T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2026/320 KARAR NO:2026/312 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:30/09/2025 NUMARASI:2024/489 Esas - 2025/950 Karar DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:12/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2026/320 KARAR NO:2026/312 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:30/09/2025 NUMARASI:2024/489 Esas - 2025/950 Karar DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:12/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plakalı aracın 28/08/2023 tarihinde herhangi bir kasıt ve kusur olmadan park halinde iken yanma sebebiyle hasarlı hale geldiğini, hasar sonucunda davalı ... A.Ş.'ye sigorta poliçesi uyarınca ödeme yapılması için başvuru yapıldığını, davalı şirketçe hasar dosyası açıldığını, kesin ekspertiz raporu esas alınarak davalı borçlu sigorta şirketi tarafından "oluşan hasar ... Poliçesi" teminatları kapsamında olmadığından bahisle ödenmediğini, Küçükçekmece 7. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/90 Değişik İş dosyası delil tespiti yaptırıldığını, bu dosya için hazırlanan bilirkişi raporunda yangının başlangıç noktası olarak benzin hortumlarının tespit edildiğini, her ne kadar ekspertiz raporunda yangının başlangıç noktasının ... olduğu ifade edilmiş ise de bilirkişi raporunda açıkça yangının... kaynaklı olmadığının tespit edildiğini, davalının Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine bildirimde bulunarak davacıya hiçbir ödeme yapmamasına rağmen sanki ödeme yapılmış gibi hasar bedeli girdiğini, davacının hasar bedeli sorgulaması yaptığında 28/08/2023 ERP-Yanma 174.312-TL hasar kaydı ile karşılaştığını beyan ettiğini, Küçükçekmece İcra Dairesi ... sayılı dosya ile davalı borçlu şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; alınan eksper raporunda hasarın olumsuz değerlendirildiğini, eksper incelemesi sonrasında bilirkişi tarafından araç üzerinde yapılan incelemede hasarlı araç üzerindeki tahribat yoğunluğunun motor bölümü üst kısmında olduğu, yangın ile ilişkilendirilebilecek darbenin bulunmadığı, ... kaçağı olduğunun tespit edildiğini, poliçe teminatında ... nin bulunmadığını, hadiseden 1 gün sonra ... için ek zeyilname düzenlendiğini, poliçe teminatlarının vade tarihleri içerisinde meydana gelmiş hasarları karşıladığını, ... nin ruhsata işlenmediğini, davaya konu alacak iddiası yargılamayı gerektirdiğinden likit olmadığını, inkar tazminat talebinin haksız olduğunu belirterek mahkemenin görevsizliğine, aksi halde davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, "davanın kısmen kabulüne Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 202.142,31-TL asıl alacak ve bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,İcra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yangın tarihi poliçe süresi içerisinde olduğunu, riziko tamamen poliçe teminatı kapsamında olduğunu, tazminatın herhangi bir oranda indirilmesi hukuka aykırı olduğunu, sigortacı Kasko Genel Şart C.2 gereği beyan yükümlülüğünün ihlal edildiğini ileri süremeyeceğini, bilirkişi raporu çelişkili ve eksik incelemeye dayalı olup hükme esas alınamayacağını, alacağın “likit olmadığı” gerekçesiyle icra inkâr tazminatının reddi hatalı olduğunu, kısmen red nedeniyle davalı lehine vekâlet ücreti ve gider takdiri hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, tazminatın azaltılması Kasko Genel Şartları’na ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, beyan yükümlülüğünün ihlali şartları somut olayda oluşmadığını, sigorta şirketinin bariz kötü niyetli olduğunu, bu durumda davanın kısmen reddine bağlı olarak davalı lehine vekâlet ücreti ve gider takdiri adalet ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın düzeltilmesi hâlinde bu kalemlerin de kaldırılması zorunlu olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle kasko poliçesi kapsamında tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Aynı Yasa'nın 115/1. maddesine göre de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı düzenlenmiştir.6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.TTK' nın 11/1. maddesine göre, Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. TTK' nın 12/1. maddesinde tacir tanımına yer verilerek "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişi "tacir olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 15/1.maddesinde de esnaf tanımı yapılmıştır. Buna göre "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.". 21/06/2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3.maddesinde ise esnaf ve sanatkâr " ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler" olarak açıklanmıştır.6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevlidir.Somut uyuşmazlıkta; davacı, aracındaki hasar bedelinin ödenmesi için kendi kasko sigortacısına karşı eldeki davayı açmıştır. Dosya kapsamından, sigortalı aracın özel nitelikte otomobil olduğu ve davacı gerçek kişi adına kayıtlı olduğu ruhsatından anlaşılmıştır.Bu halde; davacının tacir yada esnaf kaydı olup olmadığının araştırılması ve varsa kayıtların getirtilmesi ayrıca varsa davacının bağlı olduğu Vergi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının işletmesi bakımından basit usulde vergilendirilenlerden veya işletme hesabı esasına göre deftere tabi tutanlardan veya ticari bilanço esasına defter tutanlardan veyahut vergiden muaf kişilerden olup olmadığı sorularak gelen yazı cevaplarına göre davacının tacir olup olmadığı tartışılarak, eğer davacı tacir ise davalının da tüzel kişi tacir olması nedeniyle davaya devam edilmesi, tüketici olması halinde Tüketici Mahkemesinin, tacir olmayıp esnaf kaydı bulunması halinde ise Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olacağı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Daire kararının kapsam ve şekline göre; davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2026