Başvuru, idarenin kusurlu eylemi sonucu süs bitkilerinin zarar görmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, bilirkişi incelemesi yaptırılmaması nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin, açılan kısmi davada kesin olarak karar verilmesi nedeniyle de mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; idarenin kusurlu eylemi sonucu süs bitkilerinin zarar görmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, bilirkişi incelemesi yaptırılmaması nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin, açılan kısmi davada kesin olarak karar verilmesi nedeniyle de mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 10/3/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Mülkiyeti özel şahıslara ait, Bursa'nın Yenişehir ilçesine bağlı Marmaracık köyü 18 ada 388, 66 ve 67 parsel sayılı taşınmazlar başvurucu tarafından kiralanmıştır. Çiftçi Kayıt Sistemi Belgesi sahibi başvurucu 900 m2lik bu alanda süs bitkisi yetiştiriciliği yapmaktadır.A. Tespit Davası Süreci Başvurucu tarafından kiralanan taşınmazların olduğu bölgede arazi toplulaştırma çalışmaları kapsamında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) tarafından 1970'li yıllarda açıldığı belirtilen drenaj kanalı boyunca ve kanala paralel olarak blok yol oluşturulmuştur. Başvurucu, blok yolun drenaj kanalı ile anılan taşınmazlar arasında kot farkı oluşturduğunu, drenaj kanalının ana kanalla bağlantısının kesildiğini ve DSİ'nin kanalları boşaltmadığı için drenaj kanallarda biriken suların tarım arazilerine zarar verdiğini belirterek 7/5/2015 tarihinde Yenişehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/7 sayılı İş sayılı dosyasında, oluşan zararının tespitini talep etmiştir. Mahkemece 8/5/2015 tarihinde fen ve ziraatçi bilirkişi eşliğinde taşınmazların bulunduğu bölgede keşif yapılmıştır. Keşif neticesinde düzenlenen fen bilirkişi raporu ile blok yolun taşınmazlar arasında kot farkı oluşturduğu ve drenaj kanalının ana kanal ile bağlantısının kesildiği tespit edilmiştir. Keşif neticesinde düzenlenen ziraatçi bilirkişi raporu ile de zarar miktarı tespit edilmiştir. Ayrıca başvuru konusu parsellerde farklı çeşitlerdeki süs bitkilerinin dikili olduğu ve arazide yağmur sularının biriktiği, bitkilerin tamamen kurumuş olduğu, blok yolun taşınmazlar arasında kot farkı oluşturarak yağmur sularının ana tahliye kanalına ulaşmasını engellediği belirtilmiştir.B. İdareye Başvuru Süreci Başvurucunun delil tespitinden sonra 000 TL maddi zararının yasal faiziyle ödenmesi talebiyle 8/7/2015 tarihinde DSİ'ye yaptığı başvuru zımnen reddedilmiştir. Başvuru formundaki beyana göre aynı blok yol çalışması sırasında zarar verilen, başvurucuya ait 146 adet süs bitkisine karşılık olarak DSİ tarafından dava açılmadan önce toplam 500 TL ödeme yapılmıştır. Tam Yargı Davası Süreci DSİ'ye yaptığı başvurusu zımnen reddedilen başvurucu, DSİ aleyhine 11/9/2015 tarihinde Bursa İdare Mahkemesinde (Mahkeme) fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 000 TL'lik tam yargı davası açmıştır. Mahkemece 15/9/2015 tarihinde dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Bunun üzerine 3/11/2015 tarihinde dava yenilenmiştir. Bu kez Mahkemece 30/12/2016 tarihinde kesin olarak davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde başvurucu tarafından idareye gerekli bildirimlerin yapılmadığı, izinler ile belgeler alınmadan ticari amaçlı süs bitkisi üreticiliği yapıldığı ifade edilmiştir. Buna göre hukuka aykırı, ticari amaçlı süs bitkisi üreticiliğinin hukuken korunmayacağı açıklanmıştır. Sonuç olarak hukuka uygun olmayan anılan ticari faaliyetin idarenin kusurlu hizmeti nedeniyle zarar gördüğünden bahisle idarenin tazmin borcunun doğmayacağı belirtilmiştir. Nihai karar, başvurucu vekiline 9/2/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 10/3/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 18/12/1953 tarihli ve 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilatı ve Görevleri Hakkında Kanun'un olay tarihinde yürürlükte olan mülga maddesi şöyledir: “Bu Kanunun amacı; yerüstü ve yeraltı sularının zararlarını önlemek ve/veya bunlardan çeşitli yönlerden faydalanmak maksadıyla bu Kanun ve ilgili diğer mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere; Orman ve Su İşleri Bakanlığına bağlı, kamu tüzel kişiliğine sahip, merkezi Ankara'da bulunan özel bütçeli bir kuruluş olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemektir." 