6. Hukuk Dairesi 2011/3280 E. , 2011/7033 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, iş yeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İhtiyaç iddiasına d…
**6. Hukuk Dairesi 2011/3280 E. , 2011/7033 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, iş yeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir. Olayımıza gelince; Davacı vekili dava dilekçesinde davalının işyeri niteliğindeki kiralananda 01/02/2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesi kiracı olduğunu ve Eczacılık yaptığını, Müvekkilininde eczacı olup, evinden oldukça uzak bir yerde kiracı olarak eczane işlettiğini, Ancak müvekkilinin kira süresi dolduğundan kiracısı olduğu dükkan sahibinin dükkanı boşaltmasını istediğini, bu nedenle kiralanana ihtiyacı olduğundan davalının tahliyesini talep etmiştir. Davalı, davacının kiralanana ihtiyacının bulunmadığını, amacının kira parasını arttırmak olduğunu, davacıdan 2 tane dükkan kiraladığını ve bunlardan bir tanesini kullandığını, davacının ihtiyacı samimi ise boş dükkanı kendisine verebileceğini belirtmesine rağmen davacının buna yanaşmadığını, davacının ihtiyacının samimi olmadığını, davacının halen işlettiği eczanenin konumu, müşteri yoğunluğu, gelir durumu, itibariyle kendisinin eczanesinden üstün olduğunu, ayrıca eczane türü işyerlerinin, müşteri çevresi, yeri, konumu itibari ile sıkça değiştirilen işyerlerinden olmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının eczacı olması, halen kullandığı işyerinin kiracı olması, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen Kayseri 8. Noterliğinde düzenlenen 16.11.2009 tarihli, kiracı olduğu taşınmazı 15.11.2010 tarihinde tahliye edeceğine dair tahliye taahhütnamesine göre, davacının tahliye tehditi altında bulunduğu ve bu nedenle ihtiyacının samimi olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir. İhtiyaçlı olan davacının, işlettiği işyeri için tahliye tehditi altında bulunması kiralanana ihtiyacının samimi olaması yönünden geçerli bir sebep ise de, davacı tahliye tehdidinin varlığını, ispatlaması gerekir. Davacı, ihtiyacını, işlettiği dükkan için verdiği tahliye taahhüdüne ve tanık deliline dayandırmış, yargılama sırasında tanık dinletmekten de vazgeçerek, tahliye taahhüdüne ve bilirkişi raporuna göre karar verilmesini istemiştir. Tahliye taahhüdü kiracı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen bir belge olduğundan, kiralayanın bilgisi olmadan her zaman düzenlenebileceği gibi kiralayan ile danışıklı olarak da tanzim edilebilir. Bu nedenle sırf tahliye taahhüdünün varlığı tahliye tehdidinin varlığını ortaya koymaz. Davacı tarafından tahliye tehdidinin gerçekliği, başkaca delillerle de desteklenmediğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.