T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/3412 KARAR NO : 2025/2919 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 18/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin elektrik abonesi olduğu yerin k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/3412 KARAR NO : 2025/2919 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 18/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin elektrik abonesi olduğu yerin küçük bir emlakçı ofisi olarak kullanıldığını, işyerinin elektrik aboneliği 8989993000 hizmet noktası ile müvekkilinin adına kayıtlı bulunduğunu, Bedaş tarafından müvekkilinin aboneliğine sahip olduğu yere 16.10.2023 tarihinde denetime gelindiğini, kaçak elektrik tespitinin yapıldığını, ancak kaçak elektrik tespit tutanağından taraflarına bir örnek verilmediğini, kaçak elektrik kullanımını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, müvekkiline 17.10.2023 tarihli 88.593,61 TL' lik ve 42.365,39 TL' lik iki fatura (toplam ceza miktarı 130.959 TL'lik fatura) kesildiğini, ödenmeyince de elektriğin kesildiğini, kesilen bu cezaya itiraz ettiklerini, ancak itirazların kabul edilmediğini beyanla , davanın kabulü ile müvekkilinin 130.959 TL' lik kaçak elektrik cezası miktarı kadar borçlu bulunmadığının tespitine, ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kalınan ; 01.11.2023 tarihinde 31.615 TL, 10.11.2023 tarihinde 15.000 TL (Toplam 46.615 TL)' nin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin açık bir mesnedi ve izahının olmadığını, davacı tarafın iddiaları haklı bir sebebe yahut hukuki bir temele dayanmadığını, davacı hakkında H/638232 seri numaralı 16/10/2023 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı (EK-1) tanzim edildiğini, davacının kaçak elektrik tüketiğine dair müvekkili olduğu kurum bünyesinde video kayıtlarının da mevcut olduğunu,haksız davanın esastan reddine, davacının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;1-Davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile; a)Davacı adına düzenlenen 22/02/2022 tarihinde tahakkuk ettirilen DA12023000103534 seri numaralı ve DA12023000103532 seri numaralı toplam 130.959,00TL'lik faturaların 79.073,31TL'lik kısmı yönünden davanın KABULÜNE ve bu miktar yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, b) Davacının istirdat talebinin reddine, karar verilmiştir.. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde ; " Dosyaya davalı tarafça sunulan CD içerisindeki video hakkında raporda değinilenlere yaptığımız itirazlar hükümde tartışılmamıştır: Davalı taraf, mahallinde keşif yaptığını belirterek video çekmiş ve dosyaya sunmuştur. Raporda, bu CD' nin izlendiği ve monofaze sayacına trifaze hat çekildiği kanaatinin hasıl olduğu belirtilmiştir. Dosyaya bildirilen CD içerisindeki video, delil vasfını haiz değildir. Bu sebeple kabul edilemez. Tespite dair dosyaya sunulan videoya bakıldığında, tespit edilen bir durumun görülmemektedir. Kaçak tutanağında harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği belirtilmişken videoda harici hat çekildiğine dair fotoğraf vb. bir bilgi yahut belgenin bulunmadığı ortadadır. Harici hat varsa bu hattı kimin çektiğinin tespitinin yapılmasının da gerekeceği önemlidir. Bu sebeple videonun yasal delil olarak kabulü mümkün değildir.Kaçak kullanım süresi ve kurulu güç ile alakalı raporda belirtilenlere yaptığımız itirazlar hükümde tartışılmamıştır: Kaçak kullanımı kabul etmemekle birlikte, bir an için kaçak kullanımın var olduğu kabul edildiğinde dahi fahiş bir alacak hesabı çıkarıldığı açıktır. Yönetmeliğin 45/1-a. Maddesinde doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde kaçak kullanım süresinin sadece 90 gün olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen, davalı 365 günü baz almış, sayın bilirkişi ise Yönetmeliğin 45/1-b. Maddesine göre 180 günü baz almıştır. Bu parametreye de itirazlarımız mevcuttur. Hangi tüketim değerine göre 180 günün baz alındığı izah edilmemiştir. Yönetmelikte en fazla 180 gün baz alınabilir denilerek aslında doğru bilgi ve belgelerin önemine vurgu yapmıştır. Doğru bilgi ve belge var ise 180 gün baz alınabilecektir. Ancak doğru bilgi ve belge yok ise başka bir deyişle kaç gün kullanıldığı net bir şekilde tespit edilememekteyse artık Yönetmeliğin 45/1-a. Maddesine göre sadece 90 gün baz alınmalıdır. Bu sebeple, fahiş bir alacak hesabına hükme esas alınan raporda yer verilmiştir. .. Sayaçta problem olduğuna dair itirazlarımız mahkemece araştırılmamıştır: Sayacın bakım ve onarımının periyodik bir şekilde yapılmış olduğu hususu davalı tarafça ortaya net bir şekilde konulmalıdır... Hükme esas alınan raporda, kaçak elektrik tutanağındaki kurulu güç parametreleri ile alakalı belirtilenlere itirazlarımız hükümde tartışılmamıştır: Müvekkilimin aboneliğinin bulunduğu yer, raporda da değinildiği üzere emlak ofisi konulu işyerinin esnaf faaliyeti sonucu aylık elektrik tüketimi ortalama 2.000 TL' dir. Sadece yaz döneminde kullanılan klima vb. cihazlar vardır. İşyerine ait son 1,5 yıl içerisindeki fatura dökümü celbedilip incelendiğinde gerçek görülecektir. Hangi hesaplama yöntemi kullanılırsa kullansın, bu denli fahiş bir cezanın çıkması akla mantığa hukuka aykırıdır...Bedaş' ın tuttuğu tutanakların aksi sabit oluncaya dek resmi belge sayılacağına dair kanaate itirazlarımız hükümde tartışılmamıştır... Zaten kaçak elektrik tutanağı çelişkilidir, dayanaksızdır ve de keşif yerinde tutulmamıştır. EPDK' nın 622 sayılı Kurul Kararına göre, kaçak elektrik tutanağında tüm hususların eksiksiz ve okunaklı bir şekilde yer alması gerekmesine rağmen bu karara aykırı davranıldığı ortaya çıkmıştır. Neticeten kaçak elektrik tutanağında belirtilen bilgiler, çelişki içermekte olup gerçeği yansıtmamaktadır. Gerçek bir keşif yapılmaksızın tanzim edildiği ortadadır. Bu tutanağa güvenilemeyecektir. Müvekkilim bu tahakkuka, Bedaş nezdinde itirazlarını sunmuştur. Ancak bu itirazlar davalı şirketçe hiçbir şekilde incelenmemiştir. " şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. 2- Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; " Yerel mahkeme bu kararında, 13/06/2024 ve 04/08/2024 tarihli bilirkişi raporuna dayanmaktadır. Oysa bu rapora karşı tarafımızca itiraz dilekçesi sunulmuştur. Bilirkişinin raporunda müvekkil şirketin alacağı olarak belirlediği miktar tarafımızca kabul edilemez. İlgili kaçak tüketim faturasında ceza katsayısı 1,5 olarak hesaplanmıştır. İlgili tüketici adına daha önce işbu dilekçemizin ekinde sunulan H/327623 nolu kaçak tespit tutanağı tanzim edildiğinden caza katsayısının iki katı olması gerekmektedir. Yerel mahkemenin bu hesaplamaya uyarak karar oluşturması hukuka aykırı bir durumun ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir.Bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede H/638232 nolu kaçak tutanağı için 180 günlük kaçak tüketim faturası tahakkuk edilmiştir. Ne yazık ki ek tüketim faturası tahakkuk edilmemiştir.İlgili adresteki tüketicinin kaçak tutanak tarihi öncesindeki tüketimleri incelendiğinde 2019 Eylül ayından sonra tüketimlerin azaldığı görülerek bu tarihten sonra kaçak kullandığı tespit edildiğinden EPDK T.H.Y. nin 45. Maddesi 1/ç bendine istinaden 185 günlük süre için ek tüketim hesaplaması yapılması gerekmektedir. Yerel mahkemenin bu hesaplamaya uyarak karar oluşturması hukuka aykırı bir durumun ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir.Hukuka uygun karar verebilmek için uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip kişiler arasında seçilmesi gereken bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, gerekçeli, tatmin edici, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması, ayrıca Yargıtay denetimine açık olması gerekir...Bu sebeple dava dosyasının daha ayrıntılı şekilde incelenip yeniden rapor tanzim edilmesi gerekmektedir. Ancak yerel mahkeme tarafından bu itirazlarımıza itibar edilmeden hüküm yoluna gidilmiş ve usul ve yasaya aykırı bir şekilde karar verilmiştir... Bununla beraber; davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerekmektedir... Somut olayda İİK 72.maddesi kapsamında değerlendirilebilecek istirdat davasının koşulları oluşmamaktadır... Hal böyle olunca, yeni bir heyetten rapor tanzim ettirilmesi yahut ek rapor istenmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı bir şekilde eksik, hatalı ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak verilen yerel mahkeme kararının yine usul ve yasaya aykırı olduğu açıkça ortadadır." