2. Hukuk Dairesi 2017/2060 E. , 2017/7969 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemeee boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadın davacı erkeğe nazaran daha fazla kusurlu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de;yapılan yargılama ve toplanan del…
**2. Hukuk Dairesi 2017/2060 E. , 2017/7969 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemeee boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadın davacı erkeğe nazaran daha fazla kusurlu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de;yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı kadının mahkemece belirlenen kusurlu davranışları yanında erkeğin de eşine ara ara fiziksel şiddet uyguladığı, ailesinin müdahalesine sessiz kaldığı manevi anlamda bağımsız konut sağlamadığı, birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya neden olan olaylarda davalı kadına oranla davacı erkeğin daha ziyade kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.Hal böyleyken, davalı kadının daha kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de, boşanma kararı sonucu itibariyle doğru olup, kararın kusura ilişkin gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiş (HUMK m. 438/son), davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Velayeti davacı babaya verilen ortak çocuk 2002 doğumlu ...'nın idrak çağında olduğu anlaşılmaktadır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. maddesi, Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6. maddeleri gereğince, idrak çağındaki küçüğün ebeveynlerinden hangisinin yanında kalmak istediği konusunda hakim tarafından bizzat dinlenilerek görüşünün alınması, kardeşlerin ayrılmaması ilkesi de gözetilmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre ortak çocuk ...’nın velayetinin düzenlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. 3-Davalı kadının tedbir nafakası isteği hakkında olumlu olumsuz hüküm kurulmaması bozmayı gerektirmiştir. 4-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4, TBK m. 50 ve 52) dikkate alınarak davalı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.