6200 sayılı Kanun'un olay tarihinde yürürlükte olan mülga maddesinin ilgili fıkrası şöyledir: “Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğünün vazife ve salahiyetleri şunlardır:a) Taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek;..." 30/4/2015 tarihli ve 29342 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Süs Bitkileri ve Çoğaltım Materyallerinin Üretimi ve Pazarlamasına Dair Yönetmelik'in maddesi şöyledir:"Bu Yönetmeliğin amacı, süs bitkileri ve çoğaltım materyallerinin üretimi ve pazarlaması ile ilgili kuralları belirleyerek, kayıt altına alınmış süs bitkileri sektörünün oluşturulmasını ve sektörde etkin ve doğru planlamaların yapılmasını sağlamaktır." Aynı Yönetmelik'in maddesi şöyledir:"(1) Bu Yönetmelik süs bitkileri ve çoğaltım materyallerinin üretim ve pazarlama kurallarını, üreticilerinin yükümlülüklerini ve yapılan üretimlerin kontrol ve denetimlerini kapsar. (2) Araştırma ve geliştirme, bilimsel amaçlı ve genetik çeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmalarda kullanılan süs bitkileri ve çoğaltım materyalleri, ticarete konu olmamak kaydıyla kendi ihtiyacını karşılamak amacıyla üretim yapan üreticiler ile bu kapsamda üretilen süs bitkileri ve çoğaltım materyalleri ve nihai tüketicilere süs bitkileri ve çoğaltım materyalleri satışı yapanlar ile Devlet fidanlıklarında üretilen her nevi süs bitkisi ve çoğaltım materyali, Orman ve Su İşleri Bakanlığına bağlı fidanlıklarda satışa sunulan süs bitkileri ile ilgili işlemler, herhangi bir ıslah yöntemiyle ıslah edilmiş ve doğal türlerinden farklılaştırılmış olan türler hariç, CITES Sözleşmesi kapsamına giren türler için uygulamalar ve doğal çiçek soğanları ile ilgili işlemler bu Yönetmelik kapsamı dışındadır." Aynı Yönetmelik'in maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"h) Pazarlama: Süs bitkileri ve çoğaltım materyallerini kullanmaya hazır olarak stokta bulundurma, satış için teşhir veya teklif etme veya diğer kişiye satış ve teslimat işlemlerini,ı) Süs bitkisi: Doku kültürü de dâhil olmak üzere farklı yöntemler kullanılarak estetik, fonksiyonel ve ekonomik amaçlarla üretilen/çoğaltılan/büyütülen bitkiyi,i) Süs bitkisi üreticisi: 15/5/2009 tarihli ve 27229 sayılı Resmȋ Gazete’de yayımlanan Tohumculuk Sektöründe Yetkilendirme ve Denetleme Yönetmeliğinin 15 inci maddesine göre verilen “Süs Bitkisi Üretici Belgesi”ne sahip olan gerçek ve tüzel kişileri,j) UPOV Sözleşmesi: Yeni Bitki Çeşitlerinin Korunmasına İlişkin Uluslararası Sözleşmeyi,k) Üretim: Süs bitkilerini üretme, çoğaltma ve büyütme faaliyetlerini,ifade eder." Aynı Yönetmelik'in maddesi şöyledir:"(1) Süs bitkileri ve çoğaltım materyalleri üreticileri;a) Tohumculuk Sektöründe Yetkilendirme ve Denetleme Yönetmeliğinin 15 inci maddesine göre verilen “Süs Bitkisi Üretici Belgesi”ne sahip olmak,b) Bitki Pasaportu ve Operatörlerin Kayıt Altına Alınması Hakkındaki Yönetmeliğin 5 inci maddesi gereği ilgili Müdürlüğe başvurarak kayıtlarını yaptırmış olmak,c) Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliğine üye olmak,ç) Bu Yönetmelik ve Bitki Pasaportu Sistemi ve Operatörlerin Kayıt Altına Alınması Hakkında Yönetmelikte belirtilen şartlara uygun olarak üretim ve pazarlama yapmak,d) Üretim yapacakları materyaller için her yeni üretim döneminde üretimin yapıldığı