Başvuru, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan icra takibine yönelik yetki itirazında açık kanun hükmünün uygulanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının, ileri sürülen iddia ve itirazların Yargıtay kararlarında karşılanmaması nedeniyle de gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan icra takibine yönelik yetki itirazında açık kanun hükmünün uygulanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının, ileri sürülen iddia ve itirazların Yargıtay kararlarında karşılanmaması nedeniyle de gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 22/11/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/12/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 23/12/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 25/1/2016 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 25/11/2012 keşide tarihli, 350,00-TL bedelli, keşide yeri Tokat ili Turhal ilçesi, muhatap banka T. Ziraat Bankası Turhal Şubesi olan çeke dayanarak Ankara İcra Müdürlüğünün E.2013/1138 sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatmıştır. Takip borçlularından keşideci A.P. Taahhüt Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti., Ankara İcra Hukuk Mahkemesinin E.2013/107 sayılı dosyasındayetki itirazında bulunmuştur. Mahkeme, dosya üzerinden yaptığı inceleme sonucu 22/2/2013 tarihli veK.2013/70 sayılı kararı ile yetki itirazını kabul etmiş; icra takibinde Turhal İcra Müdürlüğünün yetkili olduğuna karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Takip dayanağı 25/11/2012 keşide tarihli, 350,00-TL bedelli çekin keşide yerinin Turhal olduğu, muhatap bankanın T. Ziraat Bankası Turhal Şubesi olduğu, borçlu davacının ikametgahının da Turhal’da olması karşısında Ankara İcra Dairelerinde takip yapılması yerinde olmadığından davacının yetkiye itirazının kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur...." Başvurucunun temyizi üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 14/5/2013 tarihli ve E.2013/9608, K.2013/18439 sayılı ilamı ile onamıştır. Onama ilamının ilgili kısmı şöyledir:"...Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK.'nun ve HUMK.'nun maddeleri uyarınca ONANMASINA, ..." Karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 1/10/2013 tarihli ve E.2013/21383, K.2013/30875 sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Ret kararı 24/10/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, 22/11/2013 tarihinde başvurucu tarafından bireysel başvuruda bulunulmuştur.B. İlgili Hukuk 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun maddesininbirinci ve ikinci fıkrası şöyledir:"Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur." 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:"Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır." 6100 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir." 6100 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır."