1. Hukuk Dairesi 2013/9557 E. , 2013/12531 K. "" MAHKEMESİ : NİĞDE SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2013 Yanlar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, tapu kayıtlarında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişki…
**1. Hukuk Dairesi 2013/9557 E. , 2013/12531 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : NİĞDE SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2013 Yanlar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, tapu kayıtlarında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, kayıt maliki O...'ın resmi soyadının bulunmaması nedeniyle soyadının tapuda işlenmesine karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı ve toplanan delillerden, dava konusu 539 ada 26 parsel sayılı taşınmazın A... oğlu O... adına kayıtlı olduğu, kaydın dayanağını oluşturan kadastro tutanağında "O... kanuni medeniden evvel ölmüş" şerhinin bulunduğu, davacının 539 ada 26 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakanı A... oğlu O... E...'ye ait olduğundan bahisle eldeki davayı açtığı, nufusta da davacının mirasbırakanının O... E... olarak kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, her hangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de, böyle bir durumda davacının tapu kayıtlarında intikal yaptırabilmesi için, “çoğun içinde az da vardır” kuralından hareketle, başka bir deyişle davacının talebinin, tapu maliki ile mirasbırakanının aynı kişi olduğunun tespitini de içerdiği gözetilerek bu yönden inceleme yapılarak tespit kararı verilebileceği açıktır. 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.01.2011 tarihinden sonra tapu müdürlüğüne ilgili sıfatıyla husumet yöneltmek gereken bu tür işlerde mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı ve kayıt maliki ile tespiti istenen kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir: 1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak telep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir.