Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/15475 E. , 2024/4981 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/15475 Karar No : 2024/4981 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARG
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/15475 E. , 2024/4981 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/15475 Karar No : 2024/4981 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : Dava; davacının polis memuru olarak … İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8/6-ü maddesi uyarınca; "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek" fiilini işlediğinden bahisle İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararıyla, meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin işlemin iptali ile parasal haklarının işlemin tebliğ tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin .. günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, medyada Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında yayınlanan olumsuz ve eleştirici mahiyetteki sözleri, resim ve haberleri kendisine ait facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde 23-25-28/08/2015 tarihlerinde paylaşarak eleştirilere katıldığı ve diğerlerini de katılmaya davet ettiği iddiasıyla hakkında yapılan soruşturma sonucu; facebook sayfasında ..... "Şehit yüzbaşının ağabeyi yarbay isyan etti. Şu güne kadar çözüm diyenler neden... şeklinde bir haber paylaştığı, "Yarbay Alkan askere dayaktan ceza almış" başlıklı başka bir habere de "şeref yoksunları albayı karalamak için çocukluğuna kadar araştıracaklar, yanlı, yalaka, utanmaz, vicdansız medya sizden tiksiniyorum." yazısını paylaştığı, başka bir haberde Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan şehidin kız kardeşine "Ağabeyin de bu mesleği ....." şeklindeki haberi alıntılayıp "kardeşin bu mesleği seçmeseydi kim söylerse söylesin yazık bu acıyı yaşatanlara" yazısı ve bu yazının altında bir resmin paylaşıldığının görüldüğü, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün ve İstanbul Güvenlik Şube Müdürlüğünün hazırladığı raporda da sözkonusu profilin davacıya ait olmadığının beyan edildiği, davaya konu disiplin soruşturmasının başlamasına neden olan 3. sınıf Emniyet Müdürü H.L hakkında 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile "Emniyet Genel Müdürlüğü Teşkilatından Çıkarılma" kararının uygulandığı, Başkomiser H.D'nin de görevden uzaklaştırıldığı, ancak daha sonra görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırıldığı, ayrıca davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, yapılan soruşturma neticesinde; "şikayetten vazgeçilmesi" ve Adalet Bakanlığı tarafından da "kovuşturma izni verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmesi üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … sayılı kararı ile, "kovuşturma yapılmasına yer olmadığı" kararının verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacıya isnat edilen fiilin bizzat davacı tarafından somut olarak işlendiğinin ispat edilemediği, davalı idarece cezaya konu eylemlerin davacı tarafından işlendiğinin her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulamadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tazmin talebinin kabulüyle yoksun kaldığı parasal haklarının kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı temyize konu kararla; uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin dayanağı paylaşımların yapıldığı sosyal paylaşım sitesi facebook hesabının teknik yönden davacıya ait olduğunun ispatlanmadığı, ceza hukuku bakımından Cumhurbaşkanı'nın şikayetten vazgeçtiği ve Adalet Bakanlığı tarafından ''kovuşturma izni verilmesine yer olmadığına'' karar verilmesi üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca ''Kovuşturma yapılmasına yer olmadığına'' dair kararın verildiği görülmüş ise de, tanık H.İ.M 'nin dosya içerisinde yer alan ifadesinde, "davacı ile Diyarbakır ilinde çalışırken davacıya ait olan uyuşmazlığa konu facebook hesabından arkadaş oldukları hatta çocuğu olduğu zaman facebooktan hayırlı olsun diye 2012-2013 yıllarında yazılı ve resimli mesaj attığını" belirttiği hususu dikkate alındığında, "Şehit yüzbaşının ağabeyi yarbay isyan etti. Şu güne kadar çözüm diyenler neden...,", "şeref yoksunları albayı karalamak için çocukluğuna kadar araştıracaklar, yanlı, yalaka, utanmaz, vicdansız medya sizden tiksiniyorum", "yarbay Alkan askere dayaktan ceza almış, ...'ın cenaze töreninde.....", " kardeşin bu mesleği seçmeseydi kim söylerse söylesin yazık bu acıyı yaşatanlara" yazısı, bu yazını altında bir resmin paylaşıldığı, resmin altında Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Şehidin kız kardeşine "Ağabeyin de bu mesleği....." yorumunun bulunduğu, şeklindeki paylaşımların davacıya ait olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda, davacıya ait facebook paylaşımlarının, mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici nitelikte tek başına veya topluca diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek fiili kapsamında olduğundan eylemine uyan 682 sayılı Genel Kolluk Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8/6-ü maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusu kabul edilerek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine hükmedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; disiplin cezası verilmesine neden olan suçun kanıtlanmadığı, diğer yandan tanık H.İ.M'nin, Diyarbakır ilinde birlikte çalıştıklarını söylemesine rağmen kendisinin Diyarbakır ilinde hiç görev yapmadığı, mesaj attığı facebook hesabının eşiyle birlikte kullandıkları "Pınar Hakan Kömür" isimli olup 2011 yılında açıldığı, atıldığı iddia edilen mesajların tarihinin 2012-2013 yıllarına, dava konusu işleme esas alınan yazışmaların ise 2015 yılına ilişkin olduğu, uyuşmazlığa konu hesap paylaşımlarının kendisine ait olmadığı, eylem ile verilen ceza arasında adil bir dengenin bulunmadığı ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacının, polis memuru olarak ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, "Cumhurbaşkanı hakkında yayınlanan olumsuz ve eleştirici mahiyetteki söz, resim ve haberleri kendisine ait facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde 23-25-28/08/2015 tarihlerinde paylaşarak eleştirilere katıldığı ve diğerlerini de katılıma davet ettiği iddiasıyla hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesinde; "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek" eylemini gerçekleştirdiğinden bahisle getirilen teklif doğrultusunda Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararıyla meslekten çıkarılması üzerine anılan işlemin iptali ile parasal haklarının işlemin tebliğ tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanaktan yoksun kalması üzerine, 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete’de, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname yayımlanmış, anılan Kararnamede; "Disiplin cezası verilecek fiiller" başlıklı 8. maddesinin 6. fıkrasının (ü) bendinde; "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname 31/01/2018 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek yasalaşmış ve 7068 sayılı 'Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun, 08/03/2018 günlü, 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Anılan Kanun'un 8-6-ü maddesinde de, "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek" fiilinin meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, "Facebook" adlı sosyal paylaşım sitesinde Cumhurbaşkanı ile ilgili yazılı ve görsel medyada yer alan bazı haberleri alıntılayarak altına davacı tarafından kullanıldığı ileri sürülen sosyal medya hesabından yorum yaptığı, birlikte görev yaptığı arkadaşlarının bu yorumların ekran görüntüsü alarak ilgili makamlara iletmesi üzerine davacı hakkında açılan adli soruşturmada "kovuşturma yapılmasına yer olmadığına" dair karar verildiği, idari soruşturma kapsamında yapılan araştırmada da İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 04/03/2017 günlü yazıları ile; "H.K isimli kullanıcının bazı paylaşımlarının bulunduğu, ancak H.K isimli sayfaya ait bir link adresinin bulunmadığı, profil resminden yola çıkılarak ulaşılan H.K isimli facebook sayfasında hiç bir paylaşımın bulunmadığı görülmüş, eğer yapılmış olan bir paylaşım var ise bunların kaldırılmış, silinmiş olabileceği değerlendirilmiş herhangi bir tespit işlemi yapılamamıştır." bilgisine yer verildiği, yürütülen disiplin soruşturması neticesinde; davacının, amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek" fiilini işlediğinden bahisle dava konusu disiplin cezasının tesis edildiği görülmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin veya fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Davacının, gerek disiplin soruşturması kapsamında verdiği ifadelerde, gerekse yargılama aşamasında sunduğu dilekçelerde; "disiplin cezasına konu yorumun yapıldığı Facebook hesabının ve bu hesaptan yapılan paylaşım ve yorumların kendisine ait olmadığını" beyan etmesine karşın; davalı idarece, söz konusu Facebook hesabının ve dolayısıyla bu hesaptan yapılan yorumun davacıya ait olduğu hususunun somut delillerle ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacının üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine yönelik her türlü şüpheden uzak somut bir tespit bulunmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. … Bölge İdare Mahkemesi, ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.