yerdeki başvuru kuruluşuna beyanname vermek,e) Üretim süreci içinde süs bitkileri ve çoğaltım materyallerini kalite ve bitki sağlığı açısından vejetasyon kontrollerini yapmak, gerektiğinde numuneler alarak yetkili laboratuara analiz yaptırmak,f) Üretim ve pazarlama aşamalarında süs bitkileri ve çoğaltım materyallerinin partilerini oluşturup ayrı ayrı tanımlanabilecek durumda olmasını sağlamak,g) Süs bitkileri ve çoğaltım materyallerinin üretim ve pazarlama ile ilgili kayıtlarını beş yıl süreyle saklamak ve Genel Müdürlük/başvuru kuruluşlarınca talep edilmesi halinde beyan etmek,ğ) Süs bitkileri ve çoğaltım materyallerinde ve üretim alanlarında karantinaya tabi bir hastalık etmeni tespit etmesi durumunda bitki sağlığı kontrol kuruluşuna bilgi vermek, bu kuruluş tarafından gerekli görülen önlemleri almak ve kendisine verilen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmek,h) Bakanlıkça davet edildiği eğitim ve toplantılara katılmakla yükümlüdür." 15/5/2009 tarihli ve 27229 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tohumculuk Sektöründe Yetkilendirme ve Denetleme Yönetmelik'in maddesi şöyledir:"Bu Yönetmelik; tohum yetiştiricilerinin, tohum işleyicilerinin, tohum, fidan, fide ve süs bitkileri üreticileri ile tohumluk bayilerinin ve doku kültürü ile tohumluk üreticilerinin yetkilendirilmesine ilişkin usul ve esaslar ile yetkilendirilen gerçek ve tüzel kişilerin denetimine ilişkin iş ve işlemleri kapsar." Aynı Yönetmelik'in maddesi ilgili kısmı şöyledir:"ğ) Süs bitkisi üreticisi: Süs bitkileri ve çoğaltım materyallerini üreten, işleyen ve pazarlayan gerçek veya tüzel kişileri,...ifade eder" Aynı Yönetmelik'in maddesi şöyledir:"(1) Süs bitkisi üretici belgesi üretim tesislerinin bulunduğu il müdürlüğü tarafından verilir ve bütün illerde geçerlidir. (2)Süs bitkisi üretici belgesi başvurusu sırasında aşağıdaki belgeler istenir:a) Başvuru sahibi ziraat mühendisi, ziraat teknisyeni veya bitkisel üretim ya da tohumluk yetiştirme konusunda ders aldığını belgeleyen tekniker ise diplomanın aslı veya il müdürlüğünce onaylı örneği; değil ise çalıştırıldığı beyan edilen ziraat mühendisine ait diplomanın aslı veya il müdürlüğünce onaylı örneği.b) Vergi levhasının aslı veya il müdürlüğünce onaylı örneği.c) İl müdürlüğü tarafından düzenlenen süs bitkileri ve süs bitkileri çoğaltım materyali üretim işletmesi kapasite raporu." 12/1/2011 tarihli ve 27813 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bitki Pasaportu Sistemi ve Operatörlerin Kayıt Altına Alınması Hakkında Yönetmelik'in maddesi şöyledir:"Bu Yönetmeliğin amacı; zararlı organizma taşıyıcısı olabilecek bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler ile bunları üreten, ithalatını ve ticaretini yapan ve depolayanları kayıt altına almak, bu materyallerin hareketlerini izlemek, herhangi bir zararlı organizmaya rastlanması durumunda kaynağı bulunarak gerekli tedbirleri almaktır." Aynı Yönetmelik'in maddesi şöyledir:"Bu Yönetmelik, Ek-1’de belirtilmiş olan bitki ve bitkisel ürünler ve diğer maddeler ile bunları üreten, ithalatını ve ticaretini yapanlar ile depolayanların kayıt altına alınması, denetlenmesi ve bitki pasaportu düzenlenmesine ilişkin usul ve esasları kapsar." Aynı Yönetmelik'in maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Ek-1’de listelenmiş olan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin üretimini, ithalatını, depolamasını ve ticaretini yapacak operatörler ilgili müdürlüğe başvurarak kayıtlarını yaptırmak zorundadırlar.(2) İlgili müdürlüğe başvuruda bulunan operatörler aşağıdaki şartları yerine getirdiği takdirde kayıt altına alınır ve kayıt numarası verilir.a) Operatör Ek-2’de verilen başvuru formu ile ilgili müdürlüğe müracaat eder. Başvuru formu ekinde üretim yeri ile ilgili ÇKS kaydı, ÇKS kaydı yok ise; kendine ait tapu veya kira sözleşmesi ile birlikte kiraladığı yerin tapu fotokopisi, ecrimisil belgesi, maliki ölmüş arazilerle ilgili olarak tapu fotokopisi ve mirasçıları tarafından kullanıldığını gösterir muhtardan alınan belge ve 15/5/2009 tarihli ve 27229 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tohumculuk Sektöründe Yetkilendirme ve Denetleme Yönetmeliği gereğince faaliyet alanları ile ilgili Üretici ve Yetiştirici Belgeleri ile Bayilik Belgesini sunarlar. Ayrıca ithalatçılar, depolayanlar ve ticaretini yapanlar, ürünlerini bulundurdukları satış yeri, depo, sera gibi yerlerle ilgili bilgileri ibraz ederler.b) Müdürlükçe operatöre ait belgeler kontrol edilir, tamam olması halinde alanın ve ofis şartlarının denetlenmesi için operatöre randevu verilir.c) Kayıt öncesinde üretim yerlerinde veya sahalarda bitki sağlığı kontrolleri gerçekleştirilir. Üretim yerlerinde veya yakınlarında makroskobik kontroller yapılır. Toprakta yaşayan karantinaya tabi zararlı organizmaların tespiti amacıyla talimatlara uygun olarak üretim yerinden toprak ve/veya üretim harcı örneği alınır. Gerekli hallerde alandan veya civardan bitki örnekleri alınır. Alınan örnekler etiketlenerek analiz için laboratuvara gönderilir. Ofis şartları incelenir ve sorumlu bir kişinin olup olmadığı kontrol edilir. Herhangi bir eksikliğe rastlanılmaması ve analiz sonuçlarının temiz çıkması durumunda kayıt işlemi gerçekleştirilerek operatöre bir kayıt numarası verilir.ç) Operatöre Ek-3’teki kayıt altına alınanların uymaya mecbur olduğu hususları içeren taahhütname imzalatılarak Ek-4’teki örneğe uygun kayıt sertifikası verilir.d) Operatörün faaliyet yeri, üretim yeri, şekli ve deseninde değişiklik yapılacaksa, ilgili müdürlüğe bildirilerek yeni durum ile ilgili gerekli kontroller yapılır...."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.lu Protokol'ün maddesi şöyledir:"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) her ne kadar Sözleşme'ye ek 1 No.lu Protokol'ün maddesinde usule ilişkin güvencelerden açıkça söz edilmese de bu maddenin keyfî müdahalelerden korunmak amacıyla, mülkiyet hakkına yapılan müdahalelerin kanun dışı, keyfî ya da makul olmayan şekilde uygulandığına ilişkin savunma ve itirazların sorumlu makamlar önünde etkin bir biçimde ortaya koyulabilmesi olanağının tanınması güvencesini kapsadığını belirtmektedir. Bu değerlendirme ise uygulanan sürecin bütününe bakılarak yapılmalıdır (AGOSI/Birleşik Krallık, B. No: 9118/80, 24/10/1986, § 55; Jokela/Finlandiya, B. No: 28856/95, 21/5/2002, § 45). AİHM'e göre usule ilişkin güvencelerin özel kişiler arasında ihtilaf oluşturan mülkiyet hakkı ile ilgili meselelerde taraflardan birinin devlet olması durumunda bu ilke daha kuvvetli uygulanma alanı bulur (Plechanow/Polonya, B. No: 22279/04, 7/7/2009, § 100). Bu bağlamda mülkiyet hakkının korunmasına dair usule ilişkin güvenceler kapsamında mahkeme kararlarının ilgili ve yeterli bir gerekçeye sahip olması gerektiğine değinmiştir. AİHM'e göre bu zorunluluk davacının her iddiasına ayrıntılı cevap verilmesi anlamına gelmemekle birlikte en azından mülk sahibinin esasa ilişkin temel iddia ve itirazlarının yargılama makamlarınca yapılacak dikkatli ve özenli bir inceleme sonucunda karşılanması gerekir (Gereksar ve diğerleri/Türkiye, B. No: 34764/05, 34786/05, 34800/05, 34811/05, 1/2/2011, § 54). Gereksar ve diğerleri/Türkiye kararına konu olayda, idare tarafından sulama kanalına hasar verilmesi nedeniyle başvurucuların tarlalarının zarar görmesi söz konusudur. AİHM, derece mahkemelerinin kararlarının başvurucuların davanın sonucuna etkili olabilecek mahiyetteki iddia ve itirazlarına cevap verecek nitelikte yeterli bir gerekçe içermediği tespitine yer vermiştir. AİHM, bu sebeple Sözleşme'ye ek 1 No.lu Protokol'ün maddesinde öngörülen usul güvencelerinin yerine getirilmediğini belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Gereksar ve diğerleri/Türkiye, §§ 55-64).