7. Ceza Dairesi 2023/13840 E. , 2024/6319 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/678 E., 2023/400 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön incele
**7. Ceza Dairesi 2023/13840 E. , 2024/6319 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/678 E., 2023/400 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz isteği; bozma sonrası yapılan yargılamanın Kanuna ve usule uygun olmadığına, sanığın askerlik hizmetinden kaçma kastının bulunmadığına, suçun oluşumu için gerekli olan kişi sayısına ilişkin unsurun oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, bilimsellikten ve dayanaktan yoksun sağlık raporunun hükme temel alınamayacağına, sanığın suç işleme kastının olmadığına ve suçun Kanuni unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. II. GEREKÇE Yapılan incelemede; sanığın firar etme konusunda Tnk.Çvş.... ve Tnk.Er ... ile anlaşarak 27.08.2012 tarihinde saat 23.30 sularında kışlayı terk ettikleri, 28.08.2012 günü saat 03.05'te Kızılay'da emniyet güçleri tarafından hakkındaki yakalama kararı gereğince sanığın yakalanarak adliyeye sevk edildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında sözleşerek firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 70/4 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir. Olay tespit tutanağı, yakalama tutanağı ve sanık müdafiin beyanları dosyada mevcuttur. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin, 06.06.2017 tarihli ve 4701 sayılı raporunda sanığın ceza ehliyetinin tam olduğu tespitine yer verilmiştir. Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 13.09.2017 tarihli raporunda sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32 nci maddesinden faydalanamayacağı belirtilmiştir. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 23.02.2023 tarihli raporuyla sanığın suç tarihinde askerliğe elverişli olduğu belirlenmiştir. 1632 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinde yer alan; "Sözleşerek firar ve cezası : Madde 70 – 1- İkiden ziyade askeri şahıslar önceden kararlaştırarak toplu kaçarlarsa sözleşerek firar sayılır. 2- Suçlular yabancı memlekete kaçmışlar ise ön ayak olanlar beş seneden yedi seneye kadar; ön ayak olanlar subay veya askeri memur ise beş seneden on seneye kadar ağır hapis ile cezalandırılırlar. 3 - Suçlular vatan içine kaçmışlarsa ön ayak olanlar iki seneden beş seneye kadar, ön ayak olan subay veya askeri memur ise beş seneden yedi seneye kadar ağır hapis ile cezalandırılırlar. 4 - Sözleşerek kaçan diğer suçlular bir seneden üç seneye kadar hapsolunur. Firar yabancı memlekete ise ceza bir kat arttırılır. 5 - Seferberlikte sözleşerek firara ön ayak olanlar ölüm cezasiyle cezalandırılırlar, diğer suçluların cezaları muayyen cezanın yarısı kadar arttırılır..." şeklindeki düzenleme karşısında; sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre belirtilen tarihler arasında, mazeret kabul etmeyen ve gün unsurunun aranmadığı sözleşerek firar suçunu işlediği belirlenmekle, atılı suça konu eyleminin Mahkemece sabit görülerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.