7. Ceza Dairesi 2021/3560 E. , 2023/11428 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/219 E., 2016/390 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 in…
**7. Ceza Dairesi 2021/3560 E. , 2023/11428 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/219 E., 2016/390 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2016 tarihli ve 2016/219 Esas, 2016/390 Karar sayılı kararı ile sanıkların kaçakçılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; iş yeri ve ikamette yapılan arama işlemlerinin usulüne uygun olduğuna, sanıkların ikrarının bulunduğuna, re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.26.01.2016 tarihinde kolluk görevlileri tarafından kaçak sigara satışına yönelik olarak yapılan çalışmalarda sanıklardan ...'in ikametinde ve iş yerinde yüklü miktarda kaçak sigara bulunduğu duyumları alınması üzerine, sanık ...'in ... Mahallesinde bulunan Öz ... Tütün Evi adlı iş yerini işlettiği ve ... Sitesi, No:148/1 adresinde bulunan ikamette oturmakta olduğu belirlenerek, kolluk görevlilerince 27.01.2016 tarihinde talepte bulunulması sonrası 27.01.2016 tarihinde saat 12.35 sıralarında bahse konu iş ve ikamet adresi için Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle yazılı arama emri verildiği, bunun üzerine kolluk görevlileri tarafından Öz ... Tütün Evi adlı iş yerine gidildiği, açık olan iş yerine girilerek iş yerinde sanık ...'ın bulunduğunun görüldüğü, ... mahallesi muhtarının katılımıyla iş yerinde yapılan aramada 678 paket kaçak sigara ele geçirildiği, akabinde sanık ... ile birlikte ... Mahallesi, ... Sitesi, No:148/1 adresinde bulunan ikamete gidildiği, ikametin kapısını sanık ...'ın eşi Yeter ...'in açtığı, ikamette ... Mahallesi muhtar vekilinin katılımıyla yapılan aramada suç unsuruna rastlanmadığı ancak ikametin eklentisi konumundaki odunlukta 3055 paket kaçak sigara, 180 adet nargile tütünü ve 46 adet pipo tütünü ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık ...'in müdafii bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde; Karacasu ilçesinde bulunan iş yerinin kendisine ait olduğunu ancak kendisinin Kocaali ilçesinde hayvancılık yapmakta olduğundan iş yerini kardeşi ...'in işletmekte olduğunu, iş yerinde ele geçen kaçak sigara ve tütünlerle ilgisinin bulunmadığını, olay tarihinde polislerin telefonla arayıp davet etmeleri üzerine iş yerine gittiğini, iş yerindeki arama bittikten sonra da kardeşi ...'a ait 148/1 sayılı ikamette arama yapıldığını belirttiği, bunun üzerine soruşturmaya dahil edildiği anlaşılan sanık ...'in müdafii bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde ise; iş yerinin ağabeyi ...'in kızı adına kayıtlı olduğunu, ağabeyinin Kocaali ilçesinde hayvancılık işi ile uğraşması nedeniyle iş yerini kendisinin işletmekte olduğunu, arama yapılan ikametin de kendisine ait olduğunu, sigara ve tütünleri ''bunlar kaçak değil, makul bir paraya al diyerek'' kendisine satmayı teklif etmesi üzerine Arapça konuşan bir şahıstan kaçak olduklarını bilmeden satın aldığını, ağabeyi Rıdvan'ın bundan haberinin olmadığını belirttiği anlaşılmıştır. 3.Mahkemedeki savunmalarında ise sanık ...'in; kendisinin Kocaali ilçesinde ikamet etmekte olduğunu, Karasu ilçesindeki ruhsatı kızının adına olan iş yeri ile iki yıldır ilgilenmediğini, söz konusu iş yerini 1 yıl kadar önce amcasının oğlu ... ...'e kiraya vermiş olduğunu, olay tarihinde ise iş yerini ...'ın işlettiğini, söz konusu iş yerinde ... ile birlikte oturmakta oldukları sırada görevlilerin gelerek iş yerinde arama yaptıklarını, daha sonra ...'ın evinin anahtarını kendine verip iş yerinde kaldığını, kendisinin ise polislerle ikamete geçtiğini, (arama sırasında görevlilere kapıyı açan) Yeter ...'in kendisinin eşi olduğunu, ancak evin iki katlı olup alt katının ...'a, üst katının ise kendisine ait olduğunu, kendisine ait ikametteki aramada suç unsuru bulunmadığını, kardeşine ait ikametin anahtarı ile kapıyı açtığını, burada ise sigara ve tütün bulunduğunu, söz konusu yerin odunluk olmayıp apartman dairesi olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini belirttiği, sanık ...'in ise; kolluk ifadesini tekrar ettiği ve dava konusu eşyaları satın alırken aldığı şahsa kaçak olup olmadıklarını sorduğunu, onun da kaçak olmadığını söylediğini, yaptığının suç olduğunu bilmediğini belirttiği görülmüştür. IV. GEREKÇE Adlî aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesi gereği arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Kanun'un 119 uncu maddesi gereği aramanın, hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır. Dosya kapsamına göre; Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni bulunmasına karşın, söz konusu yazılı arama emrinde gecikmesinde sakınca bulunan halin gerekçesinin belirtilmediği, somut olayda kaçak sigara satışına dair bilginin 26.01.2016 tarihinde alındığı ve aynı gün aranacak kişi ve adres bilgilerinin kolluk görevlilerince tespit edildiği halde aramanın ertesi gün talep edilmesinin ortada gecikmesinde sakınca bulunan bir halin de bulunmadığını ortaya koyduğu, buna göre somut olayda usulüne uygun alınmış bir arama kararı bulunmadığı, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasanın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, sanıkların aşamalardaki savunmalarında atılı suçu inkar da etmeleri karşısında, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil(eşya) dışında sanıkların mahkûmiyetlerini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği anlaşıldığından, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2016 tarihli ve 2016/219 Esas, 2016/390 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.