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , menfi tesbit talebine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davacının 8989993000 hizmet numaralı tüketim noktasına ait tesisat mahallinde ,davalı şirket görevlileri tarafından 17/10/2023 tarihinde yapılan kontrollerde, "sözleşmeli-harici hat" şeklinde belirtilerek ve dağıtım sistemine müdahale ederek,ayrı bir hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullandığının tespit edildiği gerekçesiyle 17/10/2023 tarihli kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği, video kaydı bulunduğu ve harici hattan geçen cihazların beyan edildiği görülmektedir. Davacı hakkında 27/10/2023 son ödeme tarihli 88.593,61TL ve 42.365,39TL tutarında kaçak tüketim faturaları düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yargılamada elektrik mühendisi bilirkişiden kök ve ek raporlar alınmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen kök raporda ; yerinde inceleme yapılmak suretiyle ve dava dosyasına CD içinde sunulan video görüntüleri de incelenmek suretiyle ;tesbit anında çekilen görüntüler ve belgelere göre davacı tarafça harici hat çekilmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının anlaşıldığı,EPTHY 42. Ve devamı maddeleri göre değerlendirme yapıldığı,ilgili yönetmelik 45/b maddesine göre kaçak kullanım yönünden 180 günlük sürenin esas alınması gerektiği,kaçak kullanım bedelinin vergili ve cezalı tutarı olarak, elektrik fatura bedelinin toplam 51.885,69 TL olması gerektiği görüşü bildirilmiştir. İtirazlar üzerine alınan ek raporda bilirkişi tarafından kaçak ek tüketim hesaplanmamasının gerekçesi " Elektrik Piyasası T.H.Y kapsamında; (...) birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. Denilmektedir. Dosya kapsamında Davalı kurumca sunulan farklı bir kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı sunularak yapılan bu kaçak elektrik kullanım tespiti başlangıç tarihi için dayanaklı olarak sunulmadığından EK TÜKETİM tahakkuğuna yer olmadığı " şeklinde açıklanmıştır.Diğer iirazlar yönünden kök rapordaki görüşler tekrar edilmiştir. Kaçak tutanağı tanzim tarihinde yürürlükte bulunan EPTHY hükümleri incelendiğinde ; Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken AYRI BİR HAT ÇEKMEK SURETİYLE dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler,video kaydı ve bilirkişi raporuna göre ,davacının harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullandığı hususu sabit olmakla,davacı taarfın bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması; MADDE 44 / 3 'de 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 45'inci maddesinde ; Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre düzenlenmiştir. MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. hükmü yer almaktadır.Somut olay,bilirkişi raporu yönünden ileri sürülen istinaf sebeplerinin incelenmesiyle ; davalı şirket BEDAŞ tarafından, kaçak elektrik tüketimi tahakkukuna ek olarak, ilgili Yönetmeliğe göre, başlangıç tarihi olarak belirlenen 21.01.2020 tarihinden kaçak elektrik tüketiminin başladığı 21.02.2020 tarihine kadar 31 gün üzerinden normal tüketim tahakkuku yapılmışsa da, yukarıda açıklandığı üzere Yönetmelik hükümlerinde doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi koşuluyla, başlangıç tarihinden kaçak elektrik tüketiminin başladığı tesbit edilen tarihe kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılabileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamında kaçak elektrik tüketimi başlangıç tarihine ilişkin doğru bulgu belge bulunmadığından ,kaçak elektrik tüketimine ek olarak yapılan ek tüketim tahakkukunun geçerli olmadığına ilişkin bilirkişi tesbit ve görüşü mevzuata ve dosya kapsamına uygun olduğundan davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) Davalıdan alınması gereken 5.401,49 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.427,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf masrafının istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/11/2025