürü bedelli sözleşmelerde iş bedelinin tamamı ödenmiş ise, eksik ve ayıplar nedeniyle fiziki oran kurulması gerekmez; bu durumda iş sahibi, eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelini isteyebilir (ÖZTÜRK, Muammer; GÖZÜTOK Zeki: Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, 2019, s. 569). 2- Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari defterler uyumlu değil ise muntazam tutulmuş olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil olacaktır. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılmalıdır. Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanmamalıdır. Bunun sonucu ise aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilmelidir. Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup, karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olamayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/3447 Esas, 2022/3634 Karar). 3- Somut olayda tarafların ticari defter ve kayıtları birbirleriyle uyumlu olmayıp her bir kaydın sahibi aleyhine delil olduğu kabul edilmelidir. Davalı tarafın ticari defterlerine göre götürü bedel ödenmiş olduğundan iş sahibinin eksik ve ayıplı işlere ilişkin talebi yönünden giderim bedelinin hesaplanması gerekir. O halde mahkemece yapılacak işlem; sözleşmenin fesih tarihine eksik ve ayıpların giderilmesi için makul süre eklenerek bulunacak tarih itibariyle eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelinin mahalli piyasa rayicine göre,( mahalli piyasa fiyatlarına KDV ve yüklenici kârı dahil olduğundan bu mikatara miktara KDV ve yüklenici kârı ayrıca eklenmeksizin) hesaplanması, bu konuda Dairemizin son kaldırma kararından sonra rapor düzenleyen ilk heyetten ek rapor alınması, davacı tarafından yapılan fazla ödemenin bu bedele eklenmesi ile ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır. Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/02/2026 tarih ve 2024/502 Esas-2026/107 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 5-Davalı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ✍e-imzalıdır Üye ✍e-imzalıdır Üye ✍e-imzalıdır Katip ✍e-imzalıdır