4. Hukuk Dairesi 2012/13929 E. , 2012/17683 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/08/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/02/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hak
**4. Hukuk Dairesi 2012/13929 E. , 2012/17683 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/08/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/02/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince: a)Dava, haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. Davacılar dava dilekçesinde, davalının ... içerisinde kullandığı balina figürlü araçla davacılardan ...'e çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğinden, davacı ...'in maddi ve manevi, annesi ve ablası olan diğer davacıların ise manevi zararlarının müştereken ve müteselsilen ödetilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacı ...'in tedavi giderinden ibaret olan maddi zararı ile davalının kusur oranı dikkate alınarak takdir edilen manevi zararının davalıdan tahsiline karar verilmiş, diğer davacıların manevi tazminat talepleri reddedilmiştir. Dava, müteselsil sorumluluk esaslarına dayanılarak açıldığına göre; dava konusu olayda davalı daha az kusurlu olsa da, davalı ile olayda daha ağır kusurlu olduğu belirlenen diğer müteselsil sorumlu dava dışı belediye arasında ilerde rücu davası imkanı bulunduğu gözetilmelidir. Bu nedenle davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Davacı lehine daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekir. b)Dosya kapsamından trafiğe kapalı alanda meydana gelen kaza sonucu davacılar ...'ın oğlu, ...'in kardeşi olan 11 yaşındaki davacı ...'in hayati tehlike geçirecek, yüzünde sabit iz kalacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır. Yaralananın birlikte yaşadığı abla ve annesi olan diğer davacılar da yaralanmanın bu nitelik ve derecesi itibariyle manevi tazminat isteminde bulunmuşlar, mahkemece istemleri reddedilmiştir. -/- -2- 2012/13929-2012/17683 Kural olarak bedensel zarar nedeniyle tazminat ileri sürme hakkı zarar görene aittir. (BK.m.47) Ancak, kişisel hakları zarara uğrayanların da tazminat talep hakları vardır. (BK.m.49) Burada da, kural olarak, doğrudan doğruya zarar görme koşulu mevcuttur. Ancak, kişilik değerlerinin kapsam ve çerçevesi de hayatın olağan akışına, yerleşik değer yargılarına ve tecrübe kurallarına dayalı olarak belirlenecektir. Bir kimsenin beden ve ruh tamlığının ihlali sonucunda, onun yakınlarının da korunan varlıkları doğrudan zarara uğramış olabilir. BK.m.49 genel bir kural olup, öngördüğü koşullar gerçekleştiğinde, ruhsal uyum ve dengesi sarsılanın, kişilik değerlerine saldırı nedeniyle manevi tazminat isteyebilmesi olanağı vardır. Ailenin, kişisel değerler arasında önemli ve üstün bir yeri vardır ve kişilik hakkı aile ilişkilerini de kapsar. Somut olayda, yaralanmanın niteliği ve buna bağlı sonuçları ile aile ilişkisi göz önünde tutulduğunda, yaralanın ablası ve annesi olan davacıların kişilik değerlerinde eksilme duygusunu yaşadıkları, tecrübe kuralları ile sabit olup; ayrıca bu bakımdan bir ispat yükümlülüğü altında dahi değillerdir. Mahkemece davacılar ... ve ... hakkında da uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken istemin reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. c)Dosyada mevcut, hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda davacı ...'in %10, davalının %10 ve dava dışı belediyenin %80 oranında kusurunun bulunduğu belirtilmiş, davacının diş tedavisi için 1.048 TL, estetik tedavisi için 1.000 TL masrafı olacağı bildirilmiş, ancak mahkemece davacının zararının 1.000 TL'lik kısmı hüküm altına alınmıştır. Davacı ... lehine hükmedilecek olan maddi tazminatın, toplam zarar üzerinden sadece davacının kusuru oranında indirim yapılarak belirlenmesi gerekirken, davacının zararının bir bölümünün hüküm altına alınması doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2-a-b ve c) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA, davalının